• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Trabzon 25 °C

Türkiye’nin sorunu muhalefet mi?

Türkiye’nin sorunu muhalefet mi?
Hasan Kurt yazdı...

Cumhurbaşkanlığı seçiminin iktidar ve muhalefet partilerinde deprem olmasa da sarsıntı yarattığı bir gerçek! Özellikle de CHP’de! MHP’de henüz ses seda yok! MHP’nin tabanı rahatsız ama bu rahatsızlığı Ankara’ya taşıyacak isim yok!

Zaten genel başkan Bahçeli, seçim gecesi mikrofonların karşısına geçti, önündeki metni okudu, AKP ve Başbakan Erdoğan’a yüklendi, eleştirdi, gaz aldı!

Devlet Bahçeli, tam 17 yıldır MHP’nin başında. Son kongrede Koray Aydın rakip çıktı. Teşkilatlar kontrolünde olduğu için az bir farkla seçimi kazandı. Sonra da partiyi yeniden dizayn etti, köşe başlarına kendine sadık isimlerini getirdi. Partinin hakimiydi, seçimden sonra tam hakimi oldu.

Zirveye oynayan bir futbol kulübü, bir iki yıl başarısız oldu mu, o kulüpte bir değişime gidilir. Başkanı, hocası ayrılır yerine yenisi gelir, futbolcu kadrosu güçlendirilir.

Zirve mücadelesi yapan bir siyasi parti ile futbol kulübü arasında çok da fark yoktur.

Fenerbahçe’de Aziz Yıldırım, 10 yılı aşkın süre başkan. Bu süre zarfında Fenerbahçe zirveden hiç inmedi. Yani kulüpte başkanı da başarılıdır. Böyle kulüplerde pek başkan değişimine gidilmez.

Diğer yandan mesela Trabzonspor’u, Beşiktaş’ı, hatta Galatasaray’ı göz önüne aldığımızda, bu süre zarfında başarısız olanlar gitmiş, yenileri gelmiştir.

Değişim, yeni söylemler; kulüpler için de, siyasi partiler için de heyecandır, umuttur.

Zaten başarının anahtarı da; heyecan, umut, plan, program ve yeni söylemdir.

Siz MHP’de 2000 yılından buyana bu beş unsurdan birini duydunuz mu?

Duyamazsınız. Çünkü bu beş unsur için partide bir kan değişikliği olması gerekir. Değişim olmadığına göre, eski tas, eski hamam misali MHP yoluna devam ediyor. Ve yüzde 15 civarında kalıyor… Ki, yarın MHP’de bir değişim olmazsa düşüş de başlayacaktır.

***

CHP’ye gelirsek.

Burhan Çuhadaroğlu, dünkü yazısının bir bölümünde; ‘Sonuçta ortaya çıkan tabloda görünen, Türkiye’nin birinci partisi açık ara AKP ve ikinci partisi de yakın ara yine AKP’dir. Halen Türkiye’nin üçüncü partisi konumuna HDP yerleşmiştir. Maalesef CHP ve MHP son sıraları paylaşmaktadır ‘ diyor. Burhan hoca, aslında olayı özetliyor.

CHP ve MHP, Ekmeleddin İhsanoğlu’nu değilde bir başka aday çıkarsa veya iki parti kendi adayları ile seçime girse ne olurdu? Farklı bir sonuç çıkmazdı. Erdoğan yine kazanırdı.

Ancak, iki partinin ortak adayında iki partiye gönül verenler, ortak bir şey bulmalıydılar.

Ortak adayda, olmayan buydu.

Ortak aday, çoklarının söylediği gibi Recep Tayyip Erdoğan’ın bir başka versiyonu idi. Sandığa gitmeyenlerin veya kerhen oy verenlerin de itirazı buydu.

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun, bugün seçim olsa yine Ekmeleddin İhsanoğlu’nu aday gösteririm, demesini ben akıl tutulması olarak değil siyasi bir söylem olarak nitelendiriyorum… Ki, Kılıçdaroğlu’nun söylemi bana göre doğrudur.

Burhan Hocanın, yalnız CHP’ye değil MHP’ye olan şu eleştirisine aynen katılıyorum;

‘Bütün bu acı veren beyanatlar ve davranışlara rağmen “aman partimize zarar vermeyelim” duruşu baskın çıkmış ve Türkiye’de adaysız kalmış olan muhalefet büyük bir olgunluk ile seçim sürecini izlemiştir. Bu noktada bireysel ikbal peşinde koşan, köşe kapmacı ilkesiz sahte partililerin itirazlarını duyar gibi oluyorum. Partilerini ve ideolojilerini büyütmek gibi bir dertleri olmayan bu kesimler; seçime katılımın düşüklüğünü, hırsıza oy verenleri suçlamak, karşı propagandayı ve diğer muhalif partileri suçlamak gibi ucuz ve içi boş, hiçbir değeri olmayan görüşleri sıralayacaktır’.

Çuhadaroğlu son söz olarak da: Ben; “tıpış tıpış sandığa gittim” Sayın Genel Başkan. Acaba sizler ve yerel teşkilatlarınız ne zaman ve nereye “tıpış tıpış gideceksiniz?”. Umarım bu topluma daha fazla çile çektirmezsiniz’ diyor.

***

Hükümet erken seçim kararı alır almaz mı bilemiyorum. Seçim erken de olsa zamanında da yapılsa, muhalefetin bu liderleriyle, teşkilatlarıyla, söylemleriyle değişen fazla bir şey olmaz. Hatta AKP’de genel başkan da değişse bile yükselişi devam eder.

Türkiye’nin sorunlarını muhalefetin yetersizliğine bağlamak bir yerde muhalefete haksızlık olarak nitelendirilse de olup bitenleri ve hükümetin 12 yıllık icrasını göz önüne aldığımızda muhalefetin ne denli statükocu ve pasif olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. 

AKP’yi engelleyecek olay; ekonomik gidişat ve muhalefet partilerindeki değişimdir.

 

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • CHP’nin yeni misyonu AKP’ye örtülü destek mi?22 Ocak 2016 Cuma 06:47
  • Kaşüstü’nde yapılacak Kavşak sorunu çözmez!21 Ocak 2016 Perşembe 06:47
  • Türkiye’de muhalefet iktidara çalışıyor!20 Ocak 2016 Çarşamba 06:47
  • Asım Aykan’ın reçetesi!19 Ocak 2016 Salı 06:47
  • Yeni Cumhuriyet yeni rejim!18 Ocak 2016 Pazartesi 06:46
  • Devlet Bahçeli nereye koşuyor?02 Aralık 2015 Çarşamba 06:47
  • İşgal yılları Trabzon S.P.Mintslov’un günlüğü! (1916-17)26 Eylül 2015 Cumartesi 14:58
  • Trabzon-Maçka'da Bir Prometeus: İlyas Karagöz19 Eylül 2015 Cumartesi 09:54
  • Kral Sarayından Kızlar Manastırına!16 Eylül 2015 Çarşamba 13:35
  • Efsaneler kenti Trabzon!08 Eylül 2015 Salı 14:17
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.