• BIST 116.535
  • Altın 162,411
  • Dolar 3,7791
  • Euro 4,6395
  • Trabzon 8 °C

ÜÇÜNCÜ LİGE DÜŞÜŞ

Ö. Faruk Altuntaş

            Türkiye, uygar dünyanın parçası olarak AB ile ortaklık için 2004 yılından beri müzakere yürütürken, 13 yıl sonra AKPM’nin (Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi) aldığı kararla yeniden “denetim sürecine” alındı, müzakere görüşmeleri donduruldu. Avrupa Birliği birinci lig ise, AKP’nin tek başına iktidarında vardığımız müzakere görüşmelerini yürüttüğümüz ikinci lig pozisyonundan, yine AKP iktidarı uygulamaları ile üçüncü lige düşmüş olduk.

            AKP hükümetinin demokratikleşme alanında ters yöndeki uygulamaları sonucu, AKPM’de yapılan oylama ile 45 ret ve 12 çekimser oya karşılık 113 kabul oyu ile Türkiye “denetim sonrası diyalog sürecinden” çıkartılarak tekrar “denetim sürecine” alındı.

            İnsan hakları ihlallerinin çoğalması, demokratik normlarda geriye gidiş, hukuk devleti uygulamasından uzaklaşma, özgürlüklerin kısıtlanması… vb nedenlerle AKPM gündemine gelen, Türkiye’nin denetleme sürecine alınması konusu, daha önceki üç genel kurulda AKP hükümetince verilen sözlerle ertelenmişti. Ancak AKPM son genel kurulunda, gerekli adımları atmadığı ve daha önce verdiği sözleri tutmadığı için Türkiye, tekrar denetim sürecine alınarak 3. lige düşürülmüş oldu.

                                                           ***

            Türkiye ile ilgili karar 2018 yılında tekrar gözden geçirilecek. AKPM’de yeni bir değerlendirme ve oylama yapılacak. Gelişmeler ne yönde seyreder bilemiyoruz.

MHP tabanının görülür itirazına, AKP tabanının görülmeyen itirazına rağmen, hileli olduğu bütün dünya tarafından öğrenilen seçimler sonucunda Türkiye, yarım asrı aşkın süre önce terk ettiği “Partili cumhurbaşkanlığı” anlayışına geri döndü. Ne olduğunu kimsenin anlayamadığı 2023 hedefleri içinde, yine yarım asrı aşkın süre önce terk ettiğimiz “tek parti” uygulamasının olup olmayacağını kimse bilemiyor.

                                             ***

Kuşku yok ki bu karar, tercihi demokratik yaşamdan yana olan, özgürlük tercihi olan herkesi üzdü, rahatsız etti. Ancak karar, son derece nesnel verilere dayanıyor. Yani malum çevrelerin her zaman ifade ve iddia ettiği gibi, ortada iç ve dış düşmanların bir oyunu yok.

AB, en nihayetinde bir ortak yaşam projesi. Bu ortak evde birlikte yaşayacakların bir ortak hukuka ulaşmaları gerekiyor. Aksi halde ortak yaşamdan söz edilemeyeceği açık. Sorun, en azından mevcut iktidar açısından, bu ortak yaşamı sağlayacak ortak hukukun oluşturulmasındaki samimiyetsizlikte aranmalı.

Bu açıdan kararı gözden geçirdiğimizde şunları görebiliyoruz.

OHAL uygulamasından normal hal uygulamasına dönüş yapılmalı. Darbe girişimiyle ilgisi olmayan konuların ve normal yönetim işlerinin, OHAL KHK’ları ile düzenlenmesi uygulaması sona erdirilmeli.

OHAL Araştırma Komisyonu bir an önce kurulup çalışmaya başlamalı ve KHK’lar ile haksız biçimde işten atılan ve/veya tutuklananlar için adil yargılanma başlatılmalı.

Parlamenterlerin yargılaması tutuksuz yapılmalı, parlamenterler yasama çalışmalarına katılabilmeli.

Gazeteciler ve aydınlar tutuksuz yargılanmalı, gazetecilik suç olmaktan çıkartılmalı.

Tutuklu belediye başkanları, tutuksuz yargılanmalı ve halkın seçtiği yönetimler yerine kayyım ataması uygulamasına son verilmeli.

AKPM kararları, Venedik Komisyonu ve İnsan Hakları Mahkemesi kararları doğrultusunda ifade özgürlüğü iyileştirilmeli.

Referandumun meşruiyeti hakkında ciddi kuşkular var. YSK bu iddiaları ciddi biçimde araştırmalı.

Terörle mücadele yasası gözden geçirilmeli ve demokratik esaslara uyulmalı…

                                                    ***                                    

Bu ve benzeri önerilere katılıyoruz ve durumun hızla gözden geçirilmesini bizler de talep ediyoruz.

Hakkında hiçbir yargı kararı olmadan 178 medya kuruluşu KHK’lar ile kapatıldı. Bunların önemli bir kısmının FETÖ ile ilişiği olmadığı biliniyor.

159 gazeteci ve medya çalışanı tutuklu. Gazeteci tutuklamada dünya birinciliğini kaptık. 2 bin 380 gazeteci işten atıldı ve işsiz.

100 bini aşkın kamu çalışanı, hakkında mahkeme kararı olmadan işten atıldı, çoluk çocuk aç sefil bırakıldı.

Mecliste üçüncü sayıda vekili bulunan HDP’nin genel eşbaşkanları ve onun üzerinde milletvekili tutuklu. Her gün bir milletvekili sudan nedenlerle gözaltına alınıyor ve serbest bırakılıyor.

Bu gidişat demokrasiye ve özgürlüklere açılmıyor. Türkiye artık özgür olmayan ülkeler grubuna dahil oldu. Basın özgürlüğünde Avrupa’nın sonuncusu ve dünyada 163’üncüyüz. Kuşkusuz dünyanın ne dediğini önemsemeliyiz. Ancak asıl bizim ne dediğimiz önemli. Bu duruma itirazımız var ve “Hayır” diyoruz, “Hayır” demeliyiz.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.