• BIST 106.239
  • Altın 161,321
  • Dolar 3,8713
  • Euro 4,5671
  • Trabzon 14 °C

TRABZONSPOR KREDİYLE KENDİNİ BİTİRDİ!...

TRABZONSPOR KREDİYLE KENDİNİ BİTİRDİ!...
Son Divan Genel Kurul Toplantısı'na başkanlık yapan Erdal Atalay acı gerçeği özetledi!..

Röportaj: Altuğ ATALAY

Fotoğraf: Bahar KURBAY

"10 Senedir yapılan bütün transferlerden zarar edilmiş, bedava gelen Abdulkadir ile Yusuf'tan zengin olunmaya çalışılıyor."  

Trabzonspor'un son gerçekleştirilen Divan Genel Kurulu'na başkanlık eden, eski yönetici Erdal Atalay Bordo Mavili Kulübün içinde bulunduğu durumla ilgili çarpıcı değerlendirmeler yaptı. 1983-84 şampiyonluğunda yönetici olan Atalay, "sürekli birlik - beraberlik deniyor. Ama bunun için herkes önyargılarından kurtulmalı... Eski yöneticiler de yeni yöneticiler de.." ifadelerini kullandı.. Erdal Atalay, Başkan Muharrem Usta ve yönetim kurulunun Divan toplantısında sergilediği yaklaşımı ise eleştirdi...

İşte Atalay'ın gündemdeki konulara yöneldik sorularımıza yönelik verdiği cevaplar:


YÖNETİM BÜYÜK EKSİK YAPTI

- Son divan toplantısına başkanlık yaptınız. Toplantıyı nasıl değerlendiriyorsunuz?

30 Yıldır divan kurullarına katılan birisi olarak cumartesi günü yapılan toplantının en canlı geçenlerden birisi olduğunu söyleyebilirim. Ancak en büyük eksik Yönetim Kurulu'nun divan genel kuruluna kurumsal olarak katılmamasıydı. Başkan gelmedi, yönetim faaliyet raporu hazırlamadı. Bu büyük eksiklikti. Kulüp Başkanı Muharrem Usta, Trabzonspor camiasının en prestijli kurumlarından olan bu toplantıya katılmayarak birlik beraberliğin mesajının verildiği günlerde büyük bir eksiklik yapmıştır. Bu şartlarda birlik beraberliğin nasıl sağlanabileceğini kestirmek zor. Başkan sanki 'ben bildiğimi yaparım' mantığı içinde ilerliyor. Divan'da konuşmacı arkadaşlar yapılan yanlışları ortaya koydular. Bilinen sorunlar kulübün duayenleri tarafından beyan edildi.  

DİVAN BAŞKANI SÜRMEN HAKLI

- Divan Başkanı Ali Sürmen alışılmış olmayan bir tavır ortaya koyarak yönetimi seçimli genel kurula davet etti. Bu durum normal mi, aynı görüşte misiniz? 

Yönetim kurulu üye sayısı kritik bir aşamada. Bu kadar istifanın olduğu  bir yönetimin ne kadar sağlıklı olabileceği tartışılır. Ben de Divan Başkanı'yla aynı görüşteyim. Bu yönetim asıl toplanır, nasıl karar alır? Zaten uzun süredir bölünmüş durumdaydılar. Ankara, İstanbul ve Trabzon kanadı olarak bir araya gelemedikleri gibi, buluştuklarında da kavga ortamı oluşuyordu. İşin başka bir enteresan tarafı, şu anda kulübün 3 numaralı adamı olarak görünen Ali Rıza Egemen de istifa edip vazgeçen birisi olarak tekrar aktif olarak görev alıyor. Ahmet Çubukçu ise hem Başkan'ın hastanesinde hekim hem de beyin cerrahisi gibi üst düzey hassasiyet gerektiren bir iş yapıyor. Kulübün çok sağlıklı karar alınabilecek bir durum içinde olmadığını görüyorum. Trabzonspor'un tarihi travmasını yaşadığı bir dönemde Başkan bir televizyon kanalına çıkarak tek taraflı monolog yaptı. Cevap hakkının olmadığı bir ortamda istediği gibi konuştu. 80 Milyonun önünde kendi reklamını  yaptı. Oysa Trabzonspor’un konuşulacağı gerçek platform divan kuruluydu. Orada söylediklerini, burada da söyleyip karşılıklı fikirleri dinlemesi lazımdı. 

TIBBİYEDEN ARADA SIRADA DOKTOR ÇIKAR

- Son iki dönemde doktorların yöneticiliğine dair ciddi eleştiriler var. Siz bir doktor olarak bu durumu nasıl yorumluyorsunuz?

Bizde bir laf vardır. "Tıbbiyeden her şey çıkar, arada sırada doktor çıkar".  Sanat camiasında, spor dünyasında, politika  içerisinde çok sayıda doktor vardır.  Bunun sebebini halk ile sürekli iç içe olmaya, bunun da bilinirlik oluşturmasına bağlayabiliriz. Trabzonspor’un kuruluşunda da doktor Sabri Uğurbaş var. Son Hasan Basri Bilgi yöneticilik yaptı. Ben yaptım. Yani her dönemde Trabzonspor yönetiminde doktorlar olmuştur. 

KULÜBÜN DEĞİL, KİŞİLERİN ÜYELERİ ARTTI

- Doktorların yöneticilik kapasitesinin tartışılmaya başlanması!
Bizim görev yaptığımız 1982-86 döneminde yönetimimizden 3 bakan çıktı: Mehmet Ali Yılmaz, Eyüp Aşık, Faruk Özak. Rahmetli Turan Alp ile ben federasyon üyesi olduk. Yani doktorların yönetim kapasitesinden ziyade, yönetime talip olanların Trabzonspor’la ilişkileri, kulübü ne kadar tanıdıkları tartışılmalıdır. 80'li yıllardaki Trabzonspor'un 400 üyesi bilinçli üyelerdi. Şimdi çoğunluğu kulübe bağlı üyeler değil, oy vermek için üye yapılanlar oluşturuyor. Üyeler içinde kendi aidatını düzenli olarak 40 yıldır veren kaç kişi vardır?  Bu durum şu anki çarpık yönetimleri ortaya koyuyor. Geçen yıl kimlerin aidat yatıracağını incelerken aynı soy isimden 150 kişiyi alt alta gördüm. Bu da kulübün değil kişilerin üyeleri olduklarını gösteriyor.  Geçmişteki Trabzonsporlular nerede olursa olsunlar, bulundukları ortamda o ruhu yaşatırlardı. Yöneticiyken bir gece saat 02.00 sularında Faruk Özak telefon ederek o zaman temeli atılan Mehmet Ali Yılmaz Tesisleri'nin önünde denizin kabardığını gidip oraya bakmamız gerektiğini söyledi. Ben de ‘Ne yapacağız, dalgaları elimizle mi engelleyeceğiz?' dedim ama tabii ki kalktık gittik. Biz 24 saat Trabzonspor’u yaşardık. Kulübün fahri fizik tedavi doktoru bendim. Muayenehanem Trabzonspor evi gibiydi. Kentle içli dışlıydık. Şimdi  anlayış değişti, şehrin yapısı değişti. Yabancı rüzgarı çıktı. Yabancının da yabancısı oluştu. Dolayısıyla şehirle bütünleşme azaldı. Mehmet Ali Yılmaz'ın geldiği zaman bana göre Trabzonspor’un en kaliteli yönetimi vardı. Ancak Mehmet Ali Bey basına girince, çevresi genişleyince yönlendirmeler fazlalaştı ve Trabzonspor’un çöküşü de başladı. Ben geçende Ahmet Çubukçu için söyledim. Kendisi sevilen bir hekim. Ama yarın Muharrem Usta gidince bu sokaklarda O gezecek. Köksal Güney'e hala herkes 'oy saymasını bilmeyen doktor' gözüyle bakıyor. Ahmet Çubukçu'ya yyarın birileri 'aldığın maaştan dolayı kulübün 600 milyon lira borca girmesine sesini çıkartmıyorsun' derse iyi mi olacak?

KURTULUŞ NASIL OLACAK?

- Bugüne dönersek; ekonomi kötü, saha sonuçları iyi değil, üye ve yönetici profili düştü. Kulüp büyük borcun altında. Trabzonspor nereye gidiyor? Çözüm bulur mu?

Genelde söze başlayan herkes 'birlik beraberlik olsun' diyor. Ancak bunun için herkesin ön yargılardan kurtulması lazım. Mevcut yöneticilerin de eski yöneticilerin de. Ben mesela bu son gelişimde 10 senedir konuşmayan iki önemli ismi biraraya getirdim ve birlikte yemek yedirdim. Bunları arttırmalıyız. Mevcut yönetimin de yaklaşımı çok önemli. Bize 'dinozor'. Oysa 'çekin elinizi ayağınızı' demek yerine, 'ne yapılmalı' diye sormalılar. Ne yapılacağına karar vermek de zor. Mesela bir ortak milli kurtuluş yönetimi oluşturmaya kalksan o zaman asker üyelerden bu seçimi nasıl geçireceksin. Kimse kimseyle dost değil. Herkes birbirine kızıyor. Ama sandıkta ve demokraside çare tükenmez.  Bir kere Trabzonspor’da yerele dönmek lazım. Kulübü bilenler yönetmeli. Trabzonspor’u en iyi bilenler de Trabzon’da yaşayanlardır. Trabzon’daki üyelerin de aidatlarını yatıran kişilere değil, kulübe doğru yatırım yapabilecek kişilere oy vermeleri gerekiyor. Bir uçak biletine oyunu satanları gördük. Oysa kulübün menfaatlerini düşünmemiz gerekiyor. Kulüp yönetebilecek kapasite önemli. Maaşlı çalışanın kulüpte yönetici olması ne derece sağlıklı? Mesela bizim dönemin yöneticileri, sonrasında gelen Hayrettin Hacısalihoğlu, Nevzat Şakar gibi isimler olarak zamanımızı çoğunu kulüpte geçirirdik. Şimdi kulüpte zaman geçiren profesyoneller çoğaldı. Bu ne kadar yeterli? Biz profesyonel 3 kişi ile kulübü yönetirdik şimdi 300 kişi ile yönetilemiyor. Şu bir gerçek ki yetenekli profesyonel kişiler seçilirse daha başarılı bir kulübe sahibiz oluruz. 30'lu 40'lı yaşlarda, lisan bilen, yurt dışında okumuş, eğitimli bir sürü gençlerimiz var. Bunlara Trabzonspor sevgisini aşılayıp onlarla yola çıkmak lazım. 

- Trabzonspor’un her başı sıkıştığında olumlu ya da olumsuz anlamda adı sürekli gündeme gelen bir Faruk Özak var. O'nu en yakından tanıyanlardan birisiniz. Yorumunuz ne olur?

Faruk Özak, Trabzonspor’un 51 yıllık tarihinde hep var. Trabzonspor için çok önemli bir değer. Futbolcu olarak oynadı, takım kaptanlığı yaptı, yönetimde genel kaptan yardımcılığı, genel kaptanlık, başkan yardımcılığı, başkanlık görevlerinde bulundu ve daha sonra bakan oldu. Yani Faruk bir futbolcu olarak neler yapılabilecekse bütün kademelerden geçti. Şimdi dahi kötü sonuçlar aldığımız zamanlar hep arar, ne olacak' diye sorar. Ben de O'na 'madem bu kadar düşünüyorsan geç kulübün başına. Sevmiyorsan bırak ne olursa olsun' derim. Fatih Sultan Mehmet'in babası 2.Murat'a söylediği, 'eğer hala padişahsan gel ordunun başına geç, yok eğer ben padişahsam sana emrediyorum gel ordunun başına geç' örneğinde olduğu gibi... Faruk Özak küstürülmemesi gerek bir değerimizdir. Spordan gelip siyasete gittiği doğrudur. Ancak O her dönemde tanınan biriydi. Herkesi milletvekili yapmadılar. Faruk, sürekli sağ tandanslı bir kişiydi. Ama CHP'den de, MHP'den de, DP’den de teklif almıştır. Trabzonspor’a politikayı sokan kişi Faruk, değildir. Politika anlamında şu an ki yöneticilerin yaptığının 10'da birini Trabzonspor’a yapmamıştır. Faruk, kulübü politikadan uzak tutmaya çalışmıştır. Trabzonspor siyaseti kullanacaksa en iyi Faruk Özak ile kullanabilir. Ancak siyaset Trabzonspor’u kullanacaksa şimdiki başkanlar tipi başkanlarla kullanır. Faruk Özak, Akyazı’da stad yapılmaması için muhalefet olmuştur. Ancak belli bir noktadan sonra pes etmiş, bu sefer de işlerin düzgün yürümesi adına devreye girmiştir. Gereksiz yere çok yıpratıldığını düşünüyorum. O'nun her şeyin içerisinde olması Trabzonspor’u çok sevdiği içindir. 

TRABZONSPOR'U FARUK ÖZAK KURTARIR!..

O'nun başkanlığı döneminde de yönetimde birlikte görev yaptık. Almanya’da 96 yılında kamptayken daha sonra İspanya'ya transfer olan Dennis Sherban diye Romen bir futbolcu vardı. Bunu almak için çok ısrar ettik. Ancak Faruk Özak 'kötü çıkarsa hesabını nasıl veririz?' diyerek almadı. Kulübün parasını harcamamak için çok küçük hesaplar yapmıştır. Faruk Özak’ın olduğu dönemde fuzuli harcamalar ve borçlanmalar yapılmaz. O, 'herşeyin fazlası israftır' diyerek yaşayan bir insandır. Trabzonspor’u kurtarabilecek isim Faruk Özak’tır. Bu işi O'ndan iyi bilen, O'ndan hassas davranacak biri yok. O'nun iktidarı da baştaysa en iyi kullanacak kişidir. Bazı yanlışlar da yapmıştır. Ama iş yerinde 8-10 saat milletin derdiyle uğraşan bir insandır. Ankara’da hala belli bir ağırlığı vardır. Trabzonspor’a faiz ödettirmez. Kucka, Sosa gibi isimlere Faruk Özak o paralar vermezdi. Bu yanlışları Faruk Özak'a yaptıramazsın. Bu yanlışları bana da yaptıramazsın. Trabzonspor son 2 dönemde borçla borcu kapatmaya çalışarak kendisini bitirmiştir. 

 - Trabzonspor bundan sonra döner mi?
Çok zor. Faruk Özak tipi bir insan ancak bunu başarabilir. Toplumsal uzlaşı sağlanabilirse Faruk Özak dönebilir. O'nu divana getirmeyi çok istedim. Kendine göre kırgınlıkları var. 'Beni çok eleştirdiler. Ben bu kulübün batması için birşey yapmadım' diyor. İş yapan insan yanlış yapar. İş yapmayan yapmaz.  Trabzonspor’un kurtuluşu sportif ekonomiyi, kulübü, siyaseti kullanmasını bilen, Trabzon ve Trabzonspor’u tanıyan, futbolun içinden gelen birisiyle olur. Lucescuvari hocalar, 50.yıl şampiyonlukları gibi hayali cümleler satmayacaksın. 'Şampiyon olacağım' diyerek kulübü borca sokacağına, 3 yıl altyapıyı kuvvetlendiren bir yapıya dönerek Trabzonspor'u düzlüğe çıkartacaksın. Bu kadar transfere rağmen, şu anda takımı yenilmek, oyuncuları göndermek istesen bile paraya ihtiyaç var. 

YUSUF VE ABDULKADİR SATILIR MI?

- Bu yönetimin Yusuf ve Abdulkadir'i sezon sonunda paraya çevirme gibi bir düşüncesi var... Bunu doğru buluyor musunuz?

Bu en tehlikeli iş. Bu konuya kısa vadeli yorumum korku!.. Belki de genel kurula gelmeme nedenlerinden biri de bu ithamlarla karşılaşma ihtimalidir.  
Mutlaka Muharrem Usta'ın kulüpten 20-30-40 milyon ne kadarsa alacağı vardır. Bunları satıp parasını alıp, cebine koyup, 'hadi bana eyvallah' diyecektir. Bu en kötü senaryo. Trabzonspor 10 senedir yaptığı bütün transferlerden zarar etmiş, bedava gelen Abdulkadir ile Yusuf'la zengin olmaya,kulübü kurtarmaya çalışıyor. Demek ki kaynak sende. Hayal satmayacaksın. Gerçekçi işler yapacaksın, kulübü düzlüğe çıkartacaksın.  

014.jpg

Etiketler:
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • İŞ DÜNYASINDA KALİTE, SPOR DÜNYASINDA EĞİTİM ŞART27 Ekim 2017 Cuma 12:35
  • MESAİLERİ 04.00’DA BAŞLIYOR23 Ekim 2017 Pazartesi 10:52
  • SADECE FUTBOLU DÜŞÜNÜYORSAN YAZIK OLUYOR!11 Ekim 2017 Çarşamba 10:52
  • CAN HOCAYLA YENİ HAYAT29 Eylül 2017 Cuma 12:13
  • MERVE UZUN İÇ MİMARLIK FARK YARATIYOR26 Eylül 2017 Salı 12:00
  • Ayça, Trabzon gecelerine damga vurdu18 Eylül 2017 Pazartesi 13:38
  • TRABZON DÜNYA’YA DERS OLDU08 Eylül 2017 Cuma 11:29
  • DOĞU KARADENİZ ÜRETİCİSİ DESTEKLENMELİ02 Eylül 2017 Cumartesi 13:25
  • BİSİKLET AŞKI İLE ÇIKTI YOLA, 61’DE VERDİ MOLA26 Ağustos 2017 Cumartesi 12:49
  • Ekin UZUNLAR İLE SÜRPRİZLERE HAZIR OLUN23 Ağustos 2017 Çarşamba 12:32
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.