• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Trabzon 17 °C

Türkiye’nin neresi yeni?

Eray Altındaş

Geride kalan Cumartesi günü Trabzon’da AKP’nin Başbakan Ahmet Davutoğulu’nun da katıldığı il kongresi geçekleştirildi. Daha Başbakan gelmeden AKP Trabzon teşkilatından günler önceden telefonlara mesajlar yağmaya başladı… Görevi Trabzon’u daha güzel ve yaşanılabilir bir şehir durumuna getirmek olan Büyükşehir Belediye Başkanı Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu’ndan tutunda, 0850 6600614 numaradan Adnan Günnar’dan sesli mesajların ardı arkası kesilmedi!

Açık söylemek gerekirse 4 aya yakın bir zamandır Türkiye’de başbakanlık yapan Ahmet Davutoğlu’nun ne diyeceğini, neler söyleyeceğini bu güne kadar yaptığı konuşmalarından az çok tahmin edebiliyordum.  Gene de gelen onca mesajdan sonra dinlemek şart oldu. Belki Başbakan, ikinci kez geldiği Trabzon’a müjdeler verir düşüncesiyle televizyon ekranın karşısına geçtim. Açık söylemek gerekirse dinlediğime pişman oldum… Hayal kırıklığı yaşadım.

Asıl beni menevişlendiren AKP’lilerin telefonuma gönderdikleri mesajlar içinde ve  billboardlarda dercedildiği  üzere “Yeni Türkiye” ibaresi oldu.  Kendi kendime geçmişte neler yapılmış hatırlamak istedim… Sizi bilmem ama arada bir zihin taraması yapmak, suya kavuşan çiçeğin tazelenmesi gibi bir his uyandırıyor bende. Deneyin, on üç yılda nasıl uyutulmuşuz sizler de görün.

***

 

Hemen bilgisayarın başına geçip dikiz aynasından geride kalan yılara şöyle kısa bir yolculuk yaptım. 

2001’den bu güne kadar geçen seneler bir film şeridi gibi aktı!

O gününden buyana Türkiye’de tek yeni olan Ankara’ya yapılan bir milyar liraya mal olan 1150 odalı saraydan başkası gözüme çarpmadı.

Bundan tam 4 yıl önce Türkiye Balyoz ve Ergenekon operasyonları ile sarsıldı…

Bir gazetenin “ Fatih Camini bombalayacaklar” haberi ile TSK’daki üst düzey komutanlar, askerler, gazeteciler darbe yapacakları gerekçesiyle evlerinden tek tek alınıp adliyelere taşındılar. O gün başbakan olan Recep Tayyip Erdoğan,Bu davanın savcısı benim” diyordu…

O dönem iktidara göbeğinden bağlı olan ve yollarda beraber yürüyen bir kısım basın  Zamansız yaptığı haberlerle, “bırakın hukuk görevini yapsın” diye manşet atmaktan geri durmuyordu.  Akıllarına ne hukuk ne de demokrasi geliyordu. Bu günlerde beraber yürüdükleri yollarda bir birlerinin ayağına basıp sen yoluna ben yoluma şarkısını söyleyince  “Haşhaşi” yaftasını boyunlarında buldular.

Çok değil bundan bir yıl önce, bu kez Türkiye yolsuzluk ve rüşvet operasyonu ile büyük bir “deprem” yaşadı. Polisin ve savcıların yaptıkları baskınlarda evlerde para sayma makineleri, bir banka müdürünün evinde ayakkabı kutularının içinde milyonlarca yabancı paralar… Bakara makara diyip gülüşenler ve “Ben ne yaptıysam başbakanın haberi var diyen” bir bakan. O günlerde de en çok “inlerine gireceğiz” ve “Yeni Türkiye” sözü ile ortalığı toza  dumana katıyorlardı…

***

 

Hadi geçmiş geride kaldı deyip 120 gündür emanet aldığı başbakanlık koltuğunda oturan Ahmet Davutoğlu’nun performansına bakmaya ne dersiniz? Geçen dört aylık zaman dilimi içinde yenilikten zerre miskal eser göremedim.

Yine mahkemelerin önleri ana baba günü…

Dün yapılan kumpasa çanak tutanlar, bu gün polislerin eşliğinde “Demokrasiden dönüş yok” diye bağırarak ifadeye gidiyor.

Tutuklamalar tıpkı geçmişte olduğu gibi peş peşe devam ediyor.

Çalışan kesimden işçi, memur yine sokakta, hakkını demokratik bir şekilde aramak için sesini duyurmanı derdinde. Dün olduğu gibi yine polis gazına ve TOMA’nın suyuna maruz kalıyor. Ekonomide alarm zilleri çalıyor. Büyüme beklentilerin çok altında. İşsizlik rekor seviyelere ulaştı. Türkiye’de her beş kişiden üçü işsiz. Üstelik iş arayanların çoğu dört yıllık üniversite mezunları.

ABD’den gelecek bir söz ile Dolar yönünü yukarıya çevirdi, tutabilene aşk olsun füze gibi yükseliyor.

Güney Doğu’da sular durulmuyor…

Her gün olay, her gün bir ölüm haberi.

Günümüzde rutin haberlerden sayılmaya başlayan “erkek terörü” ve kadın cinayetlerinin ardı arkası kesilemiyor.

Size dünden bu güne ülkenin hal-i pür malini anlatmaya çalıştım. Beş yıl önce ne yaşandıysa bu gün aynısı tekrarlanıyor.

Şimdi söyler misiniz; “Türkiye’nin neresi yeni”.

 

Trabzon’a

tren yok

 

Geçen hafta içinde Konya’da YHT seferlerine başladı. O töreni izlerken TOBB Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu’nun bundan birkaç hafta önce ödül aldığı Avusturya Ekonomi Odası’ndaki  konuşması aklıma geldi.

Hisarcıklıoğlu, “Ülkemizin gerek nüfus, gerekse oluşturulan katma değer bakımından önde gelen şehirlerinden olan Trabzon demiryolu şebekesine bağlanmalı. Trabzon-Gümüşhane- Erzincan Demir yolu bir an önce bu bölgede hayat bulmalı” diyordu.

Hisarcıklıoğlu kusura bakmasın ama boşuna nefesini tüketti. Konya’daki törende konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, YHT’nin ve yeni rayların gideceği illerin ismini sıralarken ne yazık ki Trabzon’u yine teğet geçti. Başbakan Ahmet Davutoğlu da treni ağzına almadan Trabzon’u karayolu ile taa Basra’ya bağladı.

Sizin anlayacağınız Trabzon’a tren yok…

Ama onun yerine AKkazık stadyumumuzun bitmesine az kaldı. Buna da şükür 13 yılda sadece stadyum…

Gözün aydın Trabzon!

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.