• BIST 94.896
  • Altın 278,819
  • Dolar 5,8598
  • Euro 6,5130
  • Trabzon 19 °C

ÜZERLERİ KİRLİ OLANLAR

Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU

Bir fotoğraf sergisinde başında bareti, elinde çekici, yüzü simsiyah, üstü başı simsiyah bir madencinin fotoğrafını izlerken acaba o karanlık yerin kat be kat altında ben olsaydım durabilir miydim diye düşündüm. Yapamazdım sanırım.
Empatisi bile tüylerimi ürpertmeye yetti.
Nefes alamadım.
Derin derin ve sık sık nefes alamaya başladım.
Ama bazen insanın seçme şansı yoktur.
Adı kader midir?
Nedir bilmem ama bazılarının ki mecburiyet, açlık ve mücadeleden dolayıdır.
Kaderine boyun eğen madenciler yerin altında mücadelelerini sürdürenlerdir.
Evine getireceği ekmeğin adıdır tüm bu yaşam mücadelesinin adı.
Yoksulluğun üzerini, üniformalarla kapatıyoruz.
Yani aynı işi yapanlar aynı elbiseyi giyiyor. Tıpkı madenciler gibi…
Aynı itibarı görüyor.
Aynı mükafatı alıyor.
Aynı muameleyi görüyor.
Oysa onların yürekleri birçok insandan kat be kat üstün olandır.
O gönlü tertemiz insanların üzerlerine giydikleri üstü kirlenmiş kararmış üniformalar onların sadece dış giysileridir.
O gönlü kocaman ama giysisi kirli insanlara, çok borcumuz var.
O madencilerin çocuklarına TEOG ya da Üniversiteye girişte ya da KPSS’de torpil yapılıyor mu? Babaları soluksuz kalırken, onlar eziyet görmesin rahat etsin diye…
İstediklerinizin gerçekleşmesini isteme şansınız olsaydı, nasıl bir hayat hayal ederdiniz. Bu hayatı hep birlikte tüm insanlık olarak yaşıyoruz. Unutmayın! Bazen rollerinden şikâyet edenler oluyor. Rolünün kıymetini bilmeden yaşayanlar. Bir günlük maden işçisi olur musun dense ne yapardınız?
Maden işçisi sadece grizu patlaması ya da göçüklerle akıllara gelen olmamalıdır. Ekmeğini taştan çıkaran ama mavi gökyüzüne hasret olandır madenci.
Aldıkları maaş bile insanın içini acıtandır.
Emeği sermaye tarafından sömürülendir.
Geçen hafta otobüse binip, koltuklar kirlenmesin diye koltuğa oturmayan asillerdir onlar.
Nezaket sahibi bu insanlar karşısındaki insanlara karşı genelde nazik olurlar. Üstlerinin kirli olmasından rahatsızlık duyarlar.
Emile Zola’nın Germinal kitabı aklıma geldi. Germinal “tohum” demektir. Kitapta, Maden işçileri bir tohum olarak düşünülmüştür. Gelecek nesillerde bu tohumdan meyvelerini toplayacak olanlardır. Dünya edebiyatının en önemli işçi romanıdır.
Orada maden işçilerinin özgürlüklerini ve ücretlerini artırmak için mücadelesi anlatılır. 1885’te yayınlanan kitap üzerinden 132 sene geçmesine rağmen hala işçiler şartları iyileştirilmemiş ve aç olandır.
Ve hala üzerleri kirli olandır.
Kirlenmek utanılacak bir şey değil. Yaşanılan bu kadar utanılası şeyi gördükçe…

 

 

 

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.