• BIST 101.417
  • Altın 234,051
  • Dolar 5,5451
  • Euro 6,2645
  • Trabzon 9 °C

Valiler Kararnamesi ve Cumhuriyet Bayramı!

Valiler Kararnamesi ve Cumhuriyet Bayramı!
Hükümet, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı öncesi tam 39 ilin valisini ya merkeze çekti ya da görev yerlerini değiştirdi.

Valilerin görev yerlerinin değiştirilmesi veya merkeze çekilmeleri normal bir uygulama. Hemen her hükümet döneminde yapılan bir iş.

Valiler Kararnamesinde, kimlerin görevden alındığı veya atandığı hükümetin ve Cumhurbaşkanının kontrolünde.
Bizim dikkatimizi çeken olay, Valiler Kararnamesinin 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlama törenlerinden öncesine denk getirilmesi. 

Cumhuriyet Bayramı kutlama programının, üstün körü, öylesine hazırlanmasında bize öyle geliyor ki Valiler Kararnamesi etkili oldu. Trabzon Valisi Yücel Yavuz’un hazırlanan programa baktığını da sanmıyoruz. Baksaydı, gündüz kutlama programına ve akşam bir saatlik resepsiyona itiraz ederdi.

Alternatif Kutlama!

Trabzon’daki muhalefet partileri ve bazı sivil toplum örgütleri eskiden, 29 Ekim akşamı Atatürk Alanında alternatif kutlama düzenlerdi. Atatürk Alanında davul-zurna ve kemençe eşliğinde horonlar oynanırdı. 

Pazartesi akşamı da muhtemelen bazı sivil toplum örgütü mensupları ve vatandaşlar Atatürk Alanı çevresinde etkinlik yapacaklar.

 

Müftünün lojmanı ve hocanın isyanı!

Geçenlerde, bir Diyanet teşkilatı mensubunun, Trabzon’da camilerde Kaşüstü Kuran Kursu için toplanan paralarla, Müftü beyin 2 Nolu Beşirli mahallesindeki dairesinin onarıldığı şeklindeki iddiasını gündeme getirmiştik. Ne valilikten, ne de müftülükten, ‘İddia yanlıştır, karalamadır vs.’ şeklinde bir açıklama gelmedi.

61 Saat internet sitesinde, ‘Hocanın isyanı’ başlıklı haberde camilerde para toplama işine isyan eden bir hocanın söyledikleri aktarılıyor.

Trabzon merkezdeki bir cami hocası “Müftülük sürekli mesaj atıyor, her hafta bir yere para isteyin, para isteyin diye. Ama ben istemiyorum, isteyemiyorum. Bu kez Kaşüstü Kur’an Kursu’na her Cuma para toplayın mesajı geldi. Vallahi biz de bıktık, istemiyorum da, bakmıyorum o mesajlara artık. Her hafta camide para mı toplanır. Cemaatin durumunu soran yok ki. Ben biliyorum cemaatimizin durumunu. Son kez isteyeceğim, şimdi istemesek ‘niye istemedin’ diyecekler.”

Eskiden hocalar, imamlar, memur gibi maaş almazlardı. Köylerde, mahallelerde hoca parası toplanır, hocalara kumanya verilir, hocalar Kur’an okuma işinden, mevlitten vs. para alırlardı.

Son dönemde, Diyanet İşleri memurları ki sayıları 150 bin civarında olan bu kesim, diğer memurlardan daha avantajlı. Halk arasında namaz kıldırma memurları olarak da nitelendirilen hoca, müezzin, imamların büyük çoğunluğu cami lojmanında kira ödemeden oturuyor, elektrik, su ve yakacak parası ödemiyor. Eskiden olduğu gibi cenaze ve mevlitlerde ücret alma işi devam ediyor. Ayrıcalıklı memur olan hocalarımız, para toplama işinde haklı olarak isyan edecekler. Biz de olsak ederiz.

 

TRABZON’DAN MAÇKA’YA-1869

(CEVİZLİK)

[...] Trabzon’da az kaldım. Fransız konsolosu M. Derche’nin tavassutu ile Trabzon valisi Muhlis paşadan param ile beygir ve yiyecek tedariki için kaymakam, müdür ve muhtarlara hitaben bir emirname aldım.

Hareketimden bir gün evvelde, paşa, kendi muhafız zaptiyelerinden birini muhafazama memur edip göndermişti. Bu, Karadeniz yalısı halkından iri yarı bir adamdı.

Biri kendime, biri de uşağımla eşyalarım için iki at kiraladım. Uşağım bir delikanlıydı.

Güzel bir sabah Trabzon’dan altı saatlik yerde bir sel yatağı ile Değirmendere’nin birleştiği bir noktada küçük bir kasaba olan Cevizlik'e/Maçka’ya doğru yola çıktım.

Yolda Trabzon'a gelen birçok köylülere rastladık. Erkekler umumiyetle beyaz yahut kahverengi, gayet kaba yünlü esvap giyerler. Başlarında fes, sarık, başlık yahut koyun derisinden kalpak var. Köylü kadınlarda mavi beyaz kafesli pamuklu çarşaf giyiyorlar.

Kadınlar ekseriya ağır yükleri sırtlanarak yürürlerken, kocaları önlerinde veya artlarında bir çorap yahut tozluk örerek gidiyorlar. Bu kaba haşin dağlıların, kuşaklarında bir hançer ve omuzlarında tüfek, çorap örmeleri garip bir manzaradır. Erkekler, iri yarı ve sağlam yapılı, yüzleri düzgün ve güzel; kadınlar ise aksi, yüzünü görebildiklerimin içinde güzelini bulamadım.

Trabzon’dan Erzurum yolu ile çıkmıştık ki, bu yol Zeytinlik mahallesinden geçer; bu mahalle, Boztepe eteğinde ve deniz kıyısındadır; sonra Değirmendere vadisine girer. Bu dere pek lâtif bir vadiden çıkarak Trabzon’dan bir kilometre uzakta denize dökülür.

Zaptiye Hüseyin, Trabzon’dan üç saat mesafede Mugurcu köyünde iki yıl evvel burada ameleler tarafından Mösyö Baltazar adında bir Fransız mühendisi ile on beş yaşındaki oğlunun öldürüldüğü evi gösterdi. Bu katiller halâ Trabzon mapushanesinde idi, muhakeme daha bitmemişti.

Muğurcu’dan az ötede Maturacı (Mataracı) denilen yerde, Değirmendere vadisi daralıyor, dere üzerinde birçok ahşap değirmenler görülüyordu. Pek iptidai olan bu değirmenlerde çok kaba bir un öğütülüyor.

Bütün şark yollarında olduğu gibi, bu yolda da, ya ağaç bir oluktan ibaret yahut taştan yapılmış birçok çeşmeler var. Bunları hükumet yaptırmamıştır. Sahipleri, halk arasından dindar ve şefkatli insanlardır. Suyu pek lezzetli olan bu dağ çeşmeleri ise dikkate değer bir tarzda yapılmıştır; içi oyulmuş kocaman bir ağaç gövdesinden ibaret yalaklarından hayvanlar, sürüler sulanır.

Cevizlik/Maçka kasabasında hanlar, kervanlara lüzumlu her şey bulunan dükkanlar var. Cevizlik/Maçka Trabzon’dan kalkan kervanın ekseriya ilk konak yeridir. Vadinin iki yanı yeşilliklere gömülmüş, ulu ceviz ağaçları, semte adını vermiş.

Ceviz ağaçlarının yanında kızılağaçlar, yukarıdaki yamaçlarda meşeler, akgürgenler var. Cevizlik’te yol inşaatı sırasında yapılmış bir küçük eve yerleştim.

Havalar tekrar bozdu, çabuk açılamayacak gibi görünüyordu. Bir hafta sonra Trabzon’a dönmeye karar verdim.

Ormanlarda halâ kuşlar ötüşüyor. Menekşeler, buhuru Meryemler çiçek açmışlardı. Yaban fıstıkları ve birçok meyve ağaçlarının tomurcukları açmıştı. Yağmur ve rüzgarlardan pek nadir olarak ara bulup ta ayağımı dışarı attığım zamanlar çok şayanı nebatlar ve böcekler topladım.

Kaynak: Trabzon’dan Erzurum’a 1869 / Çeviri: Reşad Ekrem Koçu / ÇIĞIR KİTABEVİ – İstanbul 1938

Sadeleştiren: Mehmet Nuri Sunguroğlu 18.10.2018

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Ahmet Metin Genç’in proje tanıtım toplantısı!16 Mart 2019 Cumartesi 10:42
  • İbranın reddi mi, algı yaratma mı?15 Mart 2019 Cuma 08:30
  • İstihdam mı yoksa işten çıkarma seferberliği mi?14 Mart 2019 Perşembe 09:11
  • Akşener’in Mitingi!13 Mart 2019 Çarşamba 08:51
  • CENGİZ TOPEL12 Mart 2019 Salı 08:17
  • Yavuz Selim ne olacak?11 Mart 2019 Pazartesi 09:34
  • Aşık’ın tepkisi!10 Mart 2019 Pazar 12:32
  • En uzun ve yüksek viyadüğü yapan isim!09 Mart 2019 Cumartesi 09:36
  • Zorluoğlu’nun yönetim anlayışı ve projeleri!08 Mart 2019 Cuma 08:50
  • Büyükşehir ve ilçelerde son durum!07 Mart 2019 Perşembe 09:11
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.