• BIST 100.237
  • Altın 279,625
  • Dolar 5,7344
  • Euro 6,3129
  • Trabzon 15 °C

UZUNGÖL ÇILGINLIKLARI!

METİN KONDEL

  Evvel emirde söylemem gerekir ki çocukluğum Uzungöl gibi Karadeniz manzaraları içinde geçti. Her şeyin pastoral Karadeniz hayatı içinde uyuşuk bir halde aktığı o 70'ler ve 80'lerde Trabzon'un köylerinde Rize'nin yaylalarında birçok şeye şahit oldum. Şimdilerde şahit olduğum Karadeniz en yavan olanı, en tatsızı. Beni asıl şaşırtan şey ise zamanın birçok hasletini alıp götürdüğü bu Karadeniz'e, insanların bayılıyor oluşudur.
  Karadeniz sadece Uzungöl ve Ayder'den ibaret bir yer değildir. Bu iki yer sadece Karadeniz'in adı çıkmış iki yosmasıdır. Onun için o iki yosmaya bakarken Karadeniz'in asıl yerlerini göremiyorsunuz. 
***
Şimdi konumuz Uzungöl ve orada dönen dönme dolaplar. 
Uzungöl’ü ilk gördüğümde 80'lerin başıydı, bir düğün alayındaki eski bir minibüsteydim. O denli bakir bir cennet köşesiydi ki, uzun süre şaşkınlığımı saklayamamıştım. Zaman geçtikçe Şerah da değişti. 
Dönme dolaplar bahsine gelirsek; hükümet adına bay başkan Uzungöl'deki bütün kaçak yapıların yıkılacağı yönünde kesin ferman buyurdular. Kıyı kanununa göre ırmağa ve göle elli metre mesafede olan bütün yapılar yıkılacakmış. Ama Karadeniz kıyıları balıkçı barınağı görünümü altında bir sürü kaçak yapı ile dolduruluyor. Kimsenin gıkı çıkmıyor. Demek ki devletin kurumları önce suça göz yumuyor. Ondan sakalını alıyor, sonra onu suç olarak tanımlayıp yıktırıyor. 
Uzungöl'ün yasal statüsü önceden köydü, yeni kanuna göre mahalle oldu. Oysa bu haliyle Hayrat, Köprübaşı, Şalpazarı, Dernekpazarı değil Uzungöl ilçe olmayı hak ediyor. 
u1-5.jpgHükümetin yıkmaya kararlı olduğu yapılara elektrik verilmiş, su verilmiş, işletme ruhsatı verilmiş, müesseselerin hepsi işçi çalıştırıyor ve ilgili kurumlara vergi veriyor. Devlet vergi aldığı müesseseleri neden yıkma gereği duyar?
Cevap; bütün o yıkılan ruhsatsız yerlere TOKİ yeni turistik tesisler yapacakmış.
Kaçak yapı yapanlardan tutuklanıp hapse atılanlar varmış. Şerahlıların savunusu; ''Biz burada üç yüz dört yüzyıl aç durduk. Devletin hiç umurunda olmadık. Şimdi bizim para kazanma zamanımız.'' Bir diğer şikâyet; ''Kenan Evren'inden Tayyip Erdoğan'ına bütün devlet adamları buraya geldi. 20 km'lik yolu daha yeni yaptılar. İsterse devlet o yolu zamanında gümüşle bile yapardı.'' 
***
  Karester tepesine doğru çıktığımızda üç yıl öncesine göre epeyce yeni yapıların yapıldığına şahit olduk. Hubuş Hüseyin'in sac kavurma pişirdiği iki üç yıl o nargile kokulu günün huzurundan bile eser yoktu. Ama yine de en ilginç olanı belediyenin park alanında yaktığımız diğer bir mangal ateşine tebelleş olan bir çocuğun kış kıyamet bizden kamp parası istiyor oluşuydu. Hatta yaz ortasında çimenlere uzanmış entarili bir Arap'tan çimene oturma parası adı altında 10 TL alındığını söyleyen bile varmış. 
  Uzungöl'deki bazı mekânlar çok eğreti durumdalar. Ama çoğunda belli bir özenin olduğunu kabul etmek gerekiyor. Ben şahsen Uzungöl'ün kötü imajının bilerek abartıldığı kanaatindeyim. Evet, bazı sevimsiz durumlar var ama bunlar rahatlıkla ıslah edilebilecek türden. Ben Uzungöl'ün siyaset aracılığıyla asıl sahiplerinden alınıp kanun gücüyle yandaşlara verileceğini gözlemliyorum. Sadece bir denetim eksikliği ve hizmetlerde bir standartsızlık söz konusudur. Mevcut yapıların % 80'i kaçak durumunda. Turizm bakanlığından özel ruhsat alan sadece dört adet otel var. Bunlardan birisi İnanlar. Devlet bürokrasisini ağırlar, yedirir, içirir ve yıllardan beri onlardan para almaz. Uzungöl'ün yukarısında vadi içinde dere yatağını orman bakanlığından kırk dokuz yıllığına kiralamışlar. Sülünler, dağ horozları ve türlü hayvanların bulunduğu bir balık çiftliği açmışlar. Su ararken iyi bir madensuyu bulmuşlar. Şimdilerde o maden suyunu şişelemek için ruhsat alamaya uğraşıyorlarmış.
***
  Uzungöl'deki mevcut sorunların bir türlü çözülemeyişinin nedenlerine gelirsek;
Türkiye'deki bürokraside var olan Çaykara lobisinin meseleyi sürüncemede bırakması.

Uzungöl meselesinin turizm bakanlığı, orman bakanlığı ve içişleri bakanlığı arasında Arapsaçına dönüşmüş olması.
Kısacası Uzungöl turizm için altın yumurtlayan bir kümese dönüşmüş. Devlet adına iktidar partisi ile kaçak yapılarla pay alamaya çalışan yerli halk arasında ciddi bir paylaşım kavgası söz konusudur. İktidar kaçak yapıları yıkıp onların yerine TOKİ ile kendi düzenini kurma derdinde. Oradaki işletmeler de gelen fırtınayı gördüğünde bir an önce gelen yerli ve yabancı turistlerden olabildiğince fazla para kazanma telaşında. Böyle olunca da parası olmayan yerli turistler için Uzungöl günübirlik gidilip dönülecek bir mesire yerine dönüşüyor. Araplar dahil insanların çoğu yemeğini Uzungöl dışında yemeyi tercih ediyor.
  İşletmelerin para kazanma hırsı Uzungöl'ü çok kötü bir şöhret sahibi yaptı. İktidarın bu kötü şöhreti kanunlardan dolanıp bastırma hırsı da ayrı bir durum.
  Benim kanaatime göre Uzungöl'ü komple yıkmak ve dönüşüme tabi tutmak akıl kârı bir şey değil. Var olan durumu korumak, yeni yapılaşmaya asla müsaade etmemek, sadece eğreti yapıları kaldırmak ve diğerlerini hizmet ve fiyat konusunda makul standartlara zorlamak her şeyi kanunlar ölçüsünde sıkı bir şekilde denetlemek yeterlidir. 
  Her şey iktidarın ve resmi kurumların gözleri önünde oldu. Yeni bir yıkım ve ısmarlama yapılaşma Uzungöl'ün zaten sınırda olan ruhunu tamamen bitirir.
Uzungöl'ün asıl sorunu bütün yıl dengeli bir turizm merkezi olamamasıdır. Oysa Uzungöl'ün sonbahar ve kış mevsimlerindeki güzelliği bir başkadır. Yaz mevsimi üzerinden yaşadığı obez turizmi mevsimlere dağıtmak ve daha dengeli daha makul bir hizmet standardına taşımak gerekiyor. Uzungöl hâlâ güzel; ama emin olduğum diğer bir konu bu iktidarın elinin değdiği ve güzel kalan tek bir şey göremedim.

 

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.