• BIST 107.041
  • Altın 143,274
  • Dolar 3,5635
  • Euro 4,1526
  • Trabzon 26 °C

Türkiye’nin yeni fotoğrafı!

Hasan Kurt

Ülkemde ve kentimde olup bitenler karşısında üzülüyorum. Yazıp çiziyoruz. Başka da bir şey yapamıyoruz. Bu millet, bu ülkede yaşayanlar eninde sonunda gerçeği öğrenecek ama o zamanda iş işten geçmiş olacak!

Dürüstlüğün, ahlakın yerini sahtekarlık almış. Yalan, riya tavan yapmış. İlkenin yerine ilkesizlik yerleşmiş! Çıkar ve manfaat öne çıkmış. Devir; insanı insan yapan değerlerin yok olmaya yüz tuttuğu, çarkını döndüren, gemisini yüzdürenler devri olmuş.

Böyle bir ülkede; ahlaklı, faziletli ve dinine bağlı nesil yetiştirmek için yüzlerce değil binlerce din eksenli eğitim veren okul açsan, neye yarar ki! Din, ticari bir meta haline gelmiş!

Böyle bir ülkenin insanları, nasıl gerçekle yüzleşebilir.

Birileri çıkıyor, gerçekleri yazıyor, çiziyor, geçmişten günümüze örnekler veriyor, batılı ülkelerde olup bitenleri aktarıyor ve bu gidişin sonunun felaket olduğunu söylüyor. Başta yönetenler olmak üzere, toplumun büyük kesiminin, iktidarından muhalefetine bir kulağından giriyor diğerinden çıkıyor.

***

Şimdi çokları diyecek ki; ‘Ülkede her şey güllük gülistanlık. Biz bu ülkede önceki dönemlerde yaşananları da gördük’ vs. 

İşte sorun da burada!

Önceki dönemlerde yaşananlarla bugünü kıyaslama!

Dün yaşadıklarımızdan ders çıkarsaydık, aslında bugün olan bitene sessiz kalmazdık ve yarın bu ülkenin ve bu ülkede yaşayan insanların ne durumda olacağını düşünürdük.

Bu gün memlekette yarını düşünen var mı? Çocuklarımızın nasıl bir ülkede, hangi şartlarda yaşayacaklarını hesap eden var mı?

Asırlık Çınar, deneyimli devlet adamı, ekonomist Cahit Kayra, "Evdeki malı satıyoruz, dışarıdan borç alıyoruz ve büyüyoruz. Her yıl 60-70 milyar dolar borcumuz artıyor. Sahte, aldatıcı, tehlikeli bir büyüme. Ekonomik durumunuz sizin siyasi durumunuzu da etkiliyor. Eliniz kolunuz bağlı kalıyor. Ekonominizin durumu ortada. Bu kadar zayıf bir ekonomiyle dünya siyaset arenasında sözünüzü geçiremezsiniz, size istediği şantajları yaparlar. Tıpkı, bugün olduğu gibi" diyor.

***

Türkiye gibi büyük ülkelerde fabrika bacası tütmüyorsa, o ülkelerin geleceği tehlikededir. Bu ülkeyi kuran Atatürk ve arkadaşlarının ilk yaptığı işlerin başında sanayileşme ve üretim olmuştur. Cumhuriyetin ilk 15 yılında onlarca fabrika açıldı. Ve bu ülkeyi yönetenler son yıllarda, o günlerde yapılan bu tesisleri satarak çarkı döndürdüler. Satılacak tesis kalmadığı için mülk ve arazi satışına başlandı. Ekonominin can damarı üretimdir. Üretim durunca, sekteye uğrayınca veya yabancıların eline geçince ekonomi de zayıflar ve günün birinde ülke kaosa sürüklenir. Başka ülkelerin kontrolü altına girer!

Dünyada ekonomisi güçlü ülkelerde, anarşi, terör vs. oluyor mu? Mesela Almanya’da, ABD’de, Rusya’da, Fransa’da, İngiltere’de, kuzey ülkelerinden, Çin’de! İstisnalar dışında olmaz, olmuyor da!

Cahit Kayra ne diyor; ‘Zayıf bir ekonomiyle dünya siyaset arenasında sözünüzü geçiremezsiniz’

Türkiye, bu gün sözünü geçirebiliyor mu? Maalesef geçiremiyor.

***

Türkiye, ekonominin yanı sıra eğitim de tekliyor!.. Ki, asıl tehlike eğitimdeki bu dönüşüm hamlesidir. Türkiye’de temel eğitim farklılaşıyor. Ülkenin genç nesillerini daha ortaokul, lise sıralarında kamplara ayıran bir eğitim sistemi uygulanıyor. Gerçek anlamda mesleki eğitim vermeyen İmam-Hatipler genel liselerin yerini alıyor. Bu okullarda öğrenim görenlerin büyük kesimi, millet-ulus yerine ümmet diyor. Bir ülkenin yarısı millet yarısı ümmet derse, o ülkede birlik nasıl sağlanır. Birlik olmayan yerde dirlik, güven olur mu?

Din eğitimi verenler ile camilerde namaz kıldıranların sayısı, devletten maaş alan arazideki işçilerin sayısından neredeyse daha fazla olduğu bir ülkede yaşar hale geldik. 

Bu değerlendirmelerimi ve daha fazlasını bugün bu ülkede yaşayan insanların büyük bölümü mutlaka yapıyordur. Ama çokları; günlük ve kasa doldurmaya yönelik hesap yaptığı için ses çıkarmıyor. Kimileri de, özlediği rejime ve sisteme ulaşmanın mutluluğunu yaşıyor.

Bütün yaşananları ve bugünkü uygulamaları göz önüne aldığımda, ülkemin geleceğinden endişe ediyorum. Ama diğer yandan da toprakları işgal edilmiş, işgalciler tarafından parsellenmiş bu millet dün nasıl yedi düvelle cenk etmişse, küllerinden doğmuşsa yarın da bu zorlukların üstesinden gelir diye çokları gibi kendimi teselli ediyorum.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.