• BIST 94.499
  • Altın 245,018
  • Dolar 5,9310
  • Euro 6,6059
  • Trabzon 9 °C

UYUTULANLAR!

Osman Necip SEVİNÇ

  Bu ekmek kavgası sürüp giderken biraz da rahatlamak ve kimin ne yemek yapıp nasıl azarlandığını izlemek, bol bol dedikodu dinlemek, dertlerden biraz olsun bizi uzaklaştırmaz mı? Ya da hangi kutudan kaç para çıkacağını, kimin hayatının kurtulacağını izlemek, ya da hangi emekli beyin nasıl bir mal varlığı ile evlilik yarışına girdiği ile dalga geçmek biraz olsun beynimizdeki uğultuya son vermez mi? Bunlar değilse keder ile sarılmış bir aile, köşklerde yaşanan dramlar, bir hanım ağanın hayatı, mafyanın cazibesi, zengin ama çok mutsuz aile, ya da Hollywood’dan seçmeler, bunalmış ev kadınları, ya da şehir ve sex dizisinin fettan kızları, bol Hristiyan soslu bir film, kanlı bir film, satanistler ve hayaletler olmadı bir box maçı… ve gece biter.
Sabah bizlere gösterilmeyen haberlerde Rusya’nın çevre ülkeler ile ortak savunma anlaşması yaptığı vardır. Kırgızistan’da Amerikan üssü kapatılmıştır. Biz doğumuzda olan biteni bilemeyiz veya ilgilenemeyiz Bizim yayın organları Batıya endekslidir. Ama doğuda önemli gelişmeler var. Hem de Dünyanın düzensizliğine çare olacak kadar, büyük gelişmeler!! Uyu uyu yat uyu!
   Aslında bize yani Türk milletine bir operasyon uygulanıyor. Evde televizyon seyrediyorum. Kadın kocasının kafasına bir şey attı ve küfür etti! Bunların hepsi aslında Türkiye’yi şekillendirmek için yapılıyor. Baktığımız zaman Türkiye’de üretilen değil de dışarıdan getirilenlere bir bakalım. Özellikle Survivorlar, yetenek sizsiniz gibiler, bunların hepsi aslında Türkiye’ye ye ve diğer ülkelere pazarlanıyor. Bu şirketler küresel çetelerin şirketleri. Survivor’da neyi işliyorlar. Arkadaşına güvenme, sırtından bıçakla!.. Bu duyguyu yaymak alıştırmak için yapılıyor. Bütün bunları uzman psikologlar hazırlıyor.
Yine sex and city aynı şekilde. Boş ver kardeşim, özgür kadın ol, istediğin ile takıl, evlilik, aile boş ver. Bütün bunlar bir olayı yıkmak için. İsrail bile yasakladı be sex and city’i… Çok büyük zararı var kadınlar üzerinde ve aile yapısına diye. Evlilik programlarına bakıyorsunuz... Sanki alışveriş. Neyin var diye soruyorlar? Şimdi bu gösteriler ile psikolojik savaş yapıp, Türkiye ve dünya ülkelerine operasyon çekiliyor diye feryat ediyor Banu Avar.
Suriye’de ne olmuş, kaç şehidimiz olmuş, Amerika’nın arkasında durduğu PKK ve El Kaide Türkiye’yi ve Suriye’yi aynı anda hedef almış mı almamış mı ve yahut yarın öbür gün biz elektriksiz veya petrolsüz mü kalacağız, hiç umurumuzda olmuyor. Aaa Leyla Hanım, dün gene Ahmet beyle buluşmuş, acaba ne demiş, veya Şeref bey Sevil hanıma ev alacak mı gibi oyunları uzunca bir zaman seyredince beyine bir kelepçe geçiriliyor ve başka hiçbir şey düşünemez oluyorsunuz. Olay basit işte. Bunu birçok ülkede yapıyorlar. Çok dikkatli olmamız lazım.
   Birde bu programların ülkemizde kültür erozyonuna, örf ve ananelerimizden uzaklaşmamıza, ahlakımızın bozulmasına, çok sağlam dediğimiz aile yapımızı geri dönülmez şekilde parçalamaya ve en önemlisi de dinimizden kitabımızdan uzaklaştırmaya. Dönük çabaları var. Az çok başarıyorlar da... Güya RTÜK var, aile ve sosyal politikalar bakanlığımız var, var da var. Ne yapar bunlar? Faso fiso değil mi? Bakın Japonlara. Hiç gelenek göreneklerinden ödün verdiler mi? Bu emperyalist güçler onlara sökebiliyor mu? Ama adamlar tarihlerini hiç reddetmemişler. Biz 2000 yıldır varız diyorlar.
Peki biz. Neredeyse en yakın tarihimiz Osmanlıyı reddedeceğiz! Halbuki Dünyanın en eski ve ünlü kahraman Hun imparatorluğundan beri, Göktürklerden beri, Dede Korkut’tan beri Türk devletleri var. Köklerimiz onlar. Ama biz bu eşsiz tarih ile de övüneceğimize 100 yıllık Cumhuriyetimizin şanlı tarihine kendimizi sıkıştırıp hava atmayı tercih ediyoruz.
  Aynen Trabzonspor gibi… Kökleri 1921’lere dayanan 4 takımın birleşmesi ile kurulan Trabzonsporumuzu 52 yıllık tarihe sıkıştırıp birçok Anadolu kulübünden genç bir kuruluş ile an. Biz 4. Büyük olarak onların kuruluş tarihine yakın İdmanocağı ve İdmangücünün birleşmesi ve diğer iki takımında katılımı ile kurulduk. Ama asıl nüve olan İdmanocağı SK.1921’de, İdmangücüspor da 1924’de kurulmuştur. Niye 1967’ye mahkûm olduk. Bu eski tarihleri Haluk Ulusoy federasyon başkanı olduğu zamanda kuruluş olarak alamaz mı idik? Yoksa İdmanocağı-İdmangücü çekişme ve inatlaşmasından mı eski tarihlerde uzlaşamadık. Belki de mevzuat mı uygun değildi. Bu ülkede “Anayasayı bir kere delsek ne olur” diyen üst yetkilimizde oldu... Biz bir mevzuatı mı delemedik!

BİR SORUM VAR!

   Yakın tarihlerde, hatta bugüne çok yakın bir tarihte Trabzon’da bir yarışma programı yapılmış. Yarışmacı, beş bin liralık soruya geldiğinde soru Trafik konusundan çıkmış... Soru şöyle:
Trabzon trafiğinde öncelik hangi araçlardadır?
Yarışmacı tereddütte kalmış. Seyirci jokerini kullanmak istemiş ve seyircilere sormuş…
Seyircilerin yüzde yüzü aynı cevabı vermiş.
Cevap: Salı günü inşallah. 
Zaten hepimiz bu şehirde yaşadığımıza göre esprili cevabı biliyorsunuzdur!

 

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.