• BIST 89.764
  • Altın 145,200
  • Dolar 3,6300
  • Euro 3,9131
  • Trabzon 8 °C

Trabzonspor ligden çekilmeliydi!

Trabzonspor ligden çekilmeliydi!
Trabzon'un yetiştirdiği en önemli kültür ve sanat adamlarından Sunay Akın’dan Trabzonspor ile ilgili çarpıcı açıklamalar...

Sunay Akın... Şair, yazar, gazeteci, araştırmacı ve tiyatro oyuncusu. Ama en önemlisi, o bir Trabzon ve Trabzonspor aşığı... Kültürüne, geleneklerine, özüne, Türk’ü Türk, Trabzonluyu Trabzonlu yapan değerlerine sahip çıkıyor. “Adalet” diyor ve tarihinin izlerini günümüz gençliğine anlatarak, nasıl tarihe damga vuran bir millet olduğumuzu göstermeye çalışıyor ve geçmişten alacağımız güçle, gelecekte de tarihler yazmak için yön gösteriyor... Derin bir kültür birikime sahip olan Sunay Akın’la futbolu ve Trabzonspor’u konuştuk...

 

“Trabzonspor” desem nasıl başlarsınız?

Lumiere Kardeşler, ilk sinema gösterisini 1895 yılında Paris’te, Grand Cafe’nin bodrum katında yaptı. Ben Trabzonspor’u, bu bilgi ile başlatırım. Ne ilgisi mi var; Ben bunu Trabzon’da, 8 yaşında amatör sinema kulübünde öğrendim. Beni var eden Trabzon’dur. Türkçeyi, insan ve ülke sevgisini burada öğrendim. Doğruluğu, dürüstlüğü bana Trabzon’daki büyüklerim verdi. 60’lı yılların Trabzon’unda bilgi toplumu olmak önemliydi ve amatör sinema kulübünde Trabzonlu çocuklar hem sinema tarihini öğreniyor hem de ilk sinema filmlerini izliyordu. O yıllarda Trabzon, İstanbul’daki dağıtımcılardan kitap talep eden şehirler arasında ilk 10’da idi. Trabzon’a haftada bir, fasikül halinde ansiklopediler gelirdi ve hemen tükenirdi. Bilgi, 16 sayfalık fasiküllerle Trabzon’a gelirdi. 5-6 tane sinema vardı. Ben bu kadar güzel sinema salonlarını İstanbul’da bile hala göremedim. Trabzon’a tiyatro da gelirdi.

 

Hangi yıllardan bahsediyorsunuz?

1960’lı yıllardan, çocukluk yıllarımdan. Trabzon’a konserler gelirdi. Trabzon’da amatör futbol kulüplerinde futbolcuların sadece maç oynamadığını, hafta sonları sahnede tiyatro da oynadıklarını biliyoruz. Futbolcular o dönem, aynı zamanda bir tiyatro oyuncusuydu. Böylesine büyük bir kültür ve birikim üzerine kurulan Trabzonspor bir ilki gerçekleştirdi ve şampiyonluk kupasını Anadolu’ya, Trabzon’a getirdi. Bir kültürel birikimdir Trabzonspor’u var eden. Bir kültür kumaşından söz ediyorum ben. Trabzonspor’u sorgulayacaksak, 'Trabzonspor’un geleceği ne olacak' diyeceksek, öncelikle Trabzonspor’u var eden ve o şampiyonlukları getiren kentin kültürel yapısını düşünmeli ve yaşanılan büyük kültür erozyonunu incelemeliyiz.

 

Futbol, bilgisayar oyunu değildir

 

Trabzonspor’un şampiyonluk yıllarını hatırlıyorsunuz. O dönemden bu döneme sizin pencerenizden neler değişti Trabzon’da?

Bugün Trabzonlu çocukların kültüre, sanata yöneldiği kaç tane mekan var? Bugün Trabzon’daki sinema sayısı, müze sayısı kaç? Trabzon’daki Ayasofya Müzesi cami yapıldı. Bir müze okul da olamaz, hastane de olamaz. Bir parka da bunları yapamazsın. Bu toplumun inancı, siyasete alet edilmemeli. Böyle deyince sanki camiye karşı çıkmışsın gibi algılanıyor. Hayır efendim. Ayasofya Müzesi'ni kaybetmek demek, bu kentin kültürel geleceğini kaybetmek demektir. Bugün Trabzon, İstanbul’dan en az kitap talep eden şehirler arasında. Trabzon okumuyor. Benim anlatmaya çalıştığım, yılların kumaşıyla bugünkü kumaş aynı kalitede midir? Kültürden söz ediyorum. Öyleyse Trabzon ve Trabzonspor’un geleceği önce Trabzon’u var etmekten geçer. Trabzon’u futbol var etmedi. Trabzonspor, Trabzon’u var edemez. Trabzonspor’u var eden Trabzon’dur. Bir kentin kültüründen, insan kumaşından söz ediyorum. Biz bunu güçlendirmedikçe, söküğün nerede ve nasıl başladığını tam olarak analiz etmedikçe, Trabzonspor’un geleceğini kurgulayamayız. Şampiyonlukları var eden insanlar, Şenol Güneşler, Hüseyin Toklar, Turgaylar, Necatiler, Cemiller, Kadirler, Ali Kemaller, Serdarlar, Alperler ve niceleri... Bu zeki, yaratıcı ve yetenekli insanları yetiştiren bir kentti Trabzon. Bu, kültür kazanından çıkmış bir üründür. Bu nasıl bir tezgahtır ki böyle bir kumaş dokuduk? Trabzonspor sadece bir sonuçtur. Futbol, bilgisayar oyunundaki gibi değildir. Futbolu insan oynar. İnsanı var eden de kültürdür. Türk resim sanatında ressamların en ünlüleri Trabzonludur. Peki Trabzon’da bir resim müzesi var mı? İşte Trabzonspor’un geleceği bu gibi konuları ele almaktan geçer.

 

Ne yapılması gerekiyor bu saatten sonra?

Yoğun bir emek ve çalışma süreci gerekli. Ama biz bu süreci de tükettik. Trabzon’a geldiğimde, şehrin içine girmek bile istemiyorum. Çirkinlik ve rant diz boyu. Betona dönüşmüş her yer, kendi kültürel değerlerini kaybetmiş, hafızası silinmiş bir kente dönüştük ne yazık ki.

 

Trabzonspor’un şampiyon olduğu yıllara dönersek... O dönem şampiyonlukları ardı ardına kazanan Trabzonspor, şimdi neden bu başarıya ulaşamıyor?

O dönemlerde Trabzon’un köylerinden gelen minibüsler ve otobüsler, Çömlekçi’de dururdu. Şimdi ne alakası var diyecekler. Anlamayan anlamasın. O insanlar, Meydan’a girmeden önce, çıkarırlardı fırçalarını ve pantolon paçalarındaki çamurları temizlerdi. Neden? Çünkü şehre gelmişlerdi. Şehre çamurla girilmezdi. İşte bunları yapan, Trabzon’un köylüsüydü. O dönem şampiyonluklar geliyordu. Şimdi nerede bu insanlar, nerede bu kültür, nerede bu medeniyet? Ben küfürü ilk kez, 10 yaşında taşındığım İstanbul’da duydum. Lütfü amcamız vardı. Biz çocuklara “beyefendi” ya da “hanımefendi” diye hitap ederdi. Bugün Trabzon sokaklarında dolaşırken kaç insan çocuklara “beyefendi” diyor. Trabzonspor’un geleceği işte burada. Şiddetin, nefretin, kabadayılığın olduğu bir yer asla Trabzon olamaz.

 

Trabzon şehrinin üstüne çıktığı için mi başarılı olamıyor Trabzonspor?

Trabzonspor, Trabzon şehrinin üstüne çıkamaz. Biz, Trabzon şehrinin kültürünü çok aşağılara aldık.

 

Bir tek Fenerbahçe taraftarı adaletsizlikle kupanın alındığına inanır ve üzülürse, ben o kupayı istemem.

 

Kültürel yapı da bu arada erozyona uğradı mı sizce?

Öyle bir hale geldik ki, birbirinden nefret eden, şiddet, gerginlik ve kabadayılığın kimlik yapıldığı bir ülkeye dönüştük. Bu ne utanç verici bir durum. Kültürel kimlik kirlendi. İleri görüşlülüğümüz yok. Futbolda tek bir kulüp ile lig oynanmaz. Bu bir oyundur. Hiçbir futbol taraftarı takımlarının hile ve şikeyle şampiyon olmasını istemez. Taraftarların şikeden haberi olamaz. Kandırılan ve aldatılanlar onlardır. Biz adalet arayışını Fenerbahçe taraftarını iterek, ötekileştirerek yapamayız. Biz bu oyuna gelmeden, bu cepheleşmeye alet olmadan hakkımızı ve gerçeği aramalıyız. Bir tek Fenerbahçe taraftarı adaletsizlikle kupanın kendilerinden alındığına inanır ve üzülecekse ben o kupayı istemem. Çünkü ben, sadece Fenerbahçeli değil, hiçbir taraftarın şikeyle, yalanla, aldatmayla alınan bir şampiyonluğu kulübüne yakıştırmayacağına inanıyorum. Bunu anlatamadıktan sonra ne kıymeti var? Elbette ki bu şikeyi, kirli işleri yapanlar kendi taraftarlarını da kandıracaktır ama biz Trabzonlu olarak onları aydınlatmalı ve onların kalbini de kırmamalıyız. Hukuk ve adaleti herkes ister.

 

Yeteri kadar nefret ve şiddet toplumu olmadık mı?

 

Bundan sonra düzelmez mi?

Hastanede bir hastanın iyileşip iyileşemeyeceği, doktorun koyduğu doğru tanıyla olasıdır. Sorunun nerede olduğunu görüyor ve doğru bir tedavi uyguluyorsanız elbette düzelir.

 

Taraftar bazında değiştirilemez mi?

Taraftar farklı. Ben yönetemeyenlerden söz ediyorum. Taraftarlarla da bunu yaparsın, taraftarı bilgilendireceksin. Taraftar dediğin sadece Trabzonspor taraftarı değildir. Trabzonspor taraftarını Galatasaraylı'sından, Fenerbahçeli'sinden, Beşiktaşlı'sından ayırmıyorum. Alt tarafı bu bir oyun. Okey oynarken taş çaldın. Kavga mı edeyim seninle yani? Bu bir oyun. Nedir bu nefret? Zaten yeteri kadar nefret ve şiddet toplumu olmadık mı? Futbolu büyütmeyin. Ama çok güzel bir oyun. İspanya’da bir yıl içinde tiyatroya giden insan sayısı, bir yıl boyunca La Liga’da maç izleyen insan sayısından fazla. İspanya, tiyatroya gidenler ve futbol maçı izleyenler diye ikiye bölünmedi. O futbol maçına gidenler, maçtan daha çok tiyatroya gidenler. Benim anlatmak istediğim de bu.

 

Adalet, bölücülükle sağlanamaz

 

Yani kültür...

İşte bu noktaya gelmedikçe benim dediklerim anlaşılmaz. O küçücük taslarla okyanusun suyunu alamazsınız. Ama Trabzon budur. Ben bunu görebiliyorsam, buraya gökten zembille inmedim demektir. Beni Trabzon var etti. Bu kültürel yapıyı gerçek anlamda algılayamaz, hak ettiği eski yerine getiremezsek, nefreti, şiddeti ve kabadayılığı önleyemeyiz. Ben orada yokum. Taraftarlıktan söz ediyorum. Senin Fenerbahçe taraftarı dediğin, benim kardeşim, vatandaşım. Eğer onlar da adalet istiyorsa, bu işi beraber çözeceğiz ama bölücülükle değil. Futbolda fanatizm, terör neyse ondan daha kötüdür.  Eğlenceli bir futbol maçını yan yana, birbirimizle şakalaşarak izlememiz gerekirken, birbirimize şiddet uyguluyor, hakaretler ediyoruz! Bunun terörden, bölücülükten ne farkı var?

 

Bu düzeni değiştirecek medeniyete sahibiz ama...

 

Bu düzen değişir mi sizce?

Tabii değişir. O hamur var. Ama bunu yoğuracağız, ekmek yapacağız. Trabzon’un ve Türkiye’nin medeniyeti çok büyük bir medeniyettir. Kumaşın kalitesi çok güzel. Ben idareten alınan kararlardan söz ediyorum. Taraftarlardan söz etmiyorum. Titanic büyük bir gemiydi ama battı. Zayıf gemi olduğu için mi battı? Hayır! O dönemin en büyük ve en güçlü gemisiydi ama battı.  Atlas Okyanusu’nda buz dağına çarptı ve battı. Neden? İki tane gözcüleri vardı ama o gözcülerin ellerinde dürbünleri yoktu. Bir dürbün olsaydı şayet Titanic batmayacaktı. İşte ben yönetenler ve alınan kararlardan bahsediyorum.

 

O zaman tedaviye nereden başlanmalı?

Çok açık. Ben bunca yıldır Trabzon’a gelirim. İlk kez Maçka Kaymakamım, bir devlet adamımız bana geldi ve 'Maçka’mıza nasıl katkıda bulunabiliriz' diye sordu. Trabzon bunca yıl sahipsiz miydi? Nerede bu insanlar? Bilgi toplumu olmadan, kültürünü tanımadan istediğin kadar topa kafa vur. Topun gittiği yer değil, kafanın içidir önemli olan. Trabzonspor, şampiyon olduğu senelerde ne kafa golleri attı. O goller kafanın dışıyla değil, içiyle atıldı. Şampiyonluğu bir keresinde kıl payı kaçırdık, bir seferinde de şampiyonluk bizden kaçırıldı! Bu her iki sezonda da takımın başında kim vardı? Şenol Güneş...  Şenol Güneş kimdir? Anlatmaya çalıştığım, o kültür denizinden çıkan bir insandır . Onlarla yaklaşabildin ve yaşayabildin şampiyonluk hayaline. İşte Trabzonspor’un kumaşı... Trabzonspor’u var eden Trabzon kumaşıdır.

 

Trabzon’un özü sadece nüfus cüzdanı değildir

 

O zaman yabancı sempatizanlığının nedeni ne?

Bu değerleri ortaya çıkaramadıktan sonra getireceğin her şey, yapıştırma bıyık gibidir. Yabancıdan kastım budur. Sen yemeğini pişir de, içine başka bir ot da koyarsın tat versin diye. Ama sen yemeği pişiriyor musun? Sen buranın mısırı ile lahanası ile, kültürel değerleri ile Trabzon’u Trabzon yapabiliyor musun? Öze dönelim diyoruz. Öz dediğimizde insanların aklı o efsane takımda. Ama ben o takımı var eden kentin kültürel yapısından söz ediyorum. Onu göremeden, özün ne olduğunu anlayamazsın. İnsanlar öze dönme düşüncesini, Trabzonspor’da Trabzon doğumlu futbolcular oynasın olarak algılıyor. Bu değil... İnsanlar dama oynuyor. Taş yedirmeden taş yiyelim, günü kurtaralım peşinde herkes. Oysa satranç oynamalıyız. Şiddetle, nefretle ve kabadayılıkla bu iş çözülmez. Futbol bir oyundur. Sadece bir oyundur, çok da güzel bir oyundur. Tek başına oynanmaz. Karşıya bir takım lazım. Bordo-Maviyi güzel yapan, Siyah-Beyaz’dır, Sarı-Kırmızı’dır, Sarı-Laciverttir. Ben Bordo-Mavi’nin güzelliğini onlardan alıyorum, onlar da benden alıyor. Şiddet, nefret ve ötekileştirmek çok yanlış. Biz bu hak arayışını bütün futbol severlerle beraber yapmalıyız. Ki onlar, kardeşlerimiz, arkadaşlarımız ve komşularımızdan başka birileri değildir.

 

Peki nasıl olacak?

Karanlığa ışık taşıyarak... Adalet, adliyede, en çok kavga edenler tarafından mı kazanılır? Yeteri kadar nefret ekiliyor, bunu bir de spor adına yapmayalım. Alt tarafı bir oyundan söz ediyoruz. Anlatarak, doğru temsille, karşınızdakini iterek değil onu da kazanarak adaleti sağlamalıyız. Biz millet olarak adaletten yana, asil bir milletiz. Pergelimizin çivisi budur. Kimse bunu kaydırmaya kalkmasın.

 

Maç izliyor musunuz?

Hayır. Asla ve asla adaletin olmadığı, siyasetin girdiği, futbolun futbol olmadığı, şiddetin büyüdüğü yere ben Trabzonspor’u yakıştırmıyorum. Bu yüzden futbol izlemiyorum. Aldatıldığım yerde ben durmam. Bordo-Mavili renkleri, ülkemin her alanında adalet sağlanana kadar, kalbimin en derin yerine gömdüm. Susmak değil, haksızlığa karşı sessiz bir çığlık oluşturma anlamında.

 

Sunay Akın için Trabzonspor ne ifade ediyor?

Trabzonspor, Trabzon’un kültürel yapısının içindeki bir enstrümandır. Trabzon’un asla ve asla önünde değildir. Trabzon, büyük bir orkestradır. Trabzonspor orada keman çalıyor; kemençe de diyebiliriz. Bunu Trabzon’un önüne geçiremem. Trabzon’u görmeden, Trabzonspor’u anlayamazsınız. Balinayı alıp akvaryuma koymak gibi bir şey olur bu. Bu Trabzon neler yetiştirmiştir? Bunu görmedikçe cehalet ve nefretle, kavgayla bizi daha çok tüketecek ve bu kültüre daha çok zarar verecektir.

 

Hırsızlarla neden hala aynı yerdesin?

Trabzonspor ve Trabzon üzerine gerçekten bu kadar oyun oynanıyor mu? Trabzon ve Trabzonspor ötekileştirilmeye çalışılıyor mu?

Şüphen mi var! Futbol artık futbol değil. Futbol bir endüstri, rant. Birkaç sene önce Bursaspor şampiyon oldu. Bursaspor şampiyon olunca, bütün futbol endüstrisinin rant oranları düştü. Zarar ettiler. Bekledikleri paraları alamadılar. Sonra tekrar lig başladı ve Trabzonspor lige damgasını vurdu. Biliyorlar ki Trabzonspor şampiyon olunca, bize 5 yıl daha şampiyonluk yok, rant yok. En yakın takım kim? Fenerbahçe... Hemen gaz verdiler. Bu bir kupa meselesi değil. Bir milletin hayalleri çalındı. O sene futbol, dürüstlük ve adaletle oynansaydı, neşe içinde şampiyonluğumuzu kutlasaydık, bu moral ve güçle 2014-2015’te biz ne halde olurduk kim bilir. İşte bunu çaldılar. Yoksa ne yapayım o kupayı, al senin olsun. Benim geleceğimi çaldılar. Trabzonspor’un çalınan sadece bir şampiyonluğu değil ki. Geleceğini yok ettiler. Sen hala niye bu hırsız yöneticiler ve onlara kol kanat gerenlerle aynı yerde oynuyor, yan yana fotoğraflar çektiriyorsun?  Ortaksan ya da senin de başka alanlarda çıkar hesapların varsa sus! Kitap okuma oranlarının düştüğü, kültüre değer verilmeyen bir kentte futbol sahalarını çoğaltarak şampiyon olunabileceğine sahiden inanıyor musunuz? Trabzonspor’un şampiyon olduğu yıllarda, nizami ölçülerde antrenman yapacağı doğru dürüst bir futbol sahası bile yoktu! Ama bu ülkenin en saygın, en bilgili, en zeki insanları vardı. Bordo ve mavi renkler o güzel, o onurlu insanların omuzları üstünde yükseldi.

 

Ropörtaj: Celal KADIOĞLU

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • İki farklı Arjantinli!22 Mart 2017 Çarşamba 10:43
  • ''Henüz yolun başındayız''22 Mart 2017 Çarşamba 10:40
  • 10 takıma bedeller!22 Mart 2017 Çarşamba 10:38
  • FUTBOLUN ZİRVESİ BUYSA!...22 Mart 2017 Çarşamba 10:23
  • TRABZON’A YAKIŞTI22 Mart 2017 Çarşamba 10:17
  • YİĞİT ÖZKAN YILDIZ MİLLİ TAKIMDA!22 Mart 2017 Çarşamba 07:09
  • Onlardan mutlusu yok!21 Mart 2017 Salı 15:02
  • Trabzonspor istatistikleri tersine çevirdi!21 Mart 2017 Salı 11:00
  • BASINDAN SATIR BAŞLARI21 Mart 2017 Salı 10:52
  • Zirveye dümen kırdı!21 Mart 2017 Salı 09:36
  • YERİN KULAĞI
    • İnternet sitesinin anketi!!
    • K. Ersun Yanal  hayranı medya!
    • Futbol zirvesine Sümer neden gitmedi?
    • Evde yatıp para kazanacaklar!
    • Atatürk karşıtı tarihçiye ödül!
    • MHP’de iki çift bir tek!
    • TFF Trabzonspor’u haraca bağladı!
    • Fevzi Hoca’nın misafirleri!
    • ‘Evet’ platformu için işadamlarına baskı!
    • ‘Kapı kapı dolaşacağım!’
    1/20
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.