• BIST 105.380
  • Altın 270,975
  • Dolar 5,7403
  • Euro 6,3404
  • Trabzon 15 °C

Uzunsokak’a da Meydan’a da karşı çıkmışlardı!

Yer KULAK

  Avrupa’nın hemen her ülkesinde kent meydanları, genelde araç trafiğine kapalıdır. Ayrıca, kentin en işlek bölgelerindeki otopark ücretleri de çok yüksektir. Üç beş yıl önce Kore’nin başkenti Seul’e gitmiştik. Seul kentinin belirli bölgelerinde 14-15 katlı otoparklar görmüştüm. Otoparkların yarısı yer altında yarısı yer üstünde idi. Park ücreti de hayli yüksekti. Çoğu Avrupa kentlerinde gündüz saatlerinde şehir içlerine kargo, servis araçlarının girişine izin verilmez. Bu tür hizmetler gece yapılırdı. Bazı kentlerde ise otoparkların kent merkezine uzaklığı oranında fiyat uygulaması vardı. En dıştakiler ücretsizdi. Şehre gelen insanlar araçlarını bu ücretsiz otoparka çekip toplu taşıma araçları ile merkeze giderlerdi.
 uzunsokak-005.jpg Trabzon’daki trafik keşmekeşliğinin sıkışıklığının birinci nedeni, şehirlerarası yolun bir yerde kent içinden geçmesidir. Bu yol, kentin güneyinden tünelle geçseydi, sahilde yoğunluk olmazdı.
  Kent merkezindeki yoğunluğun ana nedeni, yolların dar ve yetersiz olmasının yanı sıra küçük araçlarla yapılan toplu taşımacılıktır.
Trabzon’un Ortahisar ilçesinde trafiğe kapatılan ilk sokak; Kunduracılar caddesi idi. O yıllarda araç sayısı çok azdı. Akçayların Kunduracılar caddesindeki demir satış mağazasının önünde araçların yükleme yaptığını hatırlarım. Sonra cadde tamamen trafiğe kapandı, sabah ve akşam saatlerinde kargo araçlarının girişine izin verildi.
Uzunsokak’ın trafiğe kapanması yönünde çok yazı yazdık. 2004’te Volkan Canalioğlu belediye başkanı seçilince, kendisine vakit geçirmeden bu caddeyi trafiğe kapat, dedim. O da aynı görüşte idi… Ve cadde trafiğe kapatıldı. O dönemde başta Şoförler Odası olmak üzere bazı STÖ’ler bu karara karşı çıktılar. 
Orhan Gümrükçüoğlu’nun Trabzon’a yaptığı en büyük hizmet, Atatürk Alanının çevresini trafiğe kapatmak olmuştu. Atatürk Alanı, Trabzon’un dört bir yanına yolcu taşıyan dolmuşların açık otogarıydı. Orhan bey, alanın doğusunu tamamen kapattı, kuzeyde tek şerit geçit verdi ve doğru bir iş yaptı.
   Gümrükçüoğlu’nun güzergah belirlemesinde yaptığı yanlışlara gelince; Gazipaşa caddesinden kente girişi iptal etmesi, Maraş caddesinde trafiğin batıdan doğuya doğru gitmesi ve Fatih Parkı önünde köprü altına dolmuş duraklarını yerleştirmesiydi. 
  Büyükşehir Belediyesi’nin ilçe merkezinde yol ve dolmuş durakları için yeni düzenleme için plan yaptığını duyduk.
Meydan bölgesinde bize göre yapılacak iş çok basittir.
Kesinlikle Gazipaşa’dan şehre giriş verilmelidir. Gazipaşa’dan şehre giren araçlar Maraş caddesindeki otoparklara da gitmeli ve direk Boztepe’ye çıkabilmelidir. Boztepe’den gelen araçlar sahile inmek için kesinlikle Tanjant yolunu kullanmalı. Atatürk Alanının kuzeyindeki tek şerit yoldan ve arka sokaktan Gazipaşa’ya gelen araçlar sahile de inmeli, Boztepe güzergahına da çıkabilmeli.
   Maraş caddesindeki trafik akışı doğudan batıya ve tek şerit olmalıdır. Maraş Caddesinde dolmuşlar için kesinlikle cep yapılmamalı ve hatta dolmuşların girişi yasaklanmalıdır. Sahildeki özel hastane önünde iki-üç sıra halindeki otopark iptal ettirilmeli, Anadolu Lisesi bahçesinin altına kesinlikle iki katlı bir otopark yapılmalı ve hastaneye tahsis edilmelidir. Fatih Parkı önündeki dolmuş duraklarının güzergahı kesinlikle Tanjant yolu olmalı ve doğu ilçelerine yolcu taşıyan araçlar Arafilboyu güzergahını takip etmeli. Cumhuriyet caddesini kullanan dolmuşların ve özel araçların güzergahı Maraş Caddesi girişinden batı istikametine olmalı. Postane çevresindeki dolmuş duraklarının her birinde en fazla iki araç, 10 dakika durmalı. 
Bu yazdıklarımı, düzenlenecek bir brifingde Ortahisar ilçesinde trafik düzenlemesi yapan ekibe anlatabilirim.

Hasan KURT 

                                             ***************

Millet Bahçesinin projesi!

   millet-bahcesinin.jpgASKF Başkanı Cahit Erdem önceki gün sosyal medyada, Avni Aker, Yavuz Selim Sahası ve 19 Mayıs Spor Salonunun bulunduğu alanda yapılacak Millet Bahçesi’nin avam projesini yayınladı. Erdem, projede futbol oynanacak nizami bir saha bulunmadığını, Avni Aker’in yerinde sentetik küçük bir saha ve altında da otoparkın bulunduğunu diğer bölgelerin park, bahçe olacağını söyledi. Erdem, ‘Trabzon ve Ankara’da herkesin sahip çıktığı projede maalesef futbol oynanacak saha yok’ dedi. 
Yaklaşık 58 dönümlük alanda kurulacak Millet Bahçesi’nin projesinde ne tür sosyal donatı alanları var, bilmiyoruz. Proje büyük bir ihtimalle sipariş üzerine İstanbul veya Ankara’da bir firmaya çizdirilmişti. O bölgede 58 dönümlük bir alandaki Millet Bahçesi’nde her şeyden önce bir kültür merkezi olmalı. Bu merkezde Atatürk Alanında 1958 yılında yıkılan Tiyatro binasının bir benzerinin yapılması gerekir. Cahit Erdem’in de belirttiği gibi Avni Aker’in yerine portatif tribünlü nizami bir çim saha yapılmalı. 
Erdem, proje henüz netleşmedi diyor, Ancak diğer yandan ihaleyi alan firma alanın etrafını kapattı ve inşaata başladı. 

                                            ***************

    Amerika’da Stanford Üniversitesinde sınavlarda gözetmen bulunmaz. Öğrencilerden birisi gelir, öğretim üyesinden kâğıtları ve soruları alır, arkadaşlarına dağıtır ve hep birlikte sınav olurlar.
   prof-dr-necati.jpgEn son kalan öğrenci, arkadaşlarının kâğıtlarını toplar ve öğretim üyesinin odasına gidip kâğıtları ve diğer sınav dokümanlarını teslim eder.
Bu öğrenciler mezun olduktan sonra yüksek ücretle ve saygın şirketlerde iş bulabilirler. Bu öğrenciler içerisinde kopya çeken olmaz mı? Zaman zaman kopya çekmeye teşebbüs eden öğrenciler olur. Diğer öğrenciler ona şöyle seslenir:
"Hey sen… Kopya çekerek Stanford Üniversitesinin diplomasını almak için çaba sarf eden arkadaş. Bu dünyada seninle aynı diploma ile yaşamak istemiyorum."
Sonuç, kopya çeken öğrenci üniversiteden atılır. Bizde bu işler nasıl mı olur?
40 öğrencinin başında 2 gözetmen bekler. Gözetmenler kopya çektirmemeye özen gösterirler. Bazen öğrenciler topluca kopya çeker ve öğretmen, mühendis, hemşire olurlar.
Sonra ne mi olur?
Kopya çekerek öğretmen olana kendi çocuğunu verip, onu eğitmesini, kopya çekerek mühendis olanın yaptığı binanın depremde yıkılmamasını bekler. 
(Prof. Dr. Necati Cemaloğlu)

  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.