• BIST 106.239
  • Altın 161,217
  • Dolar 3,8713
  • Euro 4,5671
  • Trabzon 13 °C

ÜLKEM VE TRABZON’UM ÇÖKMEDEN ÖNCE

Osman Necip SEVİNÇ

Trabzon’u hep birlikte yıllardır tükettik. Ne taşını toprağını bıraktık, ne aşını.
Her yerini beton ile kapladığımız Trabzon’umda; ne yeni yerleşim yerleri açtık, ne de ucube binalar ile dolmuş semtlerimizde bir karış nefes alacak yer bırakmadık.
Doğayı tahrip edip Trabzon’umu, ülkemi çöle çevirdikten sonra yüzümüz hiç kızarmadan yağmur duasına çıkıp Allah’tan rahmet dileyebilecek kadar da haya zaafına uğradık!
Yeşillikten adeta nefret ediyoruz.
Trabzon’umda yeni yollar, caddeler yeterince yapamadık. Yetersiz, fonksiyonunu yitirmiş kavşaklarda tıkandık. Çekilmez trafikte gerim gerim gerilmiş, ruhları kararmış, psikopatı bol insan kalabalıkları yarattık.
Betonu insandan üstün tutarak zulüm yaptık. Yatırımlarımızın büyük bölümünü insandan çok beton ideolojiye yaptık. Yemyeşil Boztepemi beton tepeye dönüştürdük.
Fiziki olarak çok problemli bir topografyada abuk sabuk yerleşmelerle çarpık kentleşmenin en büyük örneğini son elli yılda Trabzon’da geliştirdik. Güçlerin hukuku gibi güçlülerin, yandaşların, yalakaların imar kaçamaklarına göz yumduk. Son 30 yılda çarpık kentleşmeyi zirve yapanları, daha üst makamlarla ödüllendirdik..!
“Temizlik imandandır” dini öğretimiz varken sokakları, caddeleri, izmaritle, naylonlarla doldurduk, yerlere tükürmeyi adet edindik.
Suriyeliler başta olmak üzere diğer iç göçler ile sosyolojimiz de değişti, dönüştü. İngilizce, Arapça derken Türkçe tabelalarımız da tarih oldu.
Yaya kaldırımlarını, caddelerin bir şeridini otoparka çeviren ilgililerimiz, kaldırımda birbirine omuz atanlar, bir öfke ve hırsla önündekini hırpalayarak öne geçmeye çalışanlar, trafikte birbirini sıkıştıranların profili artık maalesef Trabzon’u temsil ediyor.
Artık bu sorunların birçoğu Trabzon’a da özgü değil Türkiye’mizin her yerinde...
***

Yarım yüzyıldan uzun bir sürede yüz bine yakın cami yaptık. Ama maalesef camiler içinde 100 tane gerçek insan yapanına tanık olamadık.
Birbirimize kin ve düşmanlıktan; dini öğretilerimiz, dini buyruklar ile de vazgeçemedik.
Merhamet insan hakları ve adaletin öncü temsilcileri Müslümanlar olmalıdır. Nerede o dindarlar? Sevgisizlik rahmetin bize ulaşan yollarını dikenledi. Bu topraklara “yaratılanı yaratandan ötürü sevenlerin” nefesleri hayat vermelidir. Yunus, Mevlana, Hacı Bektaş gibi koca gönüllü sevgi ve rahmet anıtlarının ölümsüz nefeslerine ihanet etmeden birbirimizi sevmek ve kucaklamada yarışmalıyız.
Biz 50-55 yaşın üstünde olanlar, ilkokulda YURTTAŞLIK (vatandaşlık) BİLGİSİ dersi okuyarak büyüdük. Şahsen ben çarpım (kerrat) cetvelini ilkokul 3.sınıfta öğrendim, ezberledim. Ne kaybettim? Hiç bir şey. Çok şükür, o günün koşulları ve çok bilgili güçlü öğretmenlerin zorlu eğitimi ile yüksek mühendis oldum. Başarılı çalışmalara imza attım. Sorgulamayı, hak aramayı, insan sevgisini, saygıyı... Mütevazi olmayı öğrendim, öğrettiler...

YURTTAŞLIK BİLİNCİ NEDİR?
Aynı yurdu paylaşan insanların (milliyet-dil-din farkı gözetmeksizin) aynı kaderi, aynı geleceği aynı iyi günleri ve kötü günleri paylaşacaklarını ve birlikte omuz omuza verip sıkıntılardan silkinmeyi kavradığı an bireylerde oluşan bilinçtir. Kendine, diğer insanlara ve yurduna olan sorumlukları önemsediği yaşadığı ülkedeki haklarını fark ettiği an oluşan bilinçtir.
Şimdi okula başlamadan okuma-yazma, toplama-çıkarma çocuk olmak mı öncelikli, yoksa bizler gibi önce adam olmayı topluma uyumu, insan haklarına saygıyı öncelikle öğrenenler mi? Şimdiki eğitim sistemimiz ile matematik ile fizik, kimya, biyoloji manyağı yaptığımız, ama sosyoloji, psikolojisi, sosyal bilgiler, insanlık hasletleri öğretemediği metalik, mekanik çocuklarımız bizden yakın tarihte hesap soracak bilesiniz.

ÇÖZÜM YİNE EĞİTİM
İlkokul müfredatını değiştirmeliyiz. İlk üç yıl basit dersler yanında, müzik, resim, beden eğitimi gibi çocukların gerilimini azaltan dersler ve özellikle ağırlıklı olarak “VATANDAŞLIK BİLGİSİ, BİLİNCİ” ile çevre eğitimi verelim. Çevre bilinci, insan sevgisi, hayvan sevgisi, insan hakları, şehirde yaşama kültürü ve beşeri ilişkiler üzerine çocuklarımıza iyi bir eğitim neler kazandırır tahmin edersiniz.
Çocuklarımız büyüğüne saygıyı, küçüğe sevgiyi, vatanına, milletine, bayrağına, devletine aşkı öğrenmezse, adam gibi adam olmazsa Vali olsa ne yazar, ileride anasını babasını huzurevine atar, şimdiki zaman gibi köşe dönmece oynar.
İnşallah sesimizi duyan olur. Gerçekten ülkemiz bayındırlık hizmetleri, enerji yatırımları, sanayi başta olmak üzere gelişiyor, kalkınıyor. Ama sosyolojik anlamda neler kaybediyoruz, hesap eden var mı?
İnsanlık değerleri, vatan, bayrak, millet, devlet sevgisi, hukuk saygısı, başkasının haklarına özen göstermek ve birbirimizi yaratandan ötürü sevmek; ülkümüz, tutulacak yolumuz olmalı...

BİLGE İNSAN ALİYA İZZETBEGOVİÇ’TEN!..

“Müslümanlar, kuran hayatta nasıl uygulanacak?” sorusundan kaçmak için, kuranın nasıl okunması hususunda geniş bir ilim ürettiler.

“Kuran ve İslam” sadece hocalara bırakılmayacak kadar önemlidir.
“İlim ile din birbirinden ayrıldığı takdirde din insanları geri kafalılığına ilim ile ateizme sürükler”.
“Yeryüzünün öğretmeni olmak için, gökyüzünün öğrencisi olmak lazım!”
“İyi insan olmadan iyi Müslüman olamayız.”
“Bütün yücelik ve şükran Allah’a aittir ve insanların gerçek kalitesini ancak Allah tespit eder.”
“Din hurafeleri yok etmezse, hurafeler dini yok eder.”
“Ben olsam Doğu’daki mekteplere eleştirel düşünme dersleri koyardım. Batının aksine, doğu bu acımasız mektepten geçmemiştir ve birçok zaafın kaynağı budur.”
“Bir şahsın yüceltilmesi hadisesi geçmişte ve bugün var. Ama İslam’a kesinlikle yabancıdır! Çünkü bu bir çeşit putculuktur!”
“Sanat için soyunana alkış tutanlar, Allah için giyenine neden zulmeder”
“Hayvanlar açken tehlikeli olur. İnsanlar ise tokken tehlikeli oluyorlar.”
“Biz de zalimlerden olursak, zulme karşı savaşmamızın bir anlamı kalmaz. Kitaba uyacağız.”
“Düşmanına benzediğin zaman savaşmanın anlamı kalmaz.”
“Çok yaşadım, çok yoruldum! Şimdi sevgilime kavuşmak istiyorum!”
Bunlar her bir cümlenin üzerinde uzun uzun düşünmemiz gereken harika tespitler değil mi dostlar?

GÜNÜN ÖZÜ-SÖZÜ

Atam! Sen yalnızca Türk milletinin değil, Dünya üzerindeki ezilmiş milletlerin de önderi oldun. Çünkü onlar en büyük eserin Türkiye Cumhuriyetini örnek alarak bağımsızlıklarını kazandılar. Allah’ın(c.c) rahmeti üzerine olsun...


 

 

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.