• BIST 109.666
  • Altın 156,804
  • Dolar 3,8860
  • Euro 4,5765
  • Trabzon 12 °C

TURİZMİN ANLAMINI VE ÖNEMİNİ ANLAYAMADIK

Rasim EFENDİOĞLU

YILLAR SÜREN SÜMELA RESTORASYONU
 Öğretmenlikten Kültür İl Müdürlüğü görevine atanmıştım. Çocukluğumdan beri kültüre ilgi duyarım. Okumayı, yazmayı, sanatı çok severim. Bana göre kısa bir süre değişik illerde Kültür Müdürlüğü yaptım. Kör politikanın gölgesi altında çok özgür çalışamadım. Ancak yine de çalışmalarımdan mutlu oldum. Kültür ve turizm zaman zaman birbirini ilgilendiren alanlardır. Ben kültürü kutsal değerlerin korunması ve kollanması olarak kabul ederim. Turizm ise kültürden de yararlanarak ekonomik kaynak yaratmayı amaç edinir. Zaman zaman kültür değerleri bu alanda pazarlanır. Dikkat edilmezse ve turizm salt para kazanma kapısı olarak görülürse kültür zarar görür.
Bu açıdan bakarak Kültür ve Turizm Bakanlığının birleştirilmesini çok güzel görmemiştim. Geçen süre içinde çok yanılmadım. Bakanlıklar birleşince Kültür biraz arka planda kaldı. Turizm ekonomik yönden önemli olduğu için ön plana geçti.
Turizm gerçek anlamı ile tanınsa ve bilinse de ön plana çıksa çok zarar etmez de turizmi salt bir ekonomik sektör olarak görürsek yarar yerine zarar getirir.
Bu söyleşiye başlamama neden olan olay bir gazetemizin attığı başlık oldu. SÜMELA RESTORASYONU BEŞ YIL SÜREBİLİR. Sümela’da yıllardır bakım ve onarım yapılır. Ben görevdeyken de onarım vardı, yıllar geçti onarım sürüyor, ne bitti ne bitecek. Madem ekonomik bir olaydır turizm, böylesine önemli bir turizm öğesini bu ölçüde ihmal etmek nasıl açıklanabilir. Bırakalım, devlet ihmal ediyor diyelim, bu sektör ne bekliyor. Sümela’yı ziyaret için binlerce belki on binlerce turist geliyor, ne diyorsunuz: Kapalı...
 
TURİZMİN ANLAMI
Çok değişik tanımı yapılır turizmin de biz kısaca; gezmek, görmek, dinlenmek, öğrenmek amacı ile yapılan gezi olarak tanımlayabiliriz. Ancak turizmin çok değişik amaçları olabilir... Sağlık, kültür, bilim gibi. Tanımı iyi yapılır ve bilinçle geliştirilirse ülke kalkınmasına her yönü ile katkı sağlar. Bilimsel ve kültürel kalkınmaya da katkı sağlar. Yeter ki bilinçle yaklaşılsın. Amaç salt para kazanmak olmasın. Salt para kazanmak olunca bir yandan kazanılır diğer yandan kaybedilir.
Turizmi bacasız sanayi diye de tanımlayabiliyorlar. Kimi ülkelerin başlıca geçim kaynağıdır. Turizm önemli bir zenginlik kaynağı da onu nasıl değerlendiriyorsunuz ona bakmalı. Para gelsin de ne olursa olsun dediğiniz zaman ne doğa kalıyor ne kültür ne de ahlak. Birden çok zenginleşiyorsunuz sonra yaptığınız hesaplarda kaybınızın çok büyük olduğu görülüyor.
Yukarıda belirtiğimce kültür turizmi, bilimsel turizm, sağlık turizmi. Bu alanlar daha sağlıklı. Kaplıcalar, değişik alanda hizmet veren ünlü hastaneler ayrı birer turizm akımı oluşturur ve bu yol çok sağlıklıdır. Kültür varlıklarınızı iyi korur, gün yüzüne çıkarırsanız bu yoldan hem ülkenizi tanıtır hem ulusunuzu halkınızı insanlığa tanıtırsınız... Ki bu olay uluslararası bir olay olur barışa katkı sağlar. Bilimsel sempozyumlar, konferanslar düzenlersiniz hem bilime büyük katkı sağlarsınız hem de bu verilerden ülke olarak da yararlanırsınız. Yoksa salt gezenleri, sadece dinlenmek ve dinlencesini geçirmek için gelenlere yönelirseniz kazancınız da çok sağlıklı olmaz süresi de belli olmaz.

İLİMİZDE KÜLTÜR TURİZM
İlimiz il merkezi ve il sınırları içinde paha biçilmez kültür ve doğa zenginliklerine sahiptir. Sümela inanç ve kültür turizmine, Uzungöl doğal zenginlikleri sunan bir alandır. Bunlara benzer daha birçok zenginlik kaynağımız var. Tarihi sit alanları, doğal sit alanları dünyada emsali gösterilemeyecek düzeydedir. Ancak bu tavuklar altın yumurtluyor da siz daha çok yumurta için tavukları keserseniz içinden hiç beklemediğiniz şeyler çıkar.
Yaylalarımız, ören yerlerimiz, tarihi sit alanlarımız hepsi eşsiz değerde. Uzungöl çok güzel başladı, sonra bilimsel ve profesyonelce olmayan girişimlerle doğal Uzungöl gitti yapay Uzungöl geldi. 15-20 yıl önce basit Anadolu otelleri vardı. Şimdi çok yıldızlı en modern oteller. Antalya, Kuşadası, Marmaris’le boy ölçüşebilecek düzeyde. Belki bir kısım turist çok memnun oluyor rahat ediyor da bir kısmı umduğunu bulamadığı için geri dönüyor ve daha da ardına bakmıyor. Günübirlik turist bir gelir iki gelir ve biter. Oysa sağlam temelli bir turizm hareketi yıllarca hatta 50 yıl, 100 yıl sürer gider.
Trabzon’un en önemli turizm merkezi kuşkusuz Sümela’dır. Sümela çok ilginç bir yapı. Belki bin yıl önce kurulmaya başlanmış, doğa ile kültür iç içe. Daha sonra birçok yapı eklendi. Uzun bir süre dinsel bir mabet olarak kullanıldı. Sonra bu dinin mensupları gidince sahipsiz kaldı. Uzun bir süre çobanların hayvan barınağı oldu. 1960-70 den sonra uluslararası inanç ve kültür kurumlarının da ilgisi ile yavaş yavaş ele alındı. Son yıllarda değişik parasal kaynaklar da bulundu ve daha farklı ele alınıyor. Artık arkeoloji, sanat tarihi birer bilim dalı. Bakım onarım yapılırken öyle gelişigüzel hareket edilmez. Çok ciddi projelendirmeler yapılır. Büyük parasal kaynaklar da aktarılır ve hem sağlam hem de aslına uygun olur. Sümela’da da yıllardır bu yapılıyor. Bir türlü bitmiyor. Yapılanlar da tam bilimsel verilere dayanmıyor, çok eleştiriliyor. Oysa tarihsel ve kültürel yapılar aslına bağlı kalınarak yapılır. Ancak böyle olmuyor. Yap-boz, yık-yap... O geldi böyle yap, bu geldi şöyle yap.
Sümela ciddi olarak ele alınmalı. Elbette milli bir proje ancak uluslararası boyutu da var. O halde ulusal ve uluslararası çalıştaylar düzenlenerek konu bilimin önüne serilir. Büyük bir kabulle konu incelenip büyük çoğunluğun desteğini alacak duruma getirilmeli. Günümüzde artık bir yıl iki yıl süren inşaatlar yok. Her şey makineleşmiş. Üç beş yılda bitecek diye bir şey yok. En ivedi biçimde, en doğru biçimde ele alınıp başlanmalı ve bitirilmeli. Geç tamamlanması uzun vadeli zararlara neden oluyor. Turizmin ekonomik ayağı zedelenir. Bir fabrikayı yıkmak, bir maden ocağını kapatmak gibi. Turizm ihmale gelmez. Değer bilinmeli zaman çok iyi değerlendirilmeli. Tüm yatırımlar en kısa zamanda tamamlanmalı. Kaybedilen zaman büyük ekonomik zararlara neden oluyor. Turistik yatırımlar kışa bırakılmalı. Turizm sezonunda tamamlanmamış olsa da kapatılmamalı. Geçici önlemlerle ziyarete açılmalı. Eski olsun, kırık olsun tarihi yapıdır. Onu öyle görmek isterler. Tarihi bir yapıyı modern bir binaya çevirmek iş de değil. Lütfen ilgililer konuya bilimsel açıdan yaklaşsın. Üniversitelerin ilgili kürsüleri hatta uluslararası kültür kurumlarından da yardım alınsın. Öyle kaplumbağa yürüyüşü ile bu tür işler olmaz.

                                      

 

  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.