• BIST 106.926
  • Altın 151,365
  • Dolar 3,6718
  • Euro 4,3287
  • Trabzon 15 °C

TURİST AĞIRLAMA YÖNTEMİMİZDE REVİZYON GEREKİYOR

Gürol Ustaömeroğlu

Eşimle evlendikten sonra balayımızı Paris'te geçirmiştik. Uçakta tur rehberi bizimle ön konuşma yapmış ve gezilecek yerleri anlatmıştı. Ayrıca ilave olarak da programda olmayan farklı ziyaret yerlerini de program içine sıkıştırmaya çalışmıştı. Yani bizi yoğun bir Paris programı bekliyordu. Buna rağmen biz rehberden genel bir izahat alarak yalnız gezmeyi tercih etmiştik. İyi de olmuştu. Paris'i yaya ve metro ile hazmede hazmede doya doya 4 gün boyunca gezmiştik.

Yine yıllar önce üniversiteden ilk mezun olduğum yıl Trabzon'un ünlü bir otelinin tadilat amaçlı olarak rölövesini çıkarmıştım. Otelde kalabalık bir turist gurubu kalıyordu. Odalar eşya ile doluydu. Yani turistlerin Trabzon'da uzun bir süre kalacağı anlaşılıyordu. Bu rölöveden yıllar sonra eşimle Paris'i gezdiğimiz gibi aynen Trabzon'a gelen turistlerde Trabzon'u doya doya yaşayarak geziyordu.

Turizm sektöründe uzman olan yetkililer daha iyi bilirler veya bu tespitimin cevabını daha iyi verirler şüphesiz, ben yıllar oldu Trabzon'da bir günden fazla geçiren turist gurubuna rastlamadım. Bunun ticari ve turistik sebepleri vardır mutlaka. Hatta dini sebepleri de vardır. Ticari olarak belki kısa zamanda çok fazla yer görmeye dayalı paket programlar tercih ediliyor olabilir. Turistik olarak Trabzon'da görülecek çok fazla yer yok gibi bir anlayış hasıl olmuş olabilir. Dini olarak Trabzon'da İslamiyet dışındaki dinlere hitap eden mekanlar bir elin parmaklarını geçmiyor gibi bir istatistiki bilgi ön plana alınmış olabilir.

Bu sebeplerin hangisi olursa olsun sonuç Trabzon'a bir hayır getirmemektedir. Yani Trabzon turistik turlardan bir kazanç sağlamamaktadır.

***

Zaten büyük gurupların geldiği tek yol deniz yoludur. Büyük gemilerle gelen kalabalık guruplar kentte 3 yeri gezmektedir. Daha doğrusu kentte 3 yere götürülmektedir.

Birinci ve akla ilk gelen yer Maçka Sümela ( Meryemana ) Manastırı'dır. 2010 yılında Fener Rum Patriği Dimitri Bartholomeos tarafından yönetilen ayinden sonra manastırın önemi biraz daha artmıştır. Ancak manastır Trabzon'a yaklaşık 45 km mesafededir. Yani gelen gurup sadece manastırı görmek istese hiç kenti yaşamadan ziyaretini yapıyor sonra dönüyor ve gemisine binip kentten ayrılıyor.

İkinci akla gelen yer Atatürk Köşkü'dür. Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu, bütün dünyanın takdir ve hayranlığını kazanmış Büyük Atatürk'ün Köşkü şüphesiz ziyaret edilecek yerlerden ilk akla gelenlerdendir.

Ancak köşk Trabzon'un Soğuksu Semtindedir. Yani kent merkezinin dışındadır. Yüksek rakımdadır. Çevresindeki ticari aktivite yok denecek boyuttadır. Buraya gelen turist gurubu otobüsle gemiye giderken belki o da trafik yoğun değilse kent merkezinden 5 dakikada geçmek durumunda kalıyor. Sonra yine gemiye biniyor ve kentten ayrılıyor.

Üçüncü akla gelen turistik yer ise Ayasofya Müzesi'dir. Son aylarda yapılan düzenleme ile burası Ayasofya Camii olarak tanımlanmakta ve kullanılmaktadır. Çünkü malumunuz yasal düzenleme ile müze camii statüsüne dönüştürülmüştür. İçeride yer alan dini resim ve figürler kapatılmıştır.

Neyse konumuz Ayasofya'nın içeriği değil. Konumuz turistik ziyaret yerleri.

Ayasofya çevresi uzun yıllar konut alanı idi. Sonradan turizme yapılan yatırımlarla beraber bu bölgede de ticari aktiviteler sınırlı da olsa canlılık kazanmıştır.

Ancak diğer örneklerde olduğu gibi Ayasofya'da kent merkezi dışındadır. Dolayısı ile burayı ziyarete gelen turist gurupları hiç kente girmeden, sahil yolu güzergahını kullanarak gemiye gitmektedir.

***

Sevgili okurlar bu üç örnek dışında Trabzon'da turist ağırladığımız bir başka mekan yoktur.

Peki hani Trabzon 4000 yıllık bir kentti?

Nerede kaldı tarihi surlarımız?

Nerede kaldı tarihi köprülerimiz?

Nerede kaldı tarihi sokaklarımız?

Nerede kaldı kent balkonlarımız?

......vs. vs. vs..

Tur operatörleri turistlere kenti yaşatmamaktadır. Dolayısı ile kent sakinleri de turistleri ağırlayamamaktadır. Bu da turizmden kentin faydalanmaması demektir.

Gemi ile gelen bir turist gurubu bir küçük pet şişe su bile almadan kenti terk etmektedir. Oysa bu kentin gezilmesi gereken yerleri, yemeklerin tadılacağı lokantaları, çayların tadına bakılacağı çayhane ve kafeteryaları vardır.

Yeter ki niyet olsun.

  • Yorumlar 2
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.