• BIST 92.977
  • Altın 195,654
  • Dolar 4,7430
  • Euro 5,4932
  • Trabzon 25 °C

Uzunsokak Getto’ya döndü

Şükrü ÜÇÜNCÜ

Trabzon’da birçok alanda erozyon meydana geldi ve bu erozyon gitgide yer kabuğunun tamamen ayrılmasına neden olacak…
Hafta sonu uğrak noktamı bilen bilir… Uzunsokak’ta Sezer Kuyumculuk vazgeçilmez dinlenme yerimdir… Serdar Sezer ile birlikte tiyatro konuşmak, Trabzon Sanatı adına bir şey üretmeye çalışmak, beyin fırtınası yapmaktan çok haz alıyorum… Kardeşi Ayhan Sezer’in takıldığımız yerde bir anda bilgisiyle bize yardım etmesi ise, inanın bir tiyatro senaryosu gibi…
Yine böyle haz almak için Sezer Kuyumculuğun yolunu tuttum… Bir anda kapı önünde Serdar Ağabeyi gördüm… İçimden “Espri yapacak bana hoş geldiniz sör Şükrü” söyleyecek şakalaşacağız diye düşündüm… Meğer hınzır düşünmede yanılmışım… Mavi kot pantolonu üzerinde gri kazak ile kaşlarını çatmış bir Serdar Sezer, karşımda durmaktaydı… Son yazdığım senaryoyu ona vermiştim, “Acaba senaryoyu okudu da kızdı mı? ” diye düşündüm…
Yanına vardım, “ Hayırdır ağabey?” diye sordum
“Karşıda duran şu gençleri görüyorsun dimi. Bu çocukların hiç mi ailesi yok… Saatlerdir serserilik yapıyorlar… İnan kafam daha almıyor…”dedi.
Çocuklara döndüm baktım; karşımda 15 ile 20 yaşları arasında 10’a yakın kızlı, erkekli çocuklar var… Birbirlerine sinkafli sözler söylüyor, bağırıyor çığırıyorlar… Birkaç tanesi de ellerinde cep telefonu bu durumları kaydediyor… Her halde sosyal medya da “Bakın nasıl rezillik çıkarıyoruz?”  diye yazarak paylaşacaklar…
Serdar ağabeyi ikna ettim dükkâna girdik… Ona belli etmeden gençleri izledim…
İnanın geleceğin durumu vahim…
Avrupa seyahatlerim sırasında gitmiş olduğum şehirlerin Gettolarından ister istemez geçtiğim olmuştur… Maalesef orada görmüş olduğun Depresif Erozyonu, Trabzon’un sorsan en elit sokağında gördüm…
Bu sokak gitgide Gettoya dönmek üzere olduğunu fark ettim… Elinde köpekler ile gezen ve etrafa saldırmaya çalışan insanlar, motosiklet ile sokaktan geçen servisçiler… Sağa sola küfür ederek hareket eden bir tutam ne olduğu belirsiz yaratıklar… Birkaç tane Malatya’dan şehrimize gelmiş Suriyeli kisvesi altına gizlenmiş dilenci…
Hafta sonu yani bir Pazar günü Uzunsokak’ta hemen Kaymakamlık binasının önünde gördüğüm manzarayı sizlere aktardım…
Yıllarını Polis Muhabirliği yaparak geçimini sağlamış bir adam olarak yarını dünden özetleyecek olursam…
“Ey Analar Babalar, Amcalar, komşular değerli Trabzonlular!”
Yakın zamanda bu şehirde büyük cinayetlerin olması an meselesidir… Asayiş olayında Türkiye’nin en düşük şehriyiz… Bu durum son 3 yıl içerisinde böyle lakin gelin görün ki, Bu huzurun bozulmasına az kalmıştır…
Yine sokaklarımızdan 15, 17 yaşları arasında tetikçiler çıkacaktır… Bu şimdiden gözükmektedir…
Gençlik Psikolojik Erozyona kurban gitmektedir… Bu duruma müdahil olmaz iseniz, bugün komşunuzun, yarın sizin çocuk Trabzon’un ismini yine b… çukurunun içine atacaktır… Bizim sanatla yükseltmeye çalışmamız yine boşa kürek sallamak olacaktır…
***
“Komşumuzun kızı güzel diye kendi kızımızdan mı vaz geçelim…” güzel bir söz değil mi… Yıllar önce öğrenmiştim bu sözü… Kime ait, kim demiş bilmiyorum… Biraz araştırdım kimin dediği belli değil… Yani Anonim olmuş…
Dönelim konumuza…
Rusya, Gürcistan ve İran’da… Tiyatro ileride… Bizlerin içerisinde de bu ülkelerin tiyatrolarında etkilenmiş insan sayısı bir hayli fazla… Bu insanlar o kadar ileri gidiyorlar ki, “Yahu sizin yaptığınız da tiyatro mu? Bak Rusya’da Bolşoy Tiyatrosuna, Bak İran Tiyatrosu ve sinemasına…”
Kendilerine evrensel alanda tiyatro takip ettikleri için tebrik ediyorum… Lokal alanda bir eleştiri yaptıkları içinde kınıyorum… Devlet Tiyatromuz çok iyi oyunları sahnelemektedir… Trabzon Devlet Tiyatrosunda iyi oyuncular vardır…
Tamam, Bolşoy Tiyatrosu 242’nci yılını kutlamakta… Türkiye’de onların tarihine sahip bir tiyatro grubu yok gibi gözükse de… Ferhan Şensoy’un yaşatmaya çalıştığı Ses Tiyatrosu onlardan aşağı değildir…
Bölgemizde yüz yıllardır yaşanan geri düşünce yüzünden hedef olan tiyatrocular ve sahneler yakılmış, yıkılmış oldukları doğrudur… Lakin bilmenizi isterim ki, bir grup mücadele eden adam vardır… Baba Sahneyi açan Şevket Çoruh’un mücadelesi inanın 242 yıla bedeldir…
Şimdi işin başına dönelim “Komşu Kızı Güzel Diye Kendi Kızımızdan” vazgeçmeyiz…

 

 

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.