• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Trabzon 26 °C

Trabzonspor’a Rus Başkan!

Trabzonspor’a Rus Başkan!
Yerin Kulağı...

Trabzonspor, bir süre önce tüm hisselerini Rusların satın aldığı Denizbank’tan, kimilerine göre 70 milyon lira kimilerine göre de 70 milyon Euro kredi almış.

Yönetim kurulu bu konuda henüz resmi bir açıklama yapmamasına rağmen, kamuoyunda bu söylenti tavan yaptı.
Trabzonspor’un A veya B bankasından kredi alması kadar normal bir iş olamaz. Banka, finans kurumları teminatı aldıktan sonra krediyi verebilir ve verdi de. TS’nin önceki yönetimi adı geçen bankadan TS A.Ş.’nin hisselerinden bir bölümünü, tesisleri, gelirleri vs. teminat göstererek kredi almıştı.

Hacıosmanoğlu başkanlığındaki yeni yönetim, alınan kredilerin faiz oranının yüksek olduğunu gerekçe göstererek bir başka banka ile irtibata geçti. Sonra tekrar eski banka ile görüşme yaptı ve kredi faiz oranında indirime gidilerek bu banka ile anlaşma sağlandı.

TS yöneticilerinin, resmi olmasa da gayri resmi olarak sohbetlerde Denizbank ile yeniden anlaştıkları ve toplam kredi miktarını ikiye üçe katladıklarını söyledikleri biliniyor. Bu rakamın da kimilerine göre 70 milyon TL kimilerine göre 70 milyon EURO olduğu şeklinde.

Trabzonspor yönetiminin adı geçen banka ile yeni kredi anlaşması yaparken, kulübün elinde bulundurduğu yüzde 51’lik TS hisselerini, tesisleri ve bazı gelirleri teminat olarak verdiği belirtiliyor.

Bu durumda rakam 70 milyon EURO değil de 70 milyon TL olsa da Trabzonspor büyük bir borç yükü altına girmiş oluyor. 70 milyon EURO takriben 220 milyon ediyor. Trabzonspor’un halka açık hisseleri dışında geri kalan hisselerinin değeri bu kadar mı daha fazla mı az mı bilemiyoruz. Sonuçta söylenenlere bakılırsa Trabzonspor, Denizbank’a yüklü miktarda borçlu..

Bu paranın geri ödenmesi var!

Bu para geri nasıl ödenir? Trabzonspor, bu sezon süper ligi kasıp kavurur, geliri ikiye katlanır, gelecek sezon şampiyonlar ligine katılır, önemli bir gelir elde eder ve borcun bir miktarını öder.

Bir başka senaryo da; Akyazı stadının adının satılması olayı! Trabzonspor yönetimi Akyazı stadının adını Denizbank’a olan borcuna karşılık satabilir.

Bunlar gerçekleşmezse ne olur?

Trabzonspor’un hisselerinin çoğunluğu Rusların sahibi olduğu Denizbank’a geçer. Denizbank’ın sahibi Rus işadamı veya Denizbank’ın patronunun tayin edeceği bir isim Trabzonspor başkanı olur. Trabzonspor; İngiltere’de, İtalya’daki çoğu kulüplerin olduğu gibi bir kişinin ve şirketin kontrolüne geçer. Mesela Chelsea’nın başkanı bir Rus işadamı, bir başka büyük İngiliz kulübünün patronu Arap veya Amerikalı..

Trabzonspor, bu gidişle sürpriz olmazsa ya Trabzon Büyükşehir Belediyespor olacak ya da kulüp büyük bir sermaye gurubunun veya kişinin malı olacak.

Trabzonspor’un bir Rus işadamının veya firmasının malı olması, aslında çok da önemli değil! Sonuçta Trabzonspor, Trabzon’da kalacak. Trabzonspor’un yönetimi yabancıların olsa da, kulübün profesyonel kadrosu ağırlıklı olarak Türk olacak. Türkiye’deki yabancı şirketler gibi!

Bu yazdıklarımız, çoklarınıza senaryo olarak gelebilir. Kime ne gelirse gelsin, bu görüşlerimizi siz yine de bir kenara not edin ve tartışın! (H.K.)

 

Kadir Mısıroğlu, Dr. Ustaoğlu ve Tayyip Erdoğan!

Dr. Mahmut Haydar Ustaoğlu, cumhurbaşkanlığı seçiminden 24 saat önce sosyal medyada kendisi, Kadir Mısıroğlu ve başbakan ile ilgili çoklarının bilmediklerini paylaştı.

Dr. Mahmut Haydar Ustaoğlu’nun bu yazısını yorumsuz sunuyoruz;

‘Kadir Mısıroğlu uzaktan hısımım olan bir insan. Öyle çok uzakta değil. Rahmetli babası Eyüp amca Babaannemin amca çocuğu, annesi merhum Sariye teyze de öyle. Çocukluğum okulda Mustafa Kemal'e neredeyse tapınmanın öğretildiği ilkokulla Mustafa Kemal'e küfretmenin yaşandığı aile ortamı arasında şekillendi. Üniversite yıllarında "Sebil yayınevi" fikri ve ailevi yakınlığı nedeniyle en çok uğradığım yerdi. Lozan zafer mi hezimet mi den Kemalist İnkılabın Anatomisine Kadir Bey'in eserlerini okudum. Kadir Mısıroğlu Osmanlının fesinden, çöküşüne kadar her türlü varlığını kutsal sayan bir insan. O'na göre Mehmet Akif'ten Necip Fazıl’a bütün sağ düşünürler değersizdir. Tek doğru kendi bildikleri ve söyledikleridir.
Babamın MHP'liliğinden esinlenerek Ülkücü, Sebil Yayınevinin etkisiyle İslamcı düşünceler kafamda bir sentez oluşturdu. Dünya görüşüm Türk-İslam sentezi olarak şekillendi.
Okuduklarım, düşündüklerim ve oluşturduklarımla ulaştığım "Türk-İslam" sentezi dünya görüşüm üniversite yıllarımı Ülkücü hareket içinde geçirme sebebimdi. Meslek hayatım sırasında aynı dünya görüşüm nedeniyle iki defa AKP'den aday olmaya çalıştım. Çünkü MHP tabanı güçlü ve inançlı ama lideriyle yok hükmündeydi. İdeal olanla realite arasındaki farkı bu siyasi denemelerde öğrenmiş oldum. Realite yüzüme tokat gibi çarptı. Her ne kadar başkalarınca "kedi uzanamadığı ciğere pis der" sözüyle ifade edilebilirse de AKP gerçekliği beni politikadan iğrendirdi.
Bugün Cumhurbaşkanlığı yolunda ilerleyen Recep Tayyip Erdoğan, Kadir Mısıroğlu'nun fikir hamurkarlığından etkilenmiştir. Antikemalisttir ve TC'nin temel felsefelerine karşıdır. Siyasal İslamcıdır. Türk kavramını kullanmadan milletçidir. Çünkü millet o jargonda ümmet demektir. Kabadayıdır. Herkese posta koyar. Dili sivridir söylediklerinin kimi dışladığını bilmez. Dama tahtasında dama oynadığını zanneder ama satranç tahtasında olduğunu bilmez. Her türlü rantiyeciliğe açıktır. "Devletten para çalmadıkça" rantiyeciliği savunur. Dış bağlantılıdır "BOP eşbaşkanlığı görevi bana verildi" sözünü kendi söylemiştir. Tüm kabadayılar gibi aslında içi korkaktır, Mavi Marmara'yı İsrail’e gönderip dokuz insanı şehit ederken gemiden Türk Bayrağını indirtmiştir, etrafında koruma ordusu olmadan adım atamaz. İnsafsızdır, Soma'da madenciyi tekmeleyeni desteklemiş ve kendisine itiraz edeni market içinde sıkıştırmıştır. BOP projesiyle İsrail'i Ortadoğu’da tek güç haline getirdiğini anlayamayacak kadar gafildir. Kürecik tesislerinin İsrail'i korumak için Türkiye topraklarına kurulduğunu halkından saklar ama Gazze istismarını dilinden düşürmez.
Ben Türk'üm etnisite olarak değil belki ama hissediş olarak % 100 Türk'üm, Elhamdülillah Müslümanım. Gazze’dekine üzüldüğüm kadar IŞİD elindeki Ezidi, Kürt'e ve Şii Türkmen'e de, Şia elinde ezilen Sünni Türkmen'e de, Çin elinde Uygur'a da, Ruanda'da katledilen Tutsi ve Hutu'ya da sırf insan oldukları için üzülürüm. Ben bu yüzden mefkuresi lise yıllarında takılmış, hakimiyetini korkuyla sağlayan, hukuku intikam aracı olarak kullanan, parayla medya satın alan ve şakşakçılıktan hoşlanan, ölenleri kendinden olan ve olmayan olarak ayıran, hırsızı kendi TARAFTARI OLUNCA SAVUNAN politikacıya oy veremem. Oy vereceğim kişide hitabet aramam dürüstlük ve doğruluk ararım. O nedenle oyum açık ve bellidir’.

 

AKP mi çatlıyor, Belediye mi?

Trabzon Büyükşehir Belediyesi ile Ortahisar Belediyesi arasında içten içe bir çekişme yaşandığı söyleniyor. Büyükşehir Belediye Yasası, ilçe belediyelerinin görevini ve yapacağı işleri sınırlandırıyor. Trabzon il genelinde olduğu gibi Ortahisar Belediyesinde de sorumluluk ve yetki ağırlıklı olarak Büyükşehir Belediye Başkanında. Ortahisar Belediye başkanı ve yardımcılarına pek iş düşmüyor.

Bir başka olay da, Büyükşehir ile Ortahisar arasındaki siyasi çekişme. Büyükşehir kadroları, milli görüş ve AKP’li. Ortahisar’da ise durum farklı.
Belediye Başkanı İmam-Hatip çıkışlı olmasına rağmen CHP’den AKP’ye geçen bir isim. Yardımcıları ise eski ANAP ve DYP’li. Ortahisar’da, belediye kadrolarında milli görüşçüler ve AKP’liler, başkan yardımcıları ile uyumlu çalışamıyorlar.

Seçimden iki gün önce Büyükşehir ve Ortahisar Belediye başkanlarının ayrı ayrı basın toplantısı yapmaları, iki belediye arasında içten içe bir kavganın yaşandığı izlenimini veriyor.

 

Osman Abanoz görevine başladı mı?

MHP Ortahisar Belediye Başkan adayı Osman Abanoz, aday olmadan önce Trabzon Belediyesinde önemli bir görevde idi. Abanoz, adaylık nedeniyle görevinden istifa etti. Seçimi kaybettikten sonra tekrar eski görevine dönmek istedi. Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç’in, Abanoz’u görevine başlatmak istemediği, ancak araya birilerinin girmesiyle Abanoz’un tekrar görevine döndüğü söyleniyor.

 

Fakülte-Meydan Dolmuş Hattı!

Kalkınma mahallesinden bir okurum mail yolladı ve şikayetlerini sıraladı. Okur, ‘Mahallemize çalışan dolmuş çalışanlarından bizi kurtarın. Bu mahalle halkının talebidir. Mahallemize gelin ve vatandaşlara sorun, bu konuyu bir araştırın. Alternatifleri olmadığı için terör estiriyorlar. Yolcuya; hakaret aşağılama beğenmezsen binme, sana mı soracağız, in aşağıya, az önce durduk v.b. Bunların yanında Tıp Fakültesi ve Meydanlardaki duraklardan 9 kişi ile kalkıp yol güzergahında alabildikleri ile 12-13 kişiye ulaşıp tepki gösteren 2 kişi az kalksaydık diye binen yolcuya beğenmiyorsan inersin deyip yolda indirmeler. En son çimento fabrikası karşısında düz yolda yaşanan trafik kazaları size bir şey anımsatıyor mu? Bu insanlara çeki düzen vermek yerine alternatif oluşturmak yerine Bostancı hattını da bunlara peşkeş çektiler. Yeter Mahalleliye bir sorun ve bizi kurtarın’ diyor.

 

 

 

 

 

  • Yorumlar 2
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Diğer Haberler
  • UNUTULMAYACAK15 Temmuz 2017 Cumartesi 09:57
  • SİZ BUNLARI OKURKEN!..12 Temmuz 2017 Çarşamba 12:12
  • Fatih Atlı’ya tam destek11 Temmuz 2017 Salı 18:28
  • ADALET ATEŞİ!..10 Temmuz 2017 Pazartesi 12:52
  • Dünya Horon Rekoru Bursa’da Kırıldı10 Temmuz 2017 Pazartesi 11:22
  • Adalet Buluşması10 Temmuz 2017 Pazartesi 10:50
  • Yemen'e yardım gemisi yola çıktı09 Temmuz 2017 Pazar 21:33
  • Festivalde Sedat Peker'e yoğun ilgi09 Temmuz 2017 Pazar 21:32
  • Bakan Çağatay Kılıç, Yağız bebeğe sahip çıktı07 Temmuz 2017 Cuma 16:33
  • Bugün gazete manşetlerinde hangi haberler var?07 Temmuz 2017 Cuma 12:17
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.