• BIST 106.711
  • Altın 143,514
  • Dolar 3,5567
  • Euro 4,1387
  • Trabzon 24 °C

Uçak isyanı ve perde arkası!

Uçak isyanı ve perde arkası!

Trabzonsporlu altı futbolcu Konya dönüşü karayolu ile Trabzon’a gelmişler.

Ekspres Spor müdürü Sertaç Hellaç, skandal olayı ‘Uçak isyanı’ başlığıyla kamuoyuna duyurdu ve çok önemli bir habere imza attı.

Trabzonspor kaptanı Hüseyin, olayı protesto mantığıyla değerlendirmenin yanlış olduğunu öne sürerek şöyle dedi;

‘Tüm arkadaşlarımız verilen bu izinle kendi planları doğrultusunda hareket etmişlerdir. Bu programdan gerek teknik heyetimiz gerekse de kafile başkanımızın haberi vardır. Gerçek böyleyken bu olayı kulübü protesto mantığıyla değerlendirmek iyi niyetli bir yaklaşım tarzı değil’

Hüseyin’in savunması bu şekilde!

Trabzonspor yönetim kurulu, göreve başlar başlamaz önce bir envanter çıkardı sonra tasarrufa yönelik uygulamaları yürürlüğe koydu.

Yönetimin bu uygulamalarda şu ana kadar başarılı olduğunu söyleme şansımız yok.

Çünkü; burada yapılacak ilk iş bize göre Özkan Sümer’e teşekkür etmek olmalıydı.

Gerçi, 20 günlük yönetimden 200 günlük iş beklemek yanlış olur!

Gelelim ‘Uçak isyanı’ başlıklı habere.

Sertaç Hellaç, ‘Abi, sadece bazı futbolcular Konya dönüşü, kafileden ayrı olarak özel araç tutup Trabzon’a dönmüşler’ dedi.

Bende, ‘Haberi takip et, araştır’ dedim.

Akşam saatlerinde, spor sayfasının çıktısına göz attım.

Sertaç, haberi manşette vermişti.

Olay, gerçekten skandal!

Önceki yıllarda bazı futbolcularla ilgili değişik iddialar gündeme getirilirdi.

‘Lazoroni’ye futbolcular gönderdi, Ziya Doğan’ı futbolcular aldırdı. Saha kapanmasını futbolcular istedi. Futbolcu yöneticiye para verdi vs.’

‘Uçak isyanı’ başlıklı haber taze idi!

Kafile Konya’ya gitmeden önce, tesislerde kaptan Hüseyin ile teknik direktör Ersun Yanal arasında bir konuşma geçmiş.

Kaptan Hüseyin, Yanal’a, ‘Hocam, Konya da bir gece bekleyemeyiz. Erken dönmek istiyoruz’ demiş.

Yanal ise, ‘Bu olay farklı algılanabilir. Protesto şeklinde değerlendirilebilir. Trabzon’a dönecek olanlar kafile ile birlikte hareket etmek zorunda. Ben zaten size iki gün izin verdim. İsteyen istediği yere gidebilir. Ancak, kafileden ayrı dönmek yanlış olur’ şeklinde karşılık vermiş.

Hüseyin, Trabzonspor kaptanı!

Takım kaptanı; yönetimin aldığı karara tepki verebilir mi?

Yönetim sonuçta işverendir.

O kulübü yöneten, sevk ve idare edendir.

Konya’dan Trabzon’a, İstanbul üzerinden uçak ile gelmek mi daha rahat yoksa karayolu ile mi?

Konya’dan gece yola çıkarsın ertesi akşam Trabzon’a gelirsin.

Yol yorgunluğu ile Trabzon’a geldiğin gece ayağa bile kalkamazsın.

Sonuçta öyle de oldu.

Hüseyin, ‘Bu yorgunluğu iki günde ancak atlatırım’ demiş.

Hüseyin ve 4 futbolcu kafile ile birlikte Trabzon’a dönseydiler, aynı zamanda Trabzon’da olacaklardı. Üstelik yorulmayacaklardı.

Hüseyin ve beraberindeki futbolcuların kafile ile Trabzon’a dönmemesi, kim ne derse desin bir tepkidir.

O nedenle, Hüseyin’in ‘bu olayı protesto mantığıyla değerlendirmek iyi niyetli yaklaşım değildir’ ifadesine katılmıyoruz.

Hüseyin tepkisinde haklı mı?

Trabzonspor’un özel uçak ile Konya’ya gidip gelmesinin maliyeti 70- 80 milyar liradır.

Bu seyahat tarifeli uçak ile yapıldığında gider en fazla 15- 20 milyar civarındadır.

Trabzonspor’un yıllık özel uçak gideri 700 ila 800 milyar arasındı.

Bu seyahatler tarifeli uçak ile yapıldığında harcanacak para en fazla 100 milyar lira civarındadır.

Aradaki fark en az yarım trilyon.

Trabzonspor özel uçak tutamaz mı? Elbette tutar.

İddiası kaybolmuş bir Trabzonspor’un 50- 60 milyarı heba etmesi doğru değildir.

Hüseyin, bize öyle geliyor ki Trabzonspor da yönetimin değiştiğinin farkında değil!

 

Vali beyin telefonu!

 

Trabzon valisi Nuri Okutan, akşam saatlerinde aradı.

‘Hasan Kurt’un kara listesine girmeyi hak etmiyorum’

-Sayın valim, siz beyaz listenin en üst sıralarındasınız. Bizim insanları, özellikle de yönetenleri kara veya beyaz listeye alma diye bir lüksümüz olamaz. Lütfen olayı bu şekilde değerlendirmeyin’

‘Benim amacım, kentin nabzını tutmak. Bunu siz de biliyorsunuz. Hemen her meslek grubundan arkadaşları davet ediyoruz, konuşuyoruz. Düşüncelerini alıyoruz.’

-‘sayın valim, sizin davetinizle gerçekleşen bu tür toplantılarda, davet edilmeyenler tepki gösterebilir. Bunu normal karşılamanız gerekir. Birkaç okurdan sitem geldi. Bu toplantılara katılanların hangi kıstasla belirlendiğini sordular. Biz de kamu görevi yapıyoruz’

‘Arkadaşlar, Ticaret ve Sanayi Odası’ndan liste, isim aldılar. Ben, Trabzon’da kim kimdir’ i nereden bileyim. Ayrıca, bu davetlerimiz devam edecek. Unuttuğumuz, görüşlerini almak istediğimiz arkadaşlarımızla oturup sohbet edeceğiz. İçki konusunda eleştiri getirmişsiniz. Olay, farklı yansıtılmış’

-‘Uzungöl’de içki olayı mı?’

‘Arkadaşlar Uzungöl’de içki verilmediğini söylediler. Ben de olayı yalnız içki ile sınırlandırmamamız gerekir, dedim. Bizim turizm ile ilgili önemli sıkıntılarımız var. İşletme yetersizliği, eleman eksikliği gibi. İşletmelerdeki bu sıkıntıları gidermemiz gerektiğini söyledim. 6 bin kişiye hizmet içi eğitim vermeyi planlıyoruz. Turizm tesislerindeki işletme eksikliklerini gidermemiz gerekir. İçki verilmiş, verilmemiş çok önemli değil. İsteyen içer, istemeyen içmez. Ona biz karışmayız. Bizim hedefimiz, işletmelerimizdeki kaliteyi yükseltmek, yeni işletmeler açtırmaktır’

Trabzon valisi Nuri Okutan’ın, kahvaltılı sohbet toplantıları ve içki konusundaki açıklamaları özetle bu şekilde.

Vali beyi, duyarlılığından ötürü kutluyoruz. Açıklamaları için de teşekkür ediyoruz.

 

Rus işgal komutanı Mintslov’un günlüğü!

 

Dr. Enver Uzun, Trabzon’un Ruslar tarafından işgal edildiği yıllarda, işgal komutanı olan Mintslov’un Trabzon günlüğünü tercüme etmiş.

Rus işgal komutanı Sergei Mintslov, Trabzon’da yaşadıklarını ve gördüklerini tam yazdı mı bilemiyoruz.

Yazdıklarını okuduğumuzda tüylerimiz diken diken oluyor.

Ruslar, Trabzon’a geldiklerinde kent ve çevresindeki Müslümanların büyük çoğunluğu muhacirliğe çıkmış, vatanlarını terk etmişlerdi.

Bölgede, Rumlar, Ermeniler ve muhacirliğe çıkamayanlar, dağlarda direnenler ve az da olsa işbirlikçiler kalmıştı.

Dr. Enver Uzun’un, Türkçeye çevirdiği günlüğü bir bölümün daha önce okumuştum.

Mintslov, günlüğünde Trabzon’a gelişini ve kentte kaldığı süre içersinde yaşadıklarını ve gördüklerini anlatıyor.

Mintslov, Rize gelişini ve gördüklerini şöyle anlatıyor;

“Sabah gürültüyle geminin çapası suya atıldı. Rize’nin yakınlarında durmuştuk. Portakal bahçeleriyle meşhur olan bu şehir çok küçüktü. Burada gemiden bir hayli yük boşaltılmalıydı. Bu nedenle motorlu bir kayıkla sahile çıktım.

Kazakların at bağladıkları uzun yolun yanından geçerek asıl sokağa çıktım. Yol çok dar ve eğiri idi. İki katlı Türk evleri kirli ve kaba idi. Evlerin birinci katında dükkanlar, fırınlar, kahvehaneler vardı. Ticaret edenlerin tümü Yunanlılardı. Türklerin izi bile kalmamıştı. Üç sokaktan ibaret olan şehri 15 dakikada gezdim. Her tarafta bizim askerlerimiz göze çarpıyordu…. Of yakınlarında savaş vardı…Of’ta sadece askerler vardı. Sivil insanları görmedim, diyebilirim. Of, Rize’den daha iyi durumda idi....’

Ve Trabzon…

…şehrin 40 verstliğinde savaş sırasında Türkler bir mermi atmadan şehri terk etmişlerdi. Amerikan konsolosu, Lyahov’un yanına gelerek şehrin herhangi bir direnç göstermeden teslim edildiğini belirtir. Bizim askerlerimiz Türklerin şehri terk etmesinden iki gün sonra şehre girdiklerinde şehrin Yunanlılar tarafından yağmalandığını görürler….. Şehir Yunanlılar ve bizim denizciler tarafından yağmalanmıştı. ….. Türklerle burada olan Yunanlılar arasında çok güzel alakalar olmuştu. Buradaki emniyet müdürünün sözlerine göre her bir yunanlının evinde Rus bayrağından başka bir de Türk bayrağı vardı. Bu bayraklardan birisi Rus Çar askerlerinin şehre geldiğini bildirmek; diğeri ise şehrin tekrar Türklerin eline geçmesi durumunda sevinç gösterisinde olduklarını göstermek içindi….

‘Trabzon’un tarihi taş devrinin mağaralarından başlar…. Trabzon çok güzel geçmişiyle bir tür Karadeniz Troyasıdır…… Dün akşam köprüden geçerken bir olayın şahidi oldum. Hapishanenin aşağı tarafında yargan beyaz kağıtlar ile dolu idi. Burada kitap paketleri vardı. Onların hepsi yarganın derinliğinde yanarak duman çıkarıyordu. Burada bir çok asker vardı.

Onlar, kağıtları bir yere topluyor ve yakmaya çalışıyorlardı…. Eyaletin tüm arşivi ve Türklerin burada oldukları sürede görülmüş olan mahkeme işlerinin belgeleri yakılıyordu.. Burada ne kadar değerli belgeler yok olmuştur. Artık bu meseleden soz etmeye değmezdi!’

Dr. Enver Uzun’un, Rus İşgal komutanı S.P. MİNTSLOV’un Trabzon günlüğü adlı tercümesi gerçekten okunmaya ve de ders almaya değer bir eser.

Mintslov’un Trabzon Günlüğü, adlı eseri kitapçılarda bulabilirsiniz.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • CHP’nin yeni misyonu AKP’ye örtülü destek mi?22 Ocak 2016 Cuma 06:47
  • Kaşüstü’nde yapılacak Kavşak sorunu çözmez!21 Ocak 2016 Perşembe 06:47
  • Türkiye’de muhalefet iktidara çalışıyor!20 Ocak 2016 Çarşamba 06:47
  • Asım Aykan’ın reçetesi!19 Ocak 2016 Salı 06:47
  • Yeni Cumhuriyet yeni rejim!18 Ocak 2016 Pazartesi 06:46
  • Devlet Bahçeli nereye koşuyor?02 Aralık 2015 Çarşamba 06:47
  • İşgal yılları Trabzon S.P.Mintslov’un günlüğü! (1916-17)26 Eylül 2015 Cumartesi 14:58
  • Trabzon-Maçka'da Bir Prometeus: İlyas Karagöz19 Eylül 2015 Cumartesi 09:54
  • Kral Sarayından Kızlar Manastırına!16 Eylül 2015 Çarşamba 13:35
  • Efsaneler kenti Trabzon!08 Eylül 2015 Salı 14:17
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.