• BIST 97.149
  • Altın 287,350
  • Dolar 5,7454
  • Euro 6,3899
  • Trabzon 24 °C

TÜRKİYE’NİN AYAĞINDAKİ PRANGA: HAMASET

Dr. Hasan AKYÜZ

   Türkiye her alanda kendine yetebilecek potansiyele sahip bir ülke. Genç nüfusu, yer altı ve yer üstü kaynakları ve diğer bütün faktörleri ile gerekli dinamikleri bünyesinde barındırıyor. Fakat bu dinamiklerini yeterince kullanamıyor, dünyada hak ettiği yerde değil. Peki neden, sebep ne? Pek çok sebep sıralanabilir, fakat bence en başta gelen neden toplumumuzun yakalandığı Hamaset hastalığı…  
    Hamaset, Arapça ḥamāsa’dan gelen, kahramanlık, yiğitlik, coşma, aşırı cesaret gösterme anlamında kullanılan bir kelimedir. Pratik anlamda Şuuru boşaltıp “gerisi teferruattır” düşüncesizliğine teslim olmak durumudur.
   Hamasette somut bilgiye ihtiyaç yoktur. Hikâyeler yeterlidir. Hatırlayacaksınız birkaç yıl önce billboardlarda boy boy “yerli uçağımız göklerde” yazan afiş ve posterlere şahit olduk. Elimizdeki bilgiler bu haberin doğru olmadığını çok açık göstermesine rağmen özellikle belli bir kesim tarafından gerçek bilgi gibi söylem haline getirildi ve çok ilginçtir ciddi anlamda karşılık buldu Biz bu gerçek dışı hamasi hülyalarla uyurken aynı coğrafyayı paylaştığımız yanıbaşımızdaki İran somut adımlar attı. İran Savunma Bakanlığı yüzde yüz yerli savaş uçağı ürettiklerini açıkladı. Adı Kevser… Kevser ondörtbin metre yükseklikte uçabiliyor, azami hızı saatte 1470 km, farklı silah ve bomba yükleme kapasitesine sahip ve en önemlisi jet motoru yüzde yüz yerli. Ambargo altındaki İran Nükleer kapasitesini geliştirip nükleer güç olma yolunda ilerlerken, yüzde yüz yerli savaş uçağını üretirken, biz hamasi söylemlerle  insanların Amerika’da evlerinin arka bahçelerinde yapabildikleri insansız hava araçlarını yapabilme kapasitemizle avunduk. Ve maalesef göklerdeki olmayan uçağımızın yolunu gözlerken elimizdeki 1975 yılında zor şartlar altında büyük özverilerle kurduğumuz tank palet fabrikamızdan olduk. 
   Bir de bitmeyen bir yerli otomobil maceramız var. Sürekli olarak hamasi söylemlerle yerli otomobilimizi yapacak olan kahraman, cesur, cengaver iş adamları arayışı içindeyiz. Yakın zamanda İsveç yapımı bir otomobilin eski bir modeli üzerinden yerli otomobil hayalleri kurulmaya başlandı. Mantık sahibi düşünen insanlar bu uygulamanın akılcı olmadığını nedenleriyle beraber anlattığında hemen hayal satan hamaset odakları devreye girerek eleştirenleri neredeyse hain ilan etti. Biz İsveç yapımı eski model bir arabayı hayallerle süsleyerek yerli arabamız diye hülyalanırken hiç saymadığımız hatta geri kalmış her şeyi deyimlerle özdeşleştirdiğimiz Doğu Afrika ülkesi Uganda, yerli ve milli imkanlarıyla ürettiği güneş enerjili otobüs ve elektrikli otomobilin ardından ilk hibrit aracını da test etti. Kiira Motors şirketi, Afrika kıtasının ilk güneş enerjili otobüsü ve elektrikli otomobilinden sonra üretmeyi başardığı hibrit araca “Kiira EVS” adını verdi. Saatte yaklaşık 140 kilometre hıza çıkabilen araç, geniş iç dizaynı ve özgün tasarıma sahip ve yakında seri üretime geçilmesi planlanıyor. 
   Dünyadaki ülkeler bütün alanlarda birbiri ile yarış içerisindeler. Bu yarışta başarılı olmanın kriteri diğer ülkeleri geçmek önde koşmaktır. Yarışta hız kazanan önde giden topluluklar dünya refah pastasından en fazla pay alacak olanlardır. Sürekli arkanıza bakarak ne kadar yol aldığınıza bakmak ve bununla gururlanmak hiçbir şey ifade etmez, tek başınıza yarışmıyorsunuz.
   Gelişme ve ilerleme vizyon sahibi kadroların yapacağı ayağı yere basan politikalar ve planlamalar ile olur. Hamasi söylem ve eylemler ilerlemenin en büyük düşmanıdır, bilinçaltındaki korkulardan ve komplekslerden beslenir, gerçekleri görmemizi engeller, düşünceden uzaklaştırır ve hata yapmamıza neden olur.  Hamasetin düşmanı pozitif veriler ışığında sorgulayan bireylerdir. Hamaset avuturken düşünce uyarır ve sorgulayarak cevaplar arar. Sorgulamak ise cesaret ister. 

 

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.