• BIST 121.475
  • Altın 294,762
  • Dolar 5,8926
  • Euro 6,5369
  • Trabzon 7 °C

Tüm oyuncular beni kovaladı… (2)

Şükrü Üçüncü

Artık her şey futbol içindi… (Güldüm)
Trabzon Gençlerbirliği’nden kovulmamın üzerinden tam 1 yıl geçmişti… Orada orta saha oyuncusuydum… Yani ben kendimi öyle sanıyordum… Hiç sahaya ilk 11’de çıkmadığım için tam olarak orta saha da nasıl oynanır haberim yoktu…
Mesela Liberoyu yıllarca liberal sandım… “Ulan demek liberal bir partinin temsilcisiymiş…”diyordum kendi kendime… 
(Gerçi ben Süleymancıları yıllarca Demirelci sanıyordum. Benim kafada var azıcık…)
Halil Melek beni kovmuştu ve hemen rakip bir takıma gidip intikam almam gerekliydi… (Gülüyorum)
Kanuni Ortaokulu vardı eskiden ben oranın öğrencisiyim… Sınıf arkadaşım var Hüseyin Pırasa, PTT spor da top oynuyor… İyi de topçu sayılır… Bana bir gün dedi ki, “PTT yıldızlara kaleci arıyor…” 
Hemen ben yaparım söyledim… 
“Ulan futboldan anlamıyorum bunu bir türlü kabullenemedim…” (Gülelim) Neyse orada da yeni çıldırtacağım Ali Hoca var… Soyadı tam olarak aklımda kalmadı… Yanına gittik bir cumartesi sabahı…
Yavuz Selim sahası vardı eskiden… Kavakmeydan mahallesinde… Girişinde sıralı kulüp odaları vardı… Kapılarına yazardı hangi takım olduğu… Büfe vardı bu soyunma odalarının üzerinde demir bir kapıdan girer sağa döner, küçük bir merdivenden inerdik… PTT Spor’da en başlarda yer alırdı… İdmanocağı’nın yanı yanılmıyorsam… 
Hüseyin beni Ali Hocanın yanına getirdi… Geçen günkü maçtan kalma formaları hoca merdanelide yıkamış kapının önünde ki ipe sermiş kurutuyor… Takıma ait odanın içinde ki gazlı soba sayesinde ıslaklıklarını almış son nemlerini de güneşe bırakmıştı… 
Hüseyin durumu anlattı… Hoca sordu, “ Daha önce hangi takımda oynadın…” 
Söyler miyim hiç, “ Halil hoca geçen kovdu beni… Kum sahada kaçak inşaat yapıyordum diye…”
Mahalle maçları falan dedim… Hoca tamam dedi deneyelim… Neyse bir hafta sonra beni deneyecek… Ben intikam peşindeyim tabi… 
Hemen mahallede kaleci eğitimlerine başladım… Semtte herkes Gençlerbirliği’ne gidiyor ben PTT’ye… 
Tekimdir yani Gazipaşalı olup da PTT’de oynayan… Neyse… Evde bile antrenmana devam… Duvara topu vuruyorum yatak kale… Tutuyorum… Bir iki üç aman tanrım Uçan Şükrü oldum… 
Bu ara yataktan bir ses… Hem de ne ses… Yatağın suntası kırıldı… (Gülüyorum)
Babam odaya geldi ben kafamın üzerindeyim… Bir tekme yedim müsait yerime… Babam yatağı bir kaldırdı ki, meğer köye elektrik saati almış benim yatağın altına koymuş… Oda kırıldı…
Evet… Anladınız siz sonrasını… Neyse bir yatak, bir elektrik saati kırmam sonrasında Ali hoca beni Yıldız takımın yedeği yaptı… 
Ulan yedek kaleci oldum… 
Kulübe galiba benim kaderim… 
Neyse geldi çattı Gençlerbirliği maçı… Yer Maşatlık, günlerden Cumartesi aylardan Kasım yıl 1996…
Sarı bir Magirus’u var PTT’nin ona bindik ve Maşatlığa gittik… Atmosfer müthiş… Araç yavaş yavaş çıkıyor Maşatlık yokuşunu… Hayır kamera efekti falan değil araç çekmiyor…  Çocukluk arkadaşlarımın hepsi Kırmızı Siyah ben Sarı Siyah… Halil hocanın önünden geçiyorum elimde top…
İntikam almaya geldim… Maç başladı bizim takım 7 – 0 önde… Ali hoca bana dedi ki, “Şükrü Kaleye geç…” 
Kaleye doğru yürüyorum… Gör beni… Sanki ben attım yedi gölü… Çocuklar bana gıcık oldu… Bir geri iki ileri yürüyorum mehteran gibi… 
Son 20 dakika kalede durdum… Maç 9 – 7 bitti… Yenildik… (Güldüm) Lan ne kova adamım ya… 9 tane gol yedim… Dünya futbol tarihinde bir rekordur… Orta sahadan vuruyorlar gol… En çok ne tuhafıma gitti… 
Top toplayıcı topu bana attı onu bile tutamadım… O da kaleye girdi ama oyun başlamamıştı saymadılar… Yoksa 10 gol yedim…  (Gülüyorum)
Halil hoca gülüyor… Ali hocayı sormayın… Maşatlığın ormanlık tarafı vardır… Oradaki telden çıktım gittim, kısacası kaçtım… Nasıl koşuyorum… PTT Spor’daki herkes beni kovalıyor… 
Neyse ki ev yakında yakalayamadılar…
Ertesi günü okula geldim sınıf arkadaşım Hüseyin’in gözü mor… Beni yakalayamayınca çocuklar Hüseyin’i dövmüşler… Bu kovayı sen getirdin takıma diye… Uzun zaman Yavuz Selim sahasının etrafından geçmedim… 
Düşünsenize çocuklar ve Ali hoca siniri geçmemiş… (Gülüyorum) 
Hüseyin’e vişne suyu aldım… Kan yapsın diye… Malumunuz çocuk yediği bir araba dayak nedeni ile çok kan kaybetti benim yüzümden… Hem vişne kan kaybına iyi gelir… 
İntikamı alamadım… Sonra Kavakmeydanspor’a gittim… Onu da yazarım okursunuz… Ali Hocaya da buradan selam…
Soyadını bilemedim kusura bakmasın… 

 

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.