• BIST 91.630
  • Altın 189,750
  • Dolar 4,7897
  • Euro 5,5819
  • Trabzon 25 °C

TRABZON’UN AYAĞINDAKİ PRANGA; İŞSİZLİK -2-

Dr. Hasan AKYÜZ

          1880 yılına kadar Trabzon, bölge ticaretini elinde tutan, askeri ve ekonomik kararlar alınırken belirleyici olan bir konumda idi. Takip eden yıllarda gittikçe değerini kaybetmeye başladı. Bizim birbiriyle uğraşmaktan başka meşguliyeti olmayan ekabir Devlet adamı takımımız uzun yıllar nedenini anlayamadı. Nice yıllar sonra Çarlık Rusyası’nın Poti limanını demiryolu ile entegre ederek her alanda avantajlı duruma geçtiği, Trabzon ve Doğu Karadeniz limanlarının değerinin bu nedenle gittikçe düştüğünün farkına varıldı. Kafkaslarda hızla yayılan Rusya’nın bölgemizde demiryolu yapımına engel olma çabalarını ayrıca dikkate almak gerekir. Rusya, bölgede kendi güdümü dışında demiryolu yapımına karşı çıkmış, hatta bunu bir savaş nedeni olarak kabul etmiştir. Nitekim Rusya, Bağdat demiryolu imtiyazının Almanlara verilmesine karşılık Osmanlı Devleti’ne taviz mahiyetinde 1900 yılı Nisan’ında bir taahhüt imzalatmıştır. Bu taahhütle; on yıl müddetle Osmanlı Devleti tarafından Karadeniz sahilleri ve Kafkaslardaki Rus sınırı istikametinde demiryolu yaptırılmayacaktı, hiçbir yabancı devlete bu hususta imtiyaz verilmeyecekti. Böylece Rusya, bu geniş coğrafyada etkinliği tekelinde toplamayı başarmış ve bölgemizin yıllarca demiryolu ulaşımından mahrum kalmasına neden olmuştur.
       1909 yılında Trabzon Valisi Dahiliye Nezaretine gönderdiği mektupta “Şimendifer (demiryolu) inşaatına başlanılmadığı takdirde ahali göçe başlayacak ve bu vilayetlerin durumu daha da kötüleşecektir. Ahalinin maddi ve manevi gelişimi ancak şimendiferle mümkündür. Gerek bu ilin gerekse mezkûr havalinin siyasî, ticarî, iktisadî ve ictimâî gelişiminde tek etken olan şimendifer hattının yapılması çok önemlidir” der. Bu haklı talep Dahiliye Nezaretince değerlendirilmiş, dönemin koşulları gereği olumlu görülmemiştir. Trabzon Valisinin yıllar önce yaptığı tespitlerde çok haklı olduğu bu gün yaşanılan ekonomik açmazlara ve işsizliğe bakıldığında çok net olarak görülüyor.
         Prof.Dr.Kemal Üçüncü’nün belirttiği gibi; Trabzon-Bakü mesafesi İstanbul’la aynıdır. Bakü Karadeniz’e demiryolu ile bağlandığında Hazar bağlantılı olarak Kazakistan- Türkmenistan-Türkiye ulaşımı 1-2 güne düşer. Bölge ülkeleri limana çıkış imkanı bulurlar. Bir adım sonrası Çin’in bu sisteme entegre olmasıdır. Trabzon, Rize, Hopa limanının Hazar havzasıyla ilişkisi sağlanmış olur. Bunu 150 yıl önce Osmanlı Devletinin yaptırdığı bir etütte mühendis Pastırmacıyan detaylı bir şekilde ortaya koymuştur.150 yıl sonraki kavrayış ve değerlendirmelerin o noktanın gerisine düşmemesi gerekir. Trabzonda Demiryolu-liman entegrasyonuna bağlı olarak kurulacak Lojistik üs ve inşa edilecek endüstriyel bölge, 500 milyonluk nüfusu, 1 trilyon doları aşan dış ticaret hacmi ile dünyanın en büyük ikinci enerji havzasının batı ile ticarette en stratejik noktası olacak ve bölgemizin işsizlik ve gittikçe artan ekonomik sorunlarının en kalıcı ve akılcı çözüme kavuşması sağlanacaktır.
         FRANSIZ LÜMPEN KOMPLEKSİ
         Fransa’nın eski Cumhurbaşkanı Sarkozy ve entel meşrep takımından 300 kişi şiddet ve Yahudi karşıtı fikirleri yaydığı gerekçesiyle Müslümanların kutsal kitabı Kuran-ı Kerimin bir kısmının yasaklanması amacıyla bildiri yayınlarken mümkün olsa da atalarından Fransa Kralı 1. Françios’a fikrini sorup istişare etseydi, emin olun utanacak yüzü olmadığı için utancından değil ama hasetinden kıpkırmızı kesilir şişer üç gün nefes alamazdı.
      Yıl 1543… Fransa Krallığı, Alman Şarlken ve İspanya tarafından yutulmak üzeredir. Fransız kralı Françios yalvar yakar Kanuniden yardım ister. Kanuni Barbaros Hayrettin paşayı 154 gemi, forsalar hariç 24.440 levent ile yardıma gönderir ve Fransa’yı yok olmaktan kurtarır. Françios o kadar memnun olur ki 16 Eylül 1543 te Osmanlı Donanmasının ve leventlerin rahat edebilmesi için Fransız donanmasının merkezi olan Toulon şehrini boşaltır ve Türklere bırakır. Şehre Türk bayrakları çekilir. Françios’un emriyle Toulon Katedrali Camiye çevrilir ve çan kulesinden günde 5 vakit ezan okunur. Şehir ve çevresi, o yılki vergilerini Türk tahsildarlarına öderler. Bu gün şımarık lümpen torun Sarkozy’nin bir kısmını yasaklamak istediği Kuran, dedesi Françios tarafından Yeter ki Türkler Fransa’da kalsın ve kendilerini korusun, diye kendi elleriyle camiye döndürdükleri katedralin duvarlarında 8 ay boyunca yankılanır, çan kulesinden 5 vakit ezan okunur. Bu olayın hâtırasını yaşatmak için sonradan Fransızlar Tulon Belediye Sarayı’na, Türk Donanması’nı limanlarında gösteren bir tablo yaptırıp astılar. Tablonun üzerinde bir Fransız şairinin bu münasebetle yazdığı şiir vardır. Bu şiirin son iki mısraında şöyle deniyordu:
“Bu gördüğünüz, hepimizin imdadına gelmiş olan Barbaros ve ordusudur.”
         Sarkozy Atası Françios’dan bu süreci dinleyebilse haklı bir aşağılık kompleksine kapılır ve muhtemelen haset ve hırsından psikolojisi bozulurdu. Peki bize bu gün Barbaros Hayrettin Paşa gelse mevcut durumu sorsa ne diyeceğiz. Kendisinin gidip canlarını kurtardığı, muhatap bile almadığı Françios’un Türklerin takdirini kazanmak için kendi rızalarıyla Tulon şehrinin semalarında 5 vakit ezan okuttuğunu,  kendi istekleriyle Camiye çevirdikleri katedrallerinin duvarlarında 8 ay boyunca Kuran sedalarının yankılandığı bir durumdan Françios’un lümpen torunu Sarkozy ve entel yandaşlarının Kuranın bazı kısımlarının yasaklanmasını talep etme seviyesine nasıl gelindiğini, sanki çok ihtiyacımız ve paramız varmış gibi Fransız ekonomisini beslemek için neden 25 Aırbus uçağının alınması için anlaşma yapıldığını, Fransız hayvancılığına destek olmak için yenmesi sakıncalıdır raporu verilen 5000 ton karkas et alımının neden yapıldığını nasıl anlatacağız. ‘’Sen o zamanlar dünyaya nizam veriyordun, biz de kendi aramızda mehter çalıp uçuyoruz kafamızı buluyoruz’’ desek ne der acaba? Françios geldikleri durum nedeniyle Sarkozy’i alnından öper fakat Barbaros kara barutla doldurduğu piştovunu çeker ve haklı olarak hiç acımadan alnımızın çatından vururdu herhalde.
       

 

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.