• BIST 105.711
  • Altın 163,456
  • Dolar 3,9592
  • Euro 4,6522
  • Trabzon 10 °C

Uzun, “ŞARTLAR ÇOK ZOR”

Uzun, “ŞARTLAR ÇOK ZOR”
Küçük bir dükkandan şirket sahipliğine uzanan meşakkatli yol

Röportaj: Özlem KAZANCIOĞLI

Güneş Gıda’nın sahibi Aydın Uzun ile Trabzon iş dünyasına ilişkin sohbet ettik. Ekonomik tablonun net olmadığını söyleyen Aydın Uzun, esnafın ne derece korunduğunu sorguladı.

***

Küçük bir dükkan sahibi iken bugün bir şirket sahibi olan Aydın Uzun ile sohbet ettik. Biz sorduk, kendisi cevapladı…

TABAKHANE’DEN BÖLGEYE!

-Merhaba Aydın bey kendinizden ve şirketinizden bahseder misiniz?

Trabzon doğumluyum. Marmara Üniversitesi işletme bölümünden mezunum. Bu işi de burada 1984 yılında kurdum. İlk iş hayatıma İstanbul’da böyle bir işte çalışarak başladım. Çalıştığım iş yerinde öğrendiğim işi Trabzon’da kardeşlerimle birlikte kurduk. Daha sonra 1993 yılında bir anonim şirket olarak faaliyet göstermeye başladık. İşimiz öyle çok bilinen bir iş değil. Belli ürünleri bir araya toplayıp özellikle pastacılık üzerine kurgulanmış bir iş. Yani bir pastane  kullandığı her türlü malzemeyi bünyesinde tutan bir iş olarak başladı. Yıllarca biz Tabakhane’de küçük bir yerde bu işi yaptık. Daha sonra organizede böyle bir yer kısmet oldu. Burada devam ediyoruz. Samsun’dan Artvin’e kadar Doğuda da Erzurum, Erzincan hatta üç dört sene öncesine kadar Van’a kadar uzanıyordu. Fakat şartlar çok zor. Yeni yeni firmalarda bu işi yapmaya başlayınca bazı bölgelerden çekildik. Pastacılık ürünlerinin yanında bugün bütün otel, restoran, öğrenci yurtları gibi yemekhanelere hitap eden bütün sebze ürünlerini, et ürünlerini veriyoruz. Pastacılığın yanında. Bunun yanında kurumsallaşmaya da çalışıyoruz. Kurumsallaşmadan hiçbir şeyi devam ettirmek mümkün değil.

KİŞİYE BAĞLI OLMADAN YÖNETMEK

-Sizin için kurumsallaşma ne ifade ediyor?

Benim için kurumsallaşma bir firmanın kendi kendini yönetebilme kabiliyetinin en üst düzeye çıkarılması. Firmada finans denilince finansa patron bakıyor elini cebine atsın. Hayır firmanın kendi ekonomik kaynaklarıyla işi götürmesi. Bir problem var. Bu problem nasıl çözülecek? Patrona soralım. Hayır, öyle bir şey yok. O problemi yönetim kurulundakiler veya satış müdürü, pazarlama müdürü, finans müdürü bir araya gelecek kendileri halledecek bu işi. Yani patronun olmadığı sadece yöneticilerin olduğu bir müessese haline getirmek. Bana göre kurumsallaşma bu. Firmanın her konuda bir kişiye bağlı olmadan yönetilmesidir. İdari konuda, finans konusunda, imalat konusunda, Pazar araştırma geliştirme konusunda herkesin karar vermesi gerekir. Bütün firmalar böyle olmalı. Ama maalesef bizler aile şirketi olarak kuruluyoruz, ondan sonra aile şirketinde genel olarak işi kavrayan bir kişi oluyor diğerleri biraz asalak gibi kalıyorlar. Bu yanlış. Bir şirketin kurumsal olabilmesi için bu para benim diye bakmayacaksın para şirketin parasıdır.

HEP GELECEK SENE DAHA İYİ UMUDUYLA YAŞADILAR

-İş hayatında şu anda var olan durgunluktan siz şirket olarak nasıl etkileniyorsunuz?

Biz eskiden yaptığımız işlerle bugün yaptığımız işleri karşılaştırıyoruz. Aynı işi yapabiliyorsak ne mutlu bize. Aynı işi yapsak dahi eski kazançlarımız yok. Daha minimize ettiğimiz seviyelere iniyoruz. O yüzden gittikçe sıkışan ekonomiyle karşılaşıyoruz.  Biz hep şöyle dedik; bu sene daha iyi olur. Veya önümüzdeki sene iyi olacak. Önümüzdeki sene geliyor diyorlar ki bu sene daha iyi olacak. Bu hep böyle devam ediyor. Gittikçe durum kötüleşiyor. Eskiden insanlar yıl sonunda bir kar tahmini yapardı, beklerdi. Şu yatırımı yapacağım veya daire alacağım derdi. Ya da arabamı yenileceğim derdi. Şimdi bunları demiyoruz. Yatırım yapmayı bir kenara bıraktık. Arabaları tamir ederek devam ediyoruz. Evde çorba kaynıyorsa sorun yok!!! İnşallah ama düzelecek. Bu biraz dünya ekonomisinden kaynaklanıyor ama biraz da sanırım kendi yanlışlarımızdan da kaynaklanıyor.

“OLAN VATANDAŞA OLUYOR”

-Ne gibi yanlışlıklar yapılıyor?

Bence kaynakların verimli kullanılmaması, bütün kesimlerin mevcut kaynaklardan eşit derecede yararlanamadığını düşünüyorum. Mesela esnaf ne derece korunuyor. Hep soru işareti. Ekonomi öyle bir şey ki. Yani bir matematik gibi değil iki kere  iki dört. Ekonomi böyle değil. Bir bakanımız çıkıyor diyor ki ekonomi uçuyor. Başka bir siyasetçi diyor ki batıyoruz. Hangisi doğru kendine göre ikisi de doğru. Vatandaş şimdi bunu çok iyi anlamayabilir. Vatandaş bu sefer ne yapıyor memleket uçuyor diyen onun adamıysa ona inanıyor. Ya da ekonomik durumu iyiyse ona inanıyor. Batıyoruz diyen gerçekten ekonomik durumu iyiyse ona inanıyor. Ya da o onun yandaşı gibiyse tamam o doğrudur diyor. Ne oldu ikiye bölündü. Türkiye ekonomik olarak uçuyor diyenler bir tarafta Türkiye batıyor diyenler bir tarafta. Olan yine vatandaşa oluyor. Bugün mesela emekliye bakıyoruz. Çok kötü durumda. İşçiye bakıyoruz memnun değil. İşveren memnun değil. Hiç kimsenin hiçbir şeyden memnun olmadığı bir ortam olabilir mi? Olamaz.

“EKONOMİNİN TEK ŞARTI ÜRETİM”

Kaynaklar iyi kullanılmıyor. Üretim yapılmıyor. Ekonominin tek şartı üretimdir. Üretim yok. Her şeyi dışarıdan alıyorsun. İhracatım %15 arttı diyorsun. Arttı da ne oldu 150 milyar dolar ithalatın ihracatın yüzde on beş artmış ithalatın yüzde otuz artmış olmadı. Sen katma değeri yüksek ürünler yapmalısın. Katma değeri yüksek ürünler satmalısın.

KOMŞU İLE İYİ GEÇİNMEK ÖNEMLİ!

Pazarla uğraşmak var, sattığını tahsil etmek var, bilemiyorum. Ama bunu da diyenler kimler ekonomistler. Biz ne yapıyoruz bütün yakın ülkelerimizle sıkıntılı durumdayız. Komşunla iyi geçinmek, ona mal satmak zorundasın. Ondan da bir şeyler alacaksın ki bak bende senden şunu alıyorum mantığını da yürüteceksin. Bu işler böyle yürüyor. Bunları yapamıyoruz. Tabi yatırım yapılıyor şu anda ama yatırımların da çoğu hep İstanbul’a büyük şehirlere yapılıyor.55 sene önce ne değişti hiçbir şey değişmedi. Bize köklü değişiklikler gerek. Ekonomide bir tarafa yığılım olursa diğer taraflar mahvolur. Ekonomiyi ülke geneline yaymak gerekir.

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • “BİR DUBLE SIR”30 Ekim 2017 Pazartesi 14:04
  • İŞ DÜNYASINDA KALİTE, SPOR DÜNYASINDA EĞİTİM ŞART27 Ekim 2017 Cuma 12:35
  • MESAİLERİ 04.00’DA BAŞLIYOR23 Ekim 2017 Pazartesi 10:52
  • SADECE FUTBOLU DÜŞÜNÜYORSAN YAZIK OLUYOR!11 Ekim 2017 Çarşamba 10:52
  • CAN HOCAYLA YENİ HAYAT29 Eylül 2017 Cuma 12:13
  • MERVE UZUN İÇ MİMARLIK FARK YARATIYOR26 Eylül 2017 Salı 12:00
  • Ayça, Trabzon gecelerine damga vurdu18 Eylül 2017 Pazartesi 13:38
  • TRABZON DÜNYA’YA DERS OLDU08 Eylül 2017 Cuma 11:29
  • DOĞU KARADENİZ ÜRETİCİSİ DESTEKLENMELİ02 Eylül 2017 Cumartesi 13:25
  • BİSİKLET AŞKI İLE ÇIKTI YOLA, 61’DE VERDİ MOLA26 Ağustos 2017 Cumartesi 12:49
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.