• BIST 106.926
  • Altın 151,429
  • Dolar 3,6718
  • Euro 4,3287
  • Trabzon 13 °C

Trabzon’dan Türk Ekonomisine Bakış!

Trabzon’dan Türk Ekonomisine Bakış!
Oltaya Vuranlar...

Ara sıra ekonomi yazdığımda, kimileri ‘siyaset, spor şimdi de ekonomi mi’, diye eleştiri getirir. Gazeteci ve yazarlığımızın yanı sıra taşrada çok sayıda insana işveren bir işletmenin de sahibiyim. Para kazanma konusunda pek yetenekli olduğum söylenemez. Türkiye’de para kazanmak; çalışma, uğraşma, emek sarf etmenin ötesinde genelde ticari yetenek ve biraz da şans işi!

Doğru yanlış benim yorumum bu şekilde!

Türk ekonomisi, Atatürk dönemi ( 1923-38) hariç Osmanlı’dan bugüne serumla, ithalat ile ayakta duran bir ekonomi! Burada ithalata karşı olmadığımı da belirteyim.

Bu görüşlerime mesela bugün Zorlu Grand Otel’de yapılacak olan ‘Trabzon’dan Türkiye ekonomisine bakış’ adlı toplantıya katılmak için Trabzon’a gelen TOBB Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu ve oradaki ekonomistler hemen karşı çıkacaklardır.

Türkiye Cumhuriyeti Devletinin ekonomisinin büyüdüğünü, Türkiye’nin dünya ölçeğinde bir ekonomiye sahip olduğunu vs. anlatacaklar.

Türk ekonomisinin rakamsal olarak büyüdüğü doğru olabilir. Ya üretimde, ya yerli sanayide ne durumdayız. Mesela; makinelerden bahsetmiyorum, kağıt, kalıp, boya vs. ithalatı olmasa bu gazete çıkar mı?

Ankara’dan İstanbul’dan Trabzon’a gelenler; Geldikleri yerden Türk ekonomisine nasıl bakıyorlarsa bu kentten de öyle bakacaklardır.

Burada önemli olan ekonomideki gerçekleri, Türkiye’nin gerçeklerini dile getirmektir. Bugün bu ülkede yaşayan insanların yüzde üçlük-beşlik kesimi hariç geri kalanlarının hemen hepsi borç harç içerisinde yaşıyor mu, yaşamıyor mu?

Bu ülkede, yaşları 18 ila 35 arasında olan kadın-erkek nüfusun en az üçte ikisi, belki de daha fazlası işsiz mi, değil mi?

Bu ülkede devlet veya özel sektör, istihdama yönelik ne yapıyor?

Burada özel sektörü eleştirmek de yanlış!

Neden derseniz, 100 kişinin çalışacağı bir tesis yapmak için 100 hendekten atlaması gerekir. Atlasa bile sonunda belediye, maliye ve hükümet engeli var!

Özel sektör bir tesis yaptırdı, ardından hükümet o tesiste üretilen ürünün ithalini serbest bıraktı. Ne olacak? Tesis de tesisi yapan da güm!

Türkiye’de uygulanan ekonomik politika kökünden yanlış!

Eğer bir ülkede üretim teşvik edilmiyorsa, üretenin önü açılmıyorsa, üreten korunmuyorsa, o ülke zamanla ayvayı yer!

Türkiye işte bugün ‘ayva yeme’ sürecini yaşıyor!

Üretmeyen, dışa bağımlı, dıştan destekli ve içte belirli kesimin korunduğu ülkelerde rüşvet ve yolsuzluk kaçınılmazdır.

O nedenle, ben şahsen Türkiye’deki rüşvet ve yolsuzluk olaylarını sıradan olaylar olarak nitelendiriyorum.

17 Aralık, bir takibin patlaması idi. 17 Aralık’tan önce rüşvet ve yolsuzluk yok muydu?

Olayı Cemaat-Hükümet veya hükümet-paralel yapı kapışması olarak da nitelendirmek yanlış!

Bu memlekette birkaç bin polis ile birkaç yüz savcı, hakim veya bürokrat paralel yapı kuracak öyle mi?

Bu kesim düne kadar, iktidar ile birlikte değil miydi?

Ne oldu, ne değişti? Ortaklık neden bozuldu?

Bir ikincisi görevden alınanların yarısından fazlasının cemaatle ilgisi yokmuş.

Ayyuka çıkan yolsuzluk ve rüşvet iddialarının yanı sıra hükümetin içte ve dışta uyguladığı politikalar duvara çarptı! Suriye’den Mısır’a, Kuzey Afrika ülkelerine, Avrupa’ya kadar tüm ülkelerle olan ilişkiler sarpa sarmış vaziyette.

İçte de hükümet duvara tosladı!

İnternet, HSYK yasasındaki değişiklikler de hükümetin önünü açmaz, açmayacaktır.

Çünkü AKP toplumu iyiden iyiye ayrıştırmıştır. Toplum bugün ikiye değil üçe bölünmüştür.

Bir tarafta milliyetçi ve ulusalcılar, diğer yandan ümmetçilerin başını çektiği AKP koalisyonu, üçüncüsü de özerklik ve ardından bağımsızlık peşinde koşan Kürtler!

İşte Türkiye’deki bütün bu olumsuzlukların birinci nedeni üretim, istihdam, ticaret, ihracat ve ithalattaki yani ekonomideki yanlış politikalardır. Siyasetin ve siyasetçinin dokunulmazlığıdır!

Ankara’dan İstanbul’dan Trabzon’a gelip Türk ekonomisi ile ilgili konuşanlar ne söylerlerse söylesinler, Trabzon’da yaşayan mektep-medrese görmüş, Türkiye’de ve dünyada olup bitenleri takip eden, bir müesseseyi zararına da olsa çevirmeye çalışan bir gazeteci ve yazar olarak Türk ekonomisine bakışım bu şekildedir.

Xxx

Aslında bu gün bu İnovasyon merkezi ile ilgili de birkaç satır yazacaktım. Olumsuz birkaç cümle yazıp da o merkez için maddi ve manevi katkı yapanların moralini bozmak istemiyorum. İnovasyon adı üzerinde farklı, yeni değişik fikirler geliştirmek ve bu fikirleri uygulamaya koymak.  Merkezde de Hamur açma makinesi veya tam kontrollü hasta yatağı yapılmasını veya kuyumculuk sektöründe yeni bilezik tasarımını veya eğitim kurumlarında defter kaplama ambalajına desen yapmayı da bir yenilik olarak kabul edebiliriz.

Aslında farklı yeni bir şeyler yapmamıza da pek gerek yok. Mesela kaliteli ‘implant diş’ üretimi yapılsa Almanya’ya İsrail’e her yıl milyonlarca dolar paramız gitmez.

Yine de bu tür yatırımları desteklememiz gerekmektedir.

Son not; bu yazıyı öyle defter kitap karıştırarak, internete girerek, sağı solu irdeleyerek, kopya çekerek vs. yazmadım. Oturdum bilgisayarın başına, dağarcığımdakilerin onda birini yazıya döktüm.

 

                                                                                                                                                 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Avrasya ve Ömer Yıldız!27 Ocak 2016 Çarşamba 06:47
  • Belediye’ye haksızlık!26 Ocak 2016 Salı 06:47
  • CHP’nin yeni misyonu AKP’ye örtülü destek mi?22 Ocak 2016 Cuma 06:47
  • Kaşüstü’nde yapılacak Kavşak sorunu çözmez!21 Ocak 2016 Perşembe 06:47
  • Türkiye’de muhalefet iktidara çalışıyor!20 Ocak 2016 Çarşamba 06:47
  • Asım Aykan’ın reçetesi!19 Ocak 2016 Salı 06:47
  • Yeni Cumhuriyet yeni rejim!18 Ocak 2016 Pazartesi 06:46
  • Devlet Bahçeli nereye koşuyor?02 Aralık 2015 Çarşamba 06:47
  • İşgal yılları Trabzon S.P.Mintslov’un günlüğü! (1916-17)26 Eylül 2015 Cumartesi 14:58
  • Trabzon-Maçka'da Bir Prometeus: İlyas Karagöz19 Eylül 2015 Cumartesi 09:54
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.