• BIST 105.268
  • Altın 163,439
  • Dolar 3,9604
  • Euro 4,6498
  • Trabzon 13 °C

TRABZONLU NEMLİZADELER

TRABZONLU NEMLİZADELER
Röportaj: Fatma YAVUZ

Nemlizade Kaptan Beyin en küçük çocuğu olan Güner Nemli (95) hanımefendiyi yaşadığı tarihi evde ziyaret ettim. Güner hanım gülen yüzü ve nezaketiyle beni kapıda karşıladı. Röportaj sırasında annesinden bahsederken gözlerinin doluşuna babasından bahsederken ise yüzündeki hayranlığa tanık oldum. Yaşadığı evin Kanuni Bulvarı projesi kapsamında yıkılacağını duygulanarak anlattı.

Tavanlı Caminin yanında bulunan, dedesi tarafından yaptırılan tarihi Nemlioğlu Konağının harap halini de sormadan anlatan Güner Nemli: “O ev bizim anılarımızla dolu. Şimdi harap halde, camları kırılmış, kimse ilgilenmiyor. Gözüm görüyor, dayanamıyorum. Vali beye söyledim, ilgileneceğine söz verdi.” Trabzon’un bir dönemine tanıklık etmiş Güner hanıma sağlıklı uzun ömür diliyoruz…

güner-nemli-röportaji-tamam-(12).jpg

Güner hanım, mensubu olduğunuz ve Trabzon’un bir dönemine damga vurmuş Nemli ailesini yeni nesil pek bilmiyor. Trabzon’un çok varlıklı ve çok kültürlü bir ailesi... Siz de ailenin bir dönemini yaşayan, bilen en son bireyisiniz. Nemlizadelerin Trabzon öyküsü 1870 yılında dedeniz Hacı Ahmet Nemlizade ile başlar…

Evet, dedem Hacı Ahmet Nemlizade İstanbul’dan Trabzon’a göç etti. Trabzon’a çok hizmetleri oldu. Değirmendere Köprüsü’nü yaptırmış, Trabzon’da lise açmış sonra o lise Trabzon Lisesi ile birleşti. Karasu Köprüsü’nü yaptırmış, Zulmara Suyu’nu Trabzon’a getirtmiştir. Padişah II. Abdülhamid döneminde Trabzon’daki memurların maaşını iki yıl boyunca dedem ödemiş. Sonra Padişah o parayı dedeme geri ödeyince dedem de çok tutumlu bir insan olduğu için İstanbul Sarıyer Sarayburnu’nda benim doğduğum köşkü almış. Beyoğlu’nda o zamanlar çok bilinen Kanzuk Eczanesi’ni almış. Sirkeci’de bir han satın alıp adını ‘Nemlizade Hanı’ koymuş. Daha sonra o hanı Onganlar aldı, ismini değiştirmediler. Nemlizade Hanı olarak kaldı.

Dedeniz Hacı Ahmet Efendi için çok şeyler anlatılıyor. Şehir efsanesi gibi... Fransa’da bir gece kulübüne alınamamış sonra o gece kulübünü satın almış. Bu doğru mudur?

Öyle bir tarafı da varmış dedemin. Fransa’da bir gece kulübüne gitmiş ama kıyafeti uygun olmadığı için içeri almamışlar. Dedem de kıyafeti yüzünden içeri alınmadığını öğrenince, gece kulübünü satın almış.  Bugün bile hala söylenen başka bir şey de şu; Nemlizade Hacı Ahmet Efendi bir kibrit için karısını boşadı. Tabii böyle bir şey yok. Dedem cimri değil, tutumlu bir adamdı ama bir kibrit yüzünden karısını da boşamadı. Dedem Hacı Ahmet Efendi de babam da fakir fukarayı çok korur kollar yardım ederdi.

güner-nemli-röportaji-tamam-(7).jpgDedenizin vefatının ardından işlerin başına babanız mı geçti?    

Dedemden sonra babam da çok güzel işler yaptı. Dedemden kalan işleri devam ettirdi ayrıca halı işi yaptı. Banka işi yaptı. Yani çok tutundu. Bizi de çok güzel yaşattı. Her sene yazları İstanbul’a giderdik. Kışları da Trabzon’da geçirirdik.
Babanızın gerçek adının Akif olduğunu öğrendik. Ama ‘Kaptan’ olarak biliniyor. ‘Kapatan’ adı nereden geliyor?
Sizin de söylediğiniz gibi babamın adı Akif ama herkes onu Nemlizade Kaptan olarak bilirdi. Kaptan ismi şuradan geliyor; benim babaannem Gürcü’ymüş,  dedem Hacı Ahmet Efendi’nin de bir Gulet’i (küçük tekne) varmış. Gulet ile un ticareti yapıyormuş. Bir gün İstanbul’dan yüklediği unlarla Trabzon’a gelirken gulet fırtınaya yakalanmış. Guleti kurtarmak için un çuvallarının büyük bir bölümünü denize atmak zorunda kalmış. Babaannem de o teknedeymiş ve babama hamileymiş. Teknede bulunanlar, dedeme ‘Kaptan’ diye hitap ediyorlar tabii… Babaannem de, ‘Eğer tekne batmadan Trabzon’a ulaşırsa doğacak çocuğumun adını kaptan koyacağım’ demiş. Nitekim, Trabzon’a varmışlar ve babam doğmuş. Dedem ‘Akif’, babaannem de ‘Kaptan’ ismini koymuş. Babama ‘Kaptan’ derlerdi. ‘Nemlizade Kaptan’  olarak bilinirdi.

Babanızdan bahseder misiniz? Nasıl bir insandı?

Tabii… Babam öldüğünde ben 25 yaşındaydım. Babamın tahsili yoktu ama çok akıllı, çok zevk sahibi bir insandı.  Onun kadar zevkli bir erkeğe ben daha rastlamadım. Zevkli derken; her şeyin en güzelini alırdı. Her şeyin kalitelisini alırdı. Babam pederşahi (sosyoloji de kullanılan bir kavram. Pederşahi aile tipi, babanın ailenin hakimi ve otoritesi olduğu aile tipidir) idi. Biz 12 kardeştik, 8 kız 4 erkek. Evimizin içerisinde modern, serbest giyinirdik ama sokağa çıkarken ablalarım ve annemin başında mutlaka eşarp olurdu. Şimdiki gibi türban değildi, eşarp vardı o zamanlar, çene altından bağlanırdı.

güner-nemli-röportaji-tamam-(10).jpg

Babanızla ilişkiniz nasıldı?

Ben en küçük çocuk olduğum için biraz yaramazdım, babam bana ‘afacan’  diye seslenirdi. Bu çok hoşuma giderdi. Terbiyeli ve saygılı yetişmemiz için çok dikkat ederdi.  Ben serbest yaşadım. Çok arkadaşım vardı. O zamanlar Trabzon çok güzeldi. Atatürk çocuğuyum. Cumhuriyet baloları olurdu. Babam balo ve eğlencelere pek gitmezdi. Ama bizi gönderirdi. Bizden hiçbir şeyi esirgemezdi, çok güzel giyinirdik. Babam yaşamasını bilen bir insandı. Bizleri hiç ihmal etmezdi. Her yıl Zigana dağına giderdik. Oradaki oteli bizim için kapatırdı, biz otelde kalırdık kendisi otelin bahçesine kurduğu çadırda kalırdı. O buz gibi havada çadırda yatar, her sabah da vücudunu soğuk suyla yıkardı.

Ya anneniz? Biraz da onu anlatır mısınız?

Annem Vasfiye, çok güzel bir hanımdı. Kırmızı yanaklı, karakaşlı, kara gözlü… Annem Kemerkaya’da bir yalıda yaşarmış. Babam da Kemerkaya‘ ya denize girmek için gidermiş. O zaman annemi görmüş çok beğenmiş, evlenmeye karar vermiş. Babam 19 annem ise 17 yaşındaymış. Dedem, yani annemin babası Kahyaoğlu Rıfat Bey de bu evliliğe izin vermiş. 1900 yılında evlenmişler.  Her sene bir çocuk olmuş.  1901’de İhsan abim, 2’de Nebile ablam, 3’te Meliha ablam, 4’te Semiha ablam kendisi Trabzon milletvekilliği yapmış Süleyman Daniş Eyüboğlu ile evlendi.  Ondan sonra Nezihe ablam, Murat abim, Naide ablam, Naime ablam, Fazıla ablam, Kamlant, Ahmet abim ve ben…

güner-nemli-röportaji-tamam-(17).jpg

Çocukluğunuz şimdi kaderine terk edilmiş Nemlizade konağında geçti…

Evet, ben o 42 odalı konakta büyüdüm.  Kundaktayken getirildim o eve... O evden de Giresun’a gelin gittim. Eşim Hamdi Yarımbıyık. Onlar da tanınmış ve zengin bir aileydi. Nemlizade Konağı şimdi boş ve harap halde. Buna da çok üzülüyorum. Konağımızın karşısında Tavanlı Camii vardı. O caminin imamı Faruk Özak’ın dedesi Halil Efendi idi. Halil Efendi ve eşi Hafız hanım çok değerli insanlardı. Dini bilgilerimi Halil Efendi’den öğrendim.  Babam derdi ki; ‘İbadeti evinizde yapın, sokakta değil.’ Bizim evin yedi kapısı vardı. Seccadem elimde herkes uyurken gizlice camiye giderdim. Camide bir Halil Efendi bir de ben namaz kılardık. Derdim Halil Efendi bir sen bir ben. O da derdi ki, ‘ben göremeyeceğim Güner Hanım, sen görürsün inşallah. Gün gelecek, buralara yollara seccadeleri serecekler namaz kılacaklar’. 10-15 sene evvel oradan geçerken baktım gerçekten dışarıya seccadeler serilmiş namaz kılıyorlar. Hüngür hüngür ağladım. Halil Efendi’nin sözleri aklıma geldi.

Hayatınızdaki en üzüntülü gününüz?

Annemi ve babamı kaybettiğim gün çok hüzünlüdür. Ablalarım annemin yokluğunu hiç hissettirmediler ama annem bambaşkaydı. Annem çocuklarına karşı çok müşfikti. Annem bir otomobil kazasında öldü. Evden çok çıkmayan, gezmeyi çok sevmeyen bir insandı. Ablamın kocası Trabzon’da ilk özel hastaneyi açan kişidir, Dr. Neşet Nemlizade… ‘Sıhhat Yurdu’ adında bir hastane açtı. Sonra o hastaneyi kapatıp memuriyet istedi. Erzurum’a başhekim verdiler. Ablamla annemin ilk ayrılığıydı bu. Annem de ablamı ziyaret etmek için otobüsle yola çıktı. Otobüs Gümüşhane’de kaza yaptı, dereye yuvarlandılar. Annemi o kazada kaybettik, 56 yaşındaydı.

Peki babanızın ölümü?

Babam, ‘Nerede ölürsem beni oraya gömün. Türkiye’nin her yeri benim için mezardır’ derdi. Babam 1945 senesinde 66 yaşında siroz hastalığından İstanbul’da tedavi gördüğü hastanede öldü, Edirnekapı Şehitliği’ne gömüldü. Edirnekapı Şehitliği Nemlizadeler tarafından yaptırıldı. Şehitliğe girişte başta Nemlizade bölümü var, babam Nemlizade Kaptan orda yatıyor.

Babanızın ölümünden sonra ailede nasıl bir değişim yaşandı?

Babamızın ölümüyle birlikte mal, mülk hep satıldı. Konaklar, hanlar, her şey satıldı. Ağabeylerim, bizim de rızamızı alarak ne var ne yok sattılar. Her şey bitti…

Bu evden çıkmak sizin için çok zor sanırım? Komşularınız da sizi seviyor…

Bu ev yol projesi varmış, onun için alınıyor bizden. O kadar zor geliyor ki bu evden ayrılmak. Her yerde anılar var. Yüz yıllık piyano, iki yüz yıllık avize, bir sürü eşya… Bütün bunlar bu evden nasıl çıkacak? Onun için zor geliyor. Benim iki çocuğum var, kızım evli oğlum bekar. Oğlumla bu evde yaşıyorum. Komşularım çok iyi, benimle ilgileniyorlar. Gün düzenliyorum, arkadaşlarımla bir araya geliyoruz. Bundan daha iyi mutluluk olur mu? Benim en şanslı tarafım, çok iyi arkadaşlarım var. Yetmiş senelik seksen senelik arkadaşlarım var. Kimseyi kırmam, insanları kırmamaya çalışırım. Kötülüğü de iyiliği de unutmam.

Müzedeki yatak
Atatürk 1930 yılında Trabzon’a gelecek. Ama kalacağı Atatürk köşkünde eşya yok. Bir yatakla birlikte Nebile ablamın çeyizi köşke gönderildi. O sıralar bizim ev yangın geçirdi, ablamın çeyizi yangından kurtulmuş oldu. Atatürk’ün yattığı o yatağı de çok severdim. Babam da bunu biliyordu. Bir gün anneme, “Bu yatak odasını Nebile de Güner de çok seviyor. Önce Nebile kullansın sonra Güner’e versin” demiş. Aynen öyle oldu. Ablam yatak odasını bana verdi. Giresun’daki evimize gelen İsmet İnönü de o yatakta yatmıştır. Daha sonra o yatağı müze için istediler verdim. Şimdi müzede…   

güner-nemli-röportaji-tamam-(19)-yatak-odasi.jpg

Nemlizadelerin tarihi…
Kökeni Azerbaycan’daki Neml Dağı bölgesine dayanan Nemlizadeler, Yavuz Sultan Selim zamanında Azerbaycan’dan getirilen 40 aileyle birlikte İstanbul’a yerleşir. 1870 yılında yaşanan İstanbul depreminden sonra ailenin bir kolu Trabzon’a gelir. Nemlizadeler, İstanbul, Samsun ve Trabzon’da kurdukları ticari müesseselerle Osmanlı toprakları ve dış ülkelerde adlarından söz ettir. Osmanlı tarihinde ilk anonim şirketi Trabzon’da kuran Nemlizade ailesi, Mısır’dan Rusya’ya, İran’a İspanya’ya hatta Amerika Birleşik Devletleri’ne kadar uzanan ithalat ve ihracat zinciri kurar. Şirketin Trabzon Moloz mevkiinde bulunan merkezinin başında Nemlizade Hacı Ahmet Efendi geçer. Nemlizade Hacı Ahmet Efendi, II. Abdülhamid devrinde Trabzon’daki memur ve zabıtanın maaşlarını iki yıl boyunca öder. İki yıl sonra ödediği para devlet tarafından kendisine ödenen Nemlizade Hacı Ahmet Efendi, bu parayla İstanbul’da iş hanları satın alır. Trabzon Değirmendere köprüsü de dahil olmak üzere Trabzon-Erzurum ticaret yolu üzerinde bulunan 7 köprü Nemlizadeler tarafından yaptırılır. Trabzon’da bir de banka sahibi olan Nemlizadeler eğitim konusuyla da ilgilenmiş, 1880 yılında Cumhuriyet Mahallesi’nde Mekteb-i Hamidi adlı okulu kumuşlardır. Altı sınıftan oluşan idadi (lise) okul, 1887 yılında açılan Trabzon Lisesi’ne dahil olur. Nemlizadeler, Milli Mücadeleye de maddi manevi destek verirler. Nemlizadelerin Trabzon ve İstanbul’daki etkin konumlarından dolayı Trabzon’un Cumhuriyet Mahallesi’nde Trabzon eski belediye başkanlarından Cemal Nemlioğlu adına isimlendirilmiş ‘Nemlioğlu Çıkmaz Sokak’ ile İstanbul Kadıköy Rıhtım Caddesinde, ‘Nemlizade Sokak’ adlı sokaklar bulunmaktadır. Nemlizedelerin bugün bir bölümü ‘Nemli’ bir bölümü ise ‘Nemlioğlu’ soyadını taşımaktadır.

  • Yorumlar 12
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Diğer Haberler
  • “BİR DUBLE SIR”30 Ekim 2017 Pazartesi 14:04
  • İŞ DÜNYASINDA KALİTE, SPOR DÜNYASINDA EĞİTİM ŞART27 Ekim 2017 Cuma 12:35
  • MESAİLERİ 04.00’DA BAŞLIYOR23 Ekim 2017 Pazartesi 10:52
  • SADECE FUTBOLU DÜŞÜNÜYORSAN YAZIK OLUYOR!11 Ekim 2017 Çarşamba 10:52
  • CAN HOCAYLA YENİ HAYAT29 Eylül 2017 Cuma 12:13
  • MERVE UZUN İÇ MİMARLIK FARK YARATIYOR26 Eylül 2017 Salı 12:00
  • Ayça, Trabzon gecelerine damga vurdu18 Eylül 2017 Pazartesi 13:38
  • TRABZON DÜNYA’YA DERS OLDU08 Eylül 2017 Cuma 11:29
  • DOĞU KARADENİZ ÜRETİCİSİ DESTEKLENMELİ02 Eylül 2017 Cumartesi 13:25
  • BİSİKLET AŞKI İLE ÇIKTI YOLA, 61’DE VERDİ MOLA26 Ağustos 2017 Cumartesi 12:49
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.