• BIST 107.206
  • Altın 143,369
  • Dolar 3,5533
  • Euro 4,1312
  • Trabzon 24 °C

Üzüm üzüme baka baka…

Eray Altındaş

Sevgili okurlar, sizlerle şöyle bir zihin yoklaması yapıp, dikiz aynasına  göz ucu ile de olsa bir bakılım…Bizleri yönetmek ve vatandaşa hizmet etmek için yanıp tutuşanların  neler yapmış, nelerle uğraşmışlar hatırlayalım…

 ***

Türkiye’de 17 ve 25 Aralık 2013 tarihlerinin üzerinden  yıllar geçse de unutulmayacak…Patlak veren yolsuzluk ve rüşvet iddialarında isimleri  geçen, istifa etmeleri  için zorlanan dört bakan  gelecek kuşaklara mutlaka  anlatılacak…

Kim bilir bir gün, tıpkı 12 Eylül darbecileri gibi hakim karşısına da  çıkartılacaklar!

***

İstifa ettirilen dört bakanın içinden hemşerimiz  olan o dönem Çevre ve Şehircilik Bakanlığı koltuğunda  oturan  Erdoğan Bayraktar ‘da yine hiç kuşku yok kiayrı bir yere sahip olacak…  Başbakan Erdoğan hakkında söyledikleri  ve Trabzon’da basını dizayn etme iddiaları  derhin döndükçe zihinlerden hiç çıkmayacak…

***

Basında yer almak eski Bakan Bayraktar’da  bir “ tutku” halini almış da haberimiz yokmuş… Vatandaşa hizmetten çok, eski bakan söylemleri ile dikkatleri üzerine çekmekte kimseler eline su dökemeyeceğini geç de olsa öğrenmiş bulunuyoruz…

 ***  

Erdoğan Bayraktar  Ayasofya’daki yüz metrelik yol açılışında “ Trabzonspor’un Şampiyonluğunu ve kupasını almak için ince ayar peşindeyiz” dediği gün  Türkiye’de tüm  televizyon ve gazetelerin  en tepesinde kendine yer buldu!..  Gelin görün ki ince ayar lafta öteye geçemedi!

***

Yine Hatırlayın eski Bakan Erdoğan Bayraktar   o toz dumanlı günlerde bir televizyon kanalına telefonla bağlanıp  “ Bu güne kadar ne yaptımsa Başbakanın bilgisi dahilinde yaptım…Ben değil Başbakan istifa etmeli”  sözleri ile basında geniş yer buldu…

***

AKP’liler hariç, yediden yetmişe herkes “Delikanlı Karadeniz uşağı “ dedikleri müstafi Bakan Bayraktar 40 gün sonra  bu kez “Partimin ve Başbakanın emrindeyim” diyerek U dönüşüyle de  manşetlere  kendini  unutturmadı…

***

Erdoğan Bayraktar  bu günlerde  yine görsel ve yazılı basının dilinde…  

İstanbul’da basılan bir gazetenin yayınladığı tapeler unutulmaya yüz tutan Bayraktar’ı yeni den manşetlere  çıkardı…Para, reklam işlerinin haricinde, Trabzon’da kendisine siyasi rakip olarak gördüğü insanları ekarte etmek ve  gazete sahibi olmak için emir verdiği  dercediliyor… Ve bununda partisinin adına değil kendi ikbali sağlamlaştırmak için  yapıyor…

 ***

Anlaşılan Bayraktar’ı  öyle arada marada manşetlere çıkmak kesmiyor…

Mesela, kendisi gibi bakanlık yapmış Trabzon’un tanınan simalarından olan Faruk Özak’ın yanı sıra,  muhalefet partisi vekillerinden  MHP’li Koray Aydın ve CHP’li Volkan Canaliıoğlu’nun da gazetelerde yer almasını istemiyor…

Tıpkı Başbakan Erdoğan gibi  

***

Hatırlayacağınız gibi, Başbakan Erdoğan da,  ta Afrika’dan “ Alo Fatih” hattını arayıp  muhalefetteki parti liderlerini haberlerinin gazetelere girmesini, televizyonlarda alt yazı dahi olsa ekranlara gelmesini kabullenemiyor…Kaldırılması için verdiği talimatlar  hala hafızalarda tazeliğini koruyor.!

***

Aslında AKP’nin içinde medyaya hakim olmak hevesi  sadece Erdoğan Bayraktar’a has bir davranış değil… Bu gün iktidarda  yer alanlar bunu alışkanlık haline getirdiklerini önceki gün İstanbul’da yabancı basının muhabirlerini göz altına alarak  cümle aleme gösterdiler…

***

Ha burada yeri gelmişken belirtmekte fayda var… Sadece   medyada manşetten yer almak isteyen siyasiler  kadar, kalemlerini bağımsız kullanamayan, muktedirlerin hizmetine sunmakta   bir beis görmeyen basında sütten çıkmış ak kaşık değil!

***

Sözün özü,  ülkenin  en tepesindeki, basını  kendi ekseninde tutma, sindirmedeki  sicilini biliyoruz… O yüzden Erdoğan Bayraktar’ın basını zapturapt altına almaya çalışmasını çok da yadırgamamak lazım...

 Çünkü  “Üzüm üzüme baka, baka kararıyor”…

 

Suriyeli dilenciler

Trabzon Sokaklarında, hastanelerinde ithal dilencilerimiz türedi…

Eskiden Uzunsokakta, Maraş Caddesinde seyyardan geçilmezdi. Şimdi onlar gitti yerine komşu ülkenin vatandaşları Suriyeliler aldı.  Önlerinde bir kağıt parçası, kucaklarında ve yanlarında iki üç çocuk yoldan geçenlerden, cami çıkışlarında cemaate, el açıp para istiyorlar.

***

Savaştan kaçıp, ülkemize sığınan  Suriyeliler  bu günlerde güneyden, kuzeye gelmişler ve Trabzon’da her köşe başını kendilerine mesken edinmişler. Bazen de hafta sonları evlerin kapılarına kadar gelip zilleri çalıp, ellerindeki kağıt parçalarını uzatıyorlar! Bu insanların düştükleri  halleri görünce  gerçekten üzülüyorum…

***

Ancak bu kötü görüntülerin Trabzon için olumsuz bir yönü var. Şehre  gelen  yerli ve yabancı turistler için hiç de iyi bir karşılama olmuyor.

***

Sokaklarda bu kadar Suriyeli sığınmacı insan el açıp dilenirken, akıllara ister istemez, “Belediye Zabıta ekipleri nerede?” sorusunu getiriyor.

Birde turizmle böylemi kalkınacağız?

Trabzon’a yakışmıyor!   

 

 

 

 

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.