• BIST 96.400
  • Altın 144,450
  • Dolar 3,5644
  • Euro 4,0031
  • Trabzon 13 °C

Trabzon’un kurtuluşunda duyduklarım!

Eray Altındaş

Trabzon’un kurtuluşunun 96. yılının kutlandığı akşamda duyduklarıma inanamadım. Yalan olması için dua ettim…

Kendimi dolandırılmış kandırılmış, aldatılmış hissettim…

Üzerinden koca yedi gün geçti…

Teknoloji Bakanı’nın hisleri gibi hislerim bana çok kötü bir haftayı geri bıraktığımı ve devamının geleceğini söylüyor!

Hiç kuşku yok ki 24.02.2014 tarihi de Türkiye tarihinin siyah sayfalarında tıpkı 17.12.2013 gibi yerini alacak!

***

 

24 Şubat Trabzon’un kurtuluşunda…

Paramızdan sıfır attık diye meydanlarda hava atıp, övünen Başbakan, Bakanların ne yazık ki, evlerinde ve çelik kasalarında Türk Lirasından çok yabancı para bulundurduklarını duydum!

24 Şubat Trabzon’un kurtuluşunda…

Paramızın (Liranın) itibarını artırdık diyenlerin, aslında tam tersi ailece Dolar ve Euro’ya itibar ettiklerini duydum!

24 Şubat Trabzon’un kurtuluşunda…

Aylardır ateşi düşmeyen dövizin yükselmesine sebep olanlar, aslında borsadan çıkan yabancılar ve faiz lobisi değil, bakan ve bakan çocuklarının olduklarını duydum!

24 Şubat Trabzon’un kurtuluşunda…

Öfke belagatine kapılanların, evlerinde bulundurdukları yabancı paraları sıfırlama telaşına düştüklerinde, meydanların aksine kısık sesle konuştuklarını duydum!

24 Şubat Trabzon’un kurtuluşunda…

Merkez Bakansı Başkanı Erdem Başçı’nın bundan üç ay önce, “Dolar kuru 1,92 liranın altına gelirse kimse şaşırmasın…” dediğinde, devletin başında bulunan babaları ve oğullarını hesap etmediği için gerçeği göremediğini duydum!  

24 Şubat Trabzon’un kurtuluşunda…

Milyonlarca insan asgari ücretle çalışıp, aldığı üç kuruş ile evine nasıl bir ekmek getiririm derdi ile uğraşırken, Başbakan ve Bakanların çocuklarının odalarda boyları kadar milyon dolarları nasıl sıfırlarız derdine düştüklerini duydum!

24 Şubat Trabzon’un kurtuluşunda…

Bir baba kısık sesle oğluna, “Evdeki paraları hallet, sıfırla...!”derken, aklıma 1994 yılında yaptığı bir konuşmada söylediği,  “hırsızlık babadan oğulla geçer… ”  sözlerinin nasıl gerçekleştiğini duydum!

24 Şubat Trabzon’un kurtuluşunda…

Bazı babalar ve çocukları, Türkiye’deki milyonlarca fakir fukaranın ömrü boyunca göremeyeceği kadar dolarları ve euroları evlerinde para sayma makinelerinde saydıktan sonra hızlı bir biçimde istifleyip ayakkabı kutularını yerleştirdiklerini duydum!

24 Şubat Trabzon’un kurtuluşunda…

Bir zamanlar, “Aynı bahçenin gülü olanların” aralarına ikbal, çıkar ve Amerikan parası girince bahçenin gülü yerine ne kadar pisliklerle dolu olduğunu duydum!

24 Şubat Trabzon’un kurtuluşunda…

Meğer babalar, devlet işlerinde kullansınlar diye halkın vergileriyle alınan kriptolu telefonları ülkenin menfaatleri için değil, evlerdeki paraları enişte, kardeş ve damadın  halletmesi için kullandıklarını duydum!

24 Şubat Trabzon’un kurtuluşunda…

Ekranlarda, internette yankı bulan baba ve oğlun konuşmasına montaj deniliyor, üzerinden bir hafta geçiyor, “O ses bize ait değil! İşte ispatı…” diyen bir babayiğidin  ortaya çıkmadığını duydum!

24 Şubat Trabzon’un kurtuluşunda…

Dolar milyarderleri sıralamasında Türkiye’den 32 kişi kendine yer bulmuş…

Aslında bu rakamın eksik olduğunu evde bir milyar dolar nakit bulunduran babayı katmadıklarını duydum!

24 Şubat Trabzon’un kurtuluşunda…

Eskiden can ciğer kuzu sarması olanların, kendi çıkarları söz konusu olduğunda bir birlerinin ipliklerini pazara çıkarmakta bir miskal olsun geri durmayacaklarını duydum!

24 Şubat Trabzon’un kurtuluşunda…

Evinde, ayakkabı kutularında, çocuklarının oturduğu dairelerde para saklayanlar kadar, piyasaya kaset servis yapanlarında bu ülke için ne büyük tehlike olduğunu duydum!

24 Şubat Trabzon’un kurtuluşunda…

Baba ile oğlu telefonda konuşurken, suçluluk duygusunun ağırlığı altında ezilirken, şeyleri, şey yap derken, imam kimliği yanında “şey edebiyatını da” çok iyi bildiğini de duydum!

***

 

24 Şubat Trabzon’un kurtuluşunun sene-i devriyesine daha çok var fakat o güne kadar duyduğum bu seslerinin gerçekliklerinin ispatlandığını görmek istiyorum.

Kim bilir o zaman bu yapılanlar karşısında hala susup sessizliğe bürünen dilsiz şeytanlar belki dile gelir!

  • Yorumlar 2
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.