• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Trabzon 19 °C

TTSO’nun ne kadar parası var!

TTSO’nun ne kadar parası var!

Trabzon’un en etkili ve güçlü sivil toplum örgütü olarak bilinen TTSO aynı zamanda kentin en zengin meslek odalarından biri. TTSO’nun bankalarda eski para ile 3 trilyon liraya yakın bir parası var.

Trabzon Ticaret Borsası da zengin bir örgüt, Borsanın bankalarda epey parası olduğunu sanıyorum.

Dün, TTSO meclis üyelerinden biri uğradı.

Elinde bir dosya!

‘Bizim oda çok bonkör. Bir odanın bu kadar gideri olur mu?’ dedi.

Meclis üyesine TTSO’nun yıllık giderini sordum.

‘Dosyayı size vereyim, bir göz atın. Burada ne kadar gideri olduğu yazılı’

Meclis üyesinin elindeki dosya ocak ayı gelir- giderini içeriyor.

Dosya’da bir de 2009 tahmini bütçe rakamları var.

TTSO Meclis ve yönetimi yeni seçildi.

Faaliyetini ve icrasını görmeden, şimdiden eleştiri getirmek yanlıştır.

Önce bir icrayı görelim, ondan sonra eleştirilerimizi sıralarız.

Meclis üyesinin elindeki dosyaya göz atarken, Odanın bir ayda personele maaş olarak tam 107 milyar lira ödeyeceğini gördüm.

Aylık 107 milyarlık personel gideri. Bu rakamın içersinde sigorta, ilaç vs. var mı? yok mu? Bilemiyorum!

Odanın yıllık telefon ve posta gideri 70 milyar lira civarında.

Ocak ayında 10 milyar liralık hediyelik eşya alınmış.

TTSO’daki AB bürosu için 17 milyar liralık masa sandalye,

 gazete- tanıtım- kırtasiye için ocak ayında 25 milyar lira ödenmiş.

Misafir ve temsil için ocak ayında 7 milyar lira harcanmış.

Odanın ocak ayı harcamaları epey yüksek gibi!

Bir kuruluşun kasasında para olunca, harcama konusunda sıkıntı yaşanmaz!

Bize bu bilgileri aktaran meclis üyesi, ‘Bizim amacımız TTSO’yu üyelerinin denetimine açmaktır. Yani Oda da olup bitenlerden üyelerin haberdar olmasıdır. Bu bağlamda meclis toplantılarının üyelere açık olması için ısrarcı olacağız’ dedi.

TTSO yeni dönemde görünen o ki, mercek altında olacak!

 

Prof. Dr. Şengül Gür’ün feryadı!

 

Karadeniz Teknik Üniversitesi Mimarlık- Mühendislik Fakültesi’nin en eski öğretim üyelerinden biri Prof. Dr. Şengül Öymen Gür’dür.

Şengül Hoca hanım, öyle sanıyorum ki 30- 35 yıldır, belki de daha fazla bir süredir KTÜ’de.

Bugüne kadar yüzlerce öğrenci yetiştirdi.

Şengül hoca bir ara Kuzey Ekspres’te de yazıyordu.

Sonra, kendi isteğiyle yazılarına ara vermişti.

Prof. Dr. Şengül Öymen Gür dün sabah saatlerinde aradı.

‘Hasan bey, tasarım panolarım yerle bir edildi. Yerlerine yeni pano taktılar. Bana hiçbir şey sormadılar. O panolarda hatıralarım vardı. O panolar rahmetli Erdem Aksoy döneminde asılmıştı. Yerle bir ettiler. Bu olay beni çok yaraladı. Üzdü’

-‘Şengül Hocam, panoları yerinden kim söktü veya söktürdü?’

‘Kim olacak. Dekan ve aynı zamanda bölüm başkanı Ayşe hanım’

‘Hocam Ayşe Hanım sizin öğrenciniz, aynı zamanda Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma kurulunda değimli idi?’

Şengül hoca ağlamaklı bir sesle;

‘Benim öğrencimdi. Ama hocasına saygı göstermeyen bir öğrenci! Beni yaralayan ve üzen olay, Panolar indirilmeden bana bir şey söylenmemesi, görüşümün alınmaması’

-‘Hocam sökülen panolar çürümüş olabilir. Yenisini yaptırdılar, kötü mü ettiler?’

‘O panolar kaç yıllıktı biliyor musun? Bunların yaptığı pano değiştirmek değil, bizi ve bizim gibileri Üniversite’den uzaklaştırmaktır. Ayrıca, Panoları kim bilir kime kaç paraya yaptırmışlardır. Karadeniz Teknik Üniversitesi’nde ilim- bilim bitmiştir. Bu Üniversite de iki lisan bilenleri barındırmıyorlar. Türkçe konuşamayanları göreve getiriyorlar. Bizim başımıza da dünyada olup bitenlerden habersiz birini getirdiler. İnşaatta da aynısını yaptılar’

-‘Sayın Hocam, profesör olmuş birinin dünyadan haberi olmaz mı? Haksızlık etmiyor musunuz?

‘Bilimsel olarak ne kadar bir etkinlikte bulunmuşlar. Bir sorar mısınız? Kaç lisan biliyorlar. Kaç bilimsel makale yazmışlar. Benim eleştirim bilim ve ilim açısındandır. KTÜ’de sistematik bir şekilde öğretim üyesi kıyımı devam ediyor’

-‘Şengül hanım iddialı konuşuyorsunuz? KTÜ rektörü veya dekanlar, yetişmiş ve başarılı akademisyenleri neden uzaklaştırsınlar ki?’

‘Hasan bey, son 25- 30 yılda bu üniversiteden kaç öğretim üyesi gitti biliyor musunuz?

Ben söyleyeyim 487 öğretim üyesi gitti, gönderildi’

-‘Hocam çok büyük rakam, 487 öğretim üyesi ne demek?

‘Bana inanmıyor musunuz? Hala daha gidiyor. Gidecek de!’

-‘Hocam, sizi çok kızdırdılar herhalde?’

‘Hasan bey ben 62 yaşındayım. Bu üniversitenin gelişmesi ve büyümesi için var gücümle çalıştım. Gayret ettim. Bana sormadan panolarımı indiriyorlar. Bu ne demektir? Merak etmesinler gideceğim. Yazın bir kongrem var. O kongreyi yaptıktan sonra ayrılacağım. Bugün batıda, Türkiye’nin en büyük 12 resmi ve özel üniversitesinden teklif aldım. Daha önceleri de çok sayıda üniversitemiz bana kapılarını açmıştı. Memleketime hizmet etme adına, Trabzon sevgisi adanı burada kaldım. Artık gideceğim. Burası kalsın onlara. Bir üniversite de insanları öğüten bir sistem olur mu? Bizim üniversitemizde işte böyle bir sistem var’

-‘Hocam Üniversite’de sizden başka doğru dürüst eleştiri yapan yok gibi’

‘Korkuyorlar. Bir de kendilerine güvenemiyorlar. Tıp kaynıyor. Kimsenin sesi çıkıyor mu?

-‘Şengül Hocam, bizi de kara listeye almıştınız. Öyle duymuştum’

‘Sende bunlara biraz yakın durmuştun. Hatta destek de vermiştin.  Yine de her şeye rağmen sizi aradım. Trabzon’da her şeye rağmen siz varsınız. Bunu samimiyetimle söylüyorum’

Şengül Hoca, anladığımız kadarıyla çok kızgın ve de kırgın.

KTÜ yönetimi, yetişmiş birkaç lisan bilen, üreten öğretim üyelerine her ne pahasına olursa olsun sahip çıkmalı. Üniversite de barış ortamı yaratılmalı.

KTÜ’den, İTÜ’ye giden Prof. Dr. Tahsin Yomralıoğlu geçenlerde ziyaretimize geldi.

Kendisine İTÜ’yü sorduk.

‘Herkes işini yapıyor, proje üretiyor, ders veriyor. İTÜ, dünya üniversiteleri ile yarışıyor.

İTÜ’de sevgi, saygının ne demek olduğunu gördüm. Rektör; eski rektörlerle, dekanlarla, seçimlerde kendisine karşı olanlarla kol kola. Yemek yiyor,  Üniversite için ne yapılması gerektiğini konuşuyor, tartışıyor.’

KTÜ Yönetimi; olan bitene sünger çekip Üniversite’nin toparlanması ve ayağa kaldırılması için silkinmelidir.

Burada da en büyük görev rektöre düşüyor.

 

‘Çamur atmaya’ hayır!

 

Adaylarla ilgili iddialar genelde seçimler öncesi gündeme getirilir.

Bir aday veya taraftarları diğerlerinin açığını arar.

Gazetelere, TV’lere ard arda ihbar mektupları gönderilir.

Bu tür iddiaları özellikle seçim öncesi gündeme taşımak doğru mu?

Kimilerine göre doğru!

Kimilerine göre ise yanlış!

Her şeyden önce, belediye başkanlığına aday olacak kişilerin şeffaf olması gerekir.

Kuzey Ekspres Gazetesi olarak ‘şeffaflığa’ evet, ‘çirkefliğe’ ve ‘çamur atmaya’ hayır diyoruz.

O nedenle adayları zan altında bırakacak ticari işleriyle ilgili iddiaları gündeme taşımayacağız.

Şu aday, falan şirketin hissesini aldı, filancısı onu yaptı şeklindeki iddiaları gündeme getirmeyeceğimizi beyan ediyoruz.

Bunu söylerken, mahkeme kararlı ve belgeli iddiaları da görmezden gelmeyeceğiz.

Okurların ve de adayların bilgisine!

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Kaşüstü’nde yapılacak Kavşak sorunu çözmez!21 Ocak 2016 Perşembe 06:47
  • Türkiye’de muhalefet iktidara çalışıyor!20 Ocak 2016 Çarşamba 06:47
  • Asım Aykan’ın reçetesi!19 Ocak 2016 Salı 06:47
  • Yeni Cumhuriyet yeni rejim!18 Ocak 2016 Pazartesi 06:46
  • Devlet Bahçeli nereye koşuyor?02 Aralık 2015 Çarşamba 06:47
  • İşgal yılları Trabzon S.P.Mintslov’un günlüğü! (1916-17)26 Eylül 2015 Cumartesi 14:58
  • Trabzon-Maçka'da Bir Prometeus: İlyas Karagöz19 Eylül 2015 Cumartesi 09:54
  • Kral Sarayından Kızlar Manastırına!16 Eylül 2015 Çarşamba 13:35
  • Efsaneler kenti Trabzon!08 Eylül 2015 Salı 14:17
  • Tarihi doğru okumak ve Trabzon’un Hatunları!03 Eylül 2015 Perşembe 09:00
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.