• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Trabzon 9 °C

Türkiye İran olur mu?

Türkiye İran olur mu?

Türk toplumunun önemli bir bölümünün dilenden düşürmediği sorulardan biri, ‘Türkiye İran olur mu idi!

Bu kuşku ve soru, toplumun gündeminden düştü mü?

Türkiye’nin gidişatından kuşku ve kaygı taşıyanların büyük çoğunluğu hala bu sorunun cevabını bulmuş değil!

Geçenlerde TV’lerin birinde Mısır ile ilgili bir değerlendirme yapılırken, konuşmacıların biri Mısır’da 30 yıl önce kadınların yüzde sekseninin başının açık olduğunu, bugün ise bu oranın ters döndüğünü ve Mısır’ın önemli kentlerinin cadde ve sokaklarında başı açık kadın sayısının azaldığını, hatta bazı bölgelerde neredeyse sıfırlandığını söyledi.

Kadınların başının açık veya kapalı olması, Müslüman olmayan toplumlarda fazla bir şey ifade etmez.

Çünkü bu konuda dini bir baskı söz konusu değildir.

İslam ülkelerinde ise durum tam tersidir.

Bugün Almanya’da, Fransa’da, İngiltere’de veya bir başka Avrupa ülkesinde Hıristiyan dininin kurallarına göre hükümetlerin kurulma şansı ve bu ülkelerin din devletine kaymaları mümkün değildir.

Avrupa ülkeleri bu olayı yıllar hatta asırlar öncesinde çözdü.

Laik ve çağdaş bir eğitim sistemi oluşturdu. Din ile devlet işlerini birbirinden ayırdı.

Türkiye ise ne milli bir eğitim sistemi oluşturabildi ne de din ile devleti birbirinden ayırabildi.

Türkiye’de din konusunda eleştirel anlamda yazı yazmak tehlikelidir.

İki satır yazdığında, görüşlerini aktardığında hemen damgayı yersin!

Seni yargılayan veya seni ‘dinsizlikle’ suçlayanların dini bilgisi senin kadar olmasa bile zokayı yersin.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nde bugün 71 milyon insan yaşıyor.

Bu insanların, yüzde 95’i Kuran’da ne yazdığını, insanlara neler emredildiğini bildiğini sanmıyorum.

Çünkü hiç kimse o kutsal kitabı ana dilinde okumuyor.

Ayetlerin Türkçesi bilmiyor.

Buna devletten maaş alan Cami Hoca ve Müezzinlerinin çoğu da dahildir.

Kuran’ı Türkçeye çevirmek veya Kuran’ı Türkçe okumak zor mu?

İngiltere Kraliçesine Kuran’ın İngilizcesini hediye edenler, Türk toplumuna neden Kuran’ın Türkçesini hediye etmezler! Okutmazlar!

İnsan akşamları Kuran’ı Türkçe olarak bir saat okusa, birkaç ayda Kuran’da ne yazıldığını öğrenir.

Dinini bilir!

‘Aman haşa Kuran’ın Türkçesi olur mu? Anlamı bozulur?’ şeklinde eleştiriler başlar.

İngilizceye, Rusçaya, Almancaya, Fransızcaya; Farsçaya çevirdiğinde anlam bozulmuyor, Türkçeye çevrildiğinde bozuluyor!

Türkiye’nin din konusundaki açmazlarından birinin de bu olay olduğunu düşünüyorum.

İkinci bir olayda, dinin devlet kontrolünde olması!

Diyanet İşleri Başkanlığı neden özerk bir yapıya kavuşturulmuyor?

Din adamı, cami hocası ile Üniversite öğretim üyesi, Öğretmen, Hakim, Savcı aynı statüde olur mu?

Burası Türkiye burada olur!

Özel sohbetlerde ara sıra, Türkiye’de ideolojik eğitim veren iki okulun olduğunu iddia ederim.

Bu söylemim kimilerinin aklına yatar, kimilerinden de eleştiri alırım.

Bu okulların birinin askeri okullar, diğerinin ise İmam Hatip Liseleri olduğunu söylerim.

Gerçi, son dönemde bu okulların yüksek öğretimde önü kesildi!

Bunun yerini başka okullar aldı!

Askerin ideolojisi ve görevi anayasada belirlenmiş.

Ya dini eğitim veren okulların! O okulların ki de bellidir ama…

Siz, istisnalar dışında İmam Hatip Liselerinden mezun olup da cami eksenli siyaset yaptığı izlenimi veren bir parti dışında, bir başka partiye oy vereni duydunuz mu?

Türkiye’de son 7 yılda yaşanan sıkıntı, çalkantı ve sistemdeki taşların oynamasının ana nedeni, bana göre temel de din eksenli ideolojik eğitim alan İmam Hatiplilerle, tarikat ve cemaatlerin iktidarda etkin olmasıdır.

Türkiye’deki devlet dairelerinin ekseriyetinde ve ülke genelinde büyük bir kadrolaşma harekatı gerçekleştirilmiştir. Belediyelerde de aynı durum söz konusudur.

Devlet dairelerindeki bu kadrolaşma, ticareti hayatta dini önde tutanların her geçen gün yeni üye ve mevzi elde etmeleri ne yalan söyleyeyim, beni endişelendiriyor.

Türkiye’deki bu değişim, rejimi ve sistemi değiştirir mi?

Bundan sonra geriye dönüş olmaz.

Ancak, sosyal yapıyı değiştirebilir. Değiştiriyor da!

Bu değişime rağmen, Türkiye’deki eğitim sistemi değişmedikten sonra, İran veya benzeri bir ülke olmayız.

Ancak; ekonomideki dalgalanma bu şekilde devam ederse daha farklı belki de daha tehlikeli bir yola girilebilir.

Asıl kuşkum ve korkum da bu!

 

 

Trabzon’a yatırım ve teşvik!

 

Trabzon; 2011 yılı ocak ayı itibarı ile teşvik kapsamında.

Spordan Sorumlu Devlet Bakanı Faruk Özak, ‘Yeni Teşvik Yasası ve Trabzon’ konu başlığı ile İstanbul’da bir toplantı düzenledi.

Toplantıya, Trabzon’daki STÖ başkanları, İstanbul’daki bazı iş adamları, dernek yöneticileri, siyasiler katıldı.

İstanbul ve diğer batı kentlerinde üretim ve imalat yapan işadamlarının büyük çoğunluğu toplantıya katılmadı. Trabzon’dan da toplantıya katılan işadamı yok denecek kadar azdı.

Kürsüye çıkan hemen her siyasetçi, işadamlarını Trabzon’a yatırım yapmaya davet etti.

Yatırım yapmak, istihdam sağlamak, üretmek müthiş bir olay!

İstanbul’daki toplantıda siyasiler dışında konuşanlar önemli konulara temas etti.

Mesela; yeni teşvik yasası haksız rekabet yaratacak mı? Yaratmayacak mı?

Gerçi haksız rekabet yaratıp yaratmasından önce, Trabzon’da uygulanacak olan teşvik yasasında metal işlemeye, orman ürünlerine, mobilya üretimine, bilgisayar yazılımına, tersaneye, balıkçılığa, fındığa, çaya teşvik var mı, yok mu?

Benim bildiğim yok!

Bu teşvik yasasından Hekimoğlu Cıvata, Gündoğdu Mobilya, bilumum fındık entegre ve işletme tesisleri, balık üreticileri, gemi-tekne yapımcıları, bilgisayar yazılımcıları, çay işleme ve paketlemecileri yararlanmadıktan sonra veya bu sektörlere teşvik verilmedikten sonra, kim ne tür nutuk atarsa atsın yeni teşvik sistemi Trabzon için bana göre çok ta önemli değil!

Çimento’ya teşvik varmış?

Trabzon’a ve özellikle sahil güzergahında Çimento üretimine teşvik verilmesi kadar yanlış bir uygulama olabilir mi?

Trabzonlular olarak kent merkezindeki Çimento Fabrikasını bulunduğu yerden taşınması için 40 yıldır mücadele ediyorsun, Ankara’dakiler Trabzon’a yeni çimento fabrikaları kurulması için teşvik veriyor. Olacak iş değil!

Karadeniz bölgesinde HES’ler yapılıyor ya!

Bu HES’lere çimento, kum, çakıl lazım!

Sürmene’de tersane yaptırıyorsun!

Teşvik kapsamına almadıktan sonra, kim gelir Sürmene’de gemi-tekne yaptırmaya veya kim orada tezgah kurar!

Daha önce de yazmıştım.

Fındığı üreteceksin, kıracaksın, kavuracaksın, paketleyeceksin göndereceksin veya yalnız kırıp çuvallara doldurup satacaksın.

Elin gavuru işleyecek, ülkesinde binlerce kişiye istihdam sağlayacak,  çikolatasını imal edecek, sattığının üç kat fiyatına tekrar sana satacak.

Bu eleştirileri getirirken, yeni teşvik sisteminin bölgeye hiç mi yararı olmayacak?

Elbette olacak!

Ama ne kadar? İşte asıl sorun da burada!

Bu arada, Trabzon’a yatırım için yeni organize sanayi bölgeleri için, arsa, arazi istimlak edilmesi, alt yapısının vs. yapılmasını beklemek bölgeye yapılacak yatırımları geciktirir.

Burada yapılması gereken iş, yatırımcıya kullanacağı arsayı temin etmektir.

Türkiye’nin önde gelen Konfeksiyon firmalarından birinin sahibi olan Trabzonspor eski yönetim kurulu üyelerinden Selami Sarı, ‘Bana organize sanayi bölgesinden değil, kent ve ilçe merkezlerine yakın yerlerde arsa lazım. Satılık veya kiralık bulduğum anda yatırıma başlayacağım’ diyor.

 

 

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Kaşüstü’nde yapılacak Kavşak sorunu çözmez!21 Ocak 2016 Perşembe 06:47
  • Türkiye’de muhalefet iktidara çalışıyor!20 Ocak 2016 Çarşamba 06:47
  • Asım Aykan’ın reçetesi!19 Ocak 2016 Salı 06:47
  • Yeni Cumhuriyet yeni rejim!18 Ocak 2016 Pazartesi 06:46
  • Devlet Bahçeli nereye koşuyor?02 Aralık 2015 Çarşamba 06:47
  • İşgal yılları Trabzon S.P.Mintslov’un günlüğü! (1916-17)26 Eylül 2015 Cumartesi 14:58
  • Trabzon-Maçka'da Bir Prometeus: İlyas Karagöz19 Eylül 2015 Cumartesi 09:54
  • Kral Sarayından Kızlar Manastırına!16 Eylül 2015 Çarşamba 13:35
  • Efsaneler kenti Trabzon!08 Eylül 2015 Salı 14:17
  • Tarihi doğru okumak ve Trabzon’un Hatunları!03 Eylül 2015 Perşembe 09:00
  • YERİN KULAĞI
    • Evetçi 100 MHP’li bulamazlar!
    • Birinci yalnız kaldı!
    • İnternet sitesinin anketi!!
    • K. Ersun Yanal  hayranı medya!
    • Futbol zirvesine Sümer neden gitmedi?
    • Evde yatıp para kazanacaklar!
    • Atatürk karşıtı tarihçiye ödül!
    • MHP’de iki çift bir tek!
    • TFF Trabzonspor’u haraca bağladı!
    • Fevzi Hoca’nın misafirleri!
    1/20
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.