• BIST 97.098
  • Altın 260,070
  • Dolar 5,7330
  • Euro 6,4543
  • Trabzon 24 °C

TÜRKİYE GERÇEĞİ

Şükrü Üçüncü

Çernobil hakkında birçok kitap, araştırma ve yazılar okudum… 
Çok merak ediyordum, çünkü tanıdığım birçok insanı orada meydana gelen patlamadan dolayı kaybetmiştim…
Ne olmuştu? Çöküş aşamasında olan Sovyetler, ne haltlar yemişti?
Birçok belgeselde izlemiştim… 
Son dönemlerde dünyayı kasıp kavuran Çernobil dizisini de bir solukta izledim… 
Bir gecede tüm bölümlerini izleyerek, uykusuz kaldım ama değdi… 
Bu köşede çok defa sinema, tiyatro ve sanat üzerine yazılar yazdım. 
Bu sefer dizi şöyle çekildi, yok 35 mm kullanıldı, yok o oldu, bu oldu yazmayacağım…
Direk, insanlığın dankozluğu, devletlerin yalancılığı ile hiçe sayılan insan hayatı... Adına Türkiye denen dünyanın en büyük tımarhanenin savruk harekelerinden bahsedeceğim… 
Yıl, 26 Nisan 1986… Sovyet Ukrayna’da patlama meydana gelir… 
Diğer kaynaklarda ve bu dizide de olduğu gibi Rusya bu patlamayı gizler… 
Öyle ki, radyo aktif madde bulutlar ve rüzgârlarla yayılarak Doğu Almanya, Çekya, Macaristan, Belarus, Ukrayna ve Türkiye’yi etkisi altına almıştır…. 
Rus bilim insanları…. (Şahsıma göre insan katilleri) Patlamanın büyük çaplı olmadığı yönünde sürekli yalan konuşmaktadır… 
Ruhlarında her daim pezevenklik bulunan değerli bu insanlar, öylesine bir avanaklık yaparlar ki, şuanda bu yazıyı okuyan siz değerli okurlarımızın aileleri, komşuları ya da arkadaşları arasında radyasyonun yol açtığı kanserden dolayı ölenler mutlaka vardır... 
Üç tane Sovyet budalası bilim insanının yemiş olduğu naneden dolayı, ne yazık ki, pek çok insan bedel ödemek zorunda kaldı. 
Anlatmak istediğim yalancı sahtekâr Sovyetlerin söylemleri değil… Onu zaten hepimiz biliyoruz… Ne kalmıştı ki, zaten yıkılmaya başlamıştı…  Dünya sanatına ve edebiyatına bu denli büyük adamları yetiştiren Rusya, 1986’da yine dünyanın en büyük bilim katillerini çıkarmıştı. 
Stalin’den sonra katillerin arkasında hep bu ülke vardı… ( Merak etmeyin NATO’da benim için katildir… Amerika’da katildir… Emperyalist, kapitalist sermayenin uşağı da değilim…)
Sonuçta Çernobil de bu katillerden biriydi… 
***
Şimdi Türkiye’ye gelelim… 
26 Nisan 1986’da komşunuzda bir patlama oluyor… Nükleer bir patlama… Bir tane devlet yetkilisi kalkıp burada neler oluyor demiyor? 
İsviçre dünyaya duyuruyor, büyük bir radyo aktif hava kirliliği var önlem alın…  Sovyet komşu ülkeleri önlem alıyor… Hiç alakası olmayan ve etkilenmesi zayıf olan devletler alıyor ama olayın hemen yanı başında bulunan Türkiye almıyor…
Neden..?
Halkını hayvan yerine koyan ve bunlara çobanlık yapan siyasiler yüzünden… 
Karadeniz kırılıyor, Çernobil’in etkisi altına girmiş… Radyasyon yüklü zehirli bulutların yağmurlarla birlikte toprağa taşıdığı radyo aktif madde partikülleri birçok insanın kanserden ölümüne sebebiyet vermiş. 
Ama bir tane yetkili, halkını uyarmıyor…
Hatta bir salak bakan… Çayda radyasyon yok diyerek çay içiyor… Halka aman korkmayın diye de telkinde bulunuyor…
Adam çoban kardeşim çoban… 
Yalamalığı iyi yaptığı için bakan edilmiş… Bir şey bildiği için değil… Bu adamın vermiş olduğu telkine de bizim millet zaten inanır…
Bu ülkede siyasetçiler, vatandaşın babasından daha önemlidir….
Sonuç…
Salak çay içti… Ülke önlem almadı… 
Benim dayım kanserden öldü…
Kazım Koyuncu kanserden öldü…
Ben uzun yıllar kanserle mücadele etmek zorunda kaldım… 
Eşim kanser riski ile hastaneye yattı…
Çok sevdiğim arkadaşlarım kanserle mücadele etti… 
Neden..?
Türkiye’de bir tane sorumluluk sahibi, halkı düşünen devlet adamının olmaması yüzünden… Düşünün, o tarihte Türkiye’de Çernobil ile alâkalı üniversitelerin araştırma yapması engellenir… Abartmıyorum bu ülkede bu oldu… Herhalde biz, Sovyet Türkiye’yiz… İşi sakladık… 
***
Şuan çekilen dizide hiç Türkiye adı yok… En çok etkilenen ülkeyiz ama ismimiz geçmiyor… Neden mi..? Biz sakladık rapor edip dünyaya duyurmadık da ondan… Yani Allah’tan senarist olayın Türkiye'deki etkisini araştırmamış… 
Düşünsenize sahneyi… Kamera Türkiye’de Bakan çay içiyor korkmayın bir b… olduğu yok diyor…. Sonra da Başbakan Özal'ın ilgili bakana, "Çay iç kameralar önünde, vatandaş rahatlasın" dediği ortaya çıkıyor. Bazen şükrediyorum…
 Ya AIDS patlasaydı... Sonra bakın bir b… olduğu yok derdi… 

 

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.