• BIST 108.489
  • Altın 151,139
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • Trabzon 15 °C

Vatandaşa tuzak kurmayın!

Vatandaşa tuzak kurmayın!
Yerin Kulağı...

Bilindiği gibi dünyada en geri kalmış Afrika ülkelerinden sonra bütçeye trafik cezalarını gelir yazan ülke Türkiye…

Oysa Ağustos ayında planlanan bütçeye trafik cezalarını gelir olarak kaydetmek tam bir geri kalmışlık örneği.

Belki vatandaşlar çok yüksek bilinçlilik göstererek çok az ceza yiyecek…

Ya da trafik güvenliği açısından yapılan eğitim çalışmaları olumlu sonuç gösterecek, insanlar duyarlı davranacak.

Peşinen cezalar için‘’Şu kadar gelir’’ demek, o kadar gelirin tahsil edileceği anlamı gelir ki, bu da radarla vatandaşa tuzak kurulmasını doğurur.

Oysa medeni ülkelerde Devlet vatandaşına tuzak kurmaz.

Trafik cezasının amacı, trafik güvenliğini sağlamaktır.

Vatandaşın cezalandırılması sonucu gelir elde etmek değildir…

Türkiye’nin her yerinde olduğu gibi Trabzon da bu cezalandırmadan nasibini alan illerimizden birisi.

Trafik kurallarına uymayanların cezalandırılması, elbette caydırıcılık açısından önemlidir.

Ancak bazı yollar var ki, sırf vatandaşı cezalandırmak için kurallar değiştirilmiyor.

Bunlardan birisi de Beşikdüzü-Vakfıkebir arasında ki eski şehirler arası yol.

Yeni yapılan duble yoldan sonra bu yol şehir içinde kalmış.

Hız sınırı da 50 kilometre.

Yolda hiçbir uyarıcı tabela yok.

Karayolları, Emniyetin tabela isteğini, ‘’Sürücü kurslarında öğreniyorlar ya. Tabelaya gerek yok…’’

Sınırı %10 aştığınızda ceza 154 milyondan başlıyor.

Katlanarak gidiyor.

66 kilometreyi aştığınızda tutar 356 milyonu buluyor.

Emniyet yetkilileri bu yolda 50 kilometreyle gidilemeyeceğini söylüyor.

Hatta bir polis deneme yaptığını, 55’in altına düşemediğini söylüyor.

Bu anlamda ilçe trafik komisyonlarından hız sınırı talep ettiklerini söylüyor.

Ne var ki gerek Vakfıkebir İlçe Trafik Komisyonu, gerek Beşikdüzü İlçe Trafik komisyonu emniyetin bu talebini reddetmiş….

Aynı sorun Tanjant’ta da yaşanmış.

Trabzon İl Trafik Komisyonu bu yolda hız sınırını 50’den 70’e çıkararak sorunu çözmüş.

Devamında hız sınırı şehir içinde 70’e çıkmış.

Ancak Beşikdüzü-Trabzon arasında sorun hala çözülmüş değil.

Öyle ki Vakfıkebir Emniyeti, kendi radarı bozuk olmasına rağmen başka birimlerden radar temin ederek uygulamayı sürdürüyor.

Gariban vatandaşlar da ağır trafik cezaları altında inim inim inliyor.

 

Oflu Hocanın şifresi!

Trabzonlu film ve dizi yapımcısı, yönetmen Adem Kılıç’ın imzasını taşıyan Oflu Hocanın Şifresi filmi yalnız Türkiye’de değil yurt dışında da seyirci ve hasılat rekoru kırmaya devam ediyor. Adem Kılıç, film de Trabzonlu amatör sanatçılara da görev vermişti. Bu sanatçılardan biri de Kuzey Ekspres sanat sayfası yönetmeni ve hazırlayıcısı Tamer Küçük’tü.

Tamer Küçük; Oflu Hocanın Şifresi adlı filmin konusunu şöyle özetledi;

Oflu Hoca mahallesinin camisinde imamlık yapan ve mahallenin ekmek fırınını kardeşiyle işleten bir kişidir. Evlidir ve bir oğlu vardır. Babası Ali Osman’ın yıllar önce eşi ölmüştür ve bekarlık canına tak demiştir.

Oflu hoca cemaatinden mutlu değildir. İnsanlar televizyonla futbolla ve teknolojiyle uyutulmuştur ona göre. Camide namaz sırasında öten telefonlar hocayı bezdirmiştir. Yine telefonların öttüğü bir günde hoca bir daha telefon öterse o telefonu ötenin telefonunu münasip bir yerine sokacağını söyler. Bir daha telefon ötmeyince de hocalığı bıraktığını açıklar.

Artık münasip bir yer korkusu bütün korkuları aşmıştır ona göre. Mahallenin takımı Doğan sporu da zor günler beklemektedir takım sahipsizdir. Mahalleli takımın başına Oflu hocanın geçmesini istemektedir. Sebebi ise takımın başına Müteahhit Ahmet geçmek istemektedir. Eğer takımın başına o geçer başkan olursa takım iyice batacaktır.

Müteahhit Ahmet takımın başına geçmek için her türlü numarayı çevirmektedir. Oflu ise takımdan uzak durmakta tüm teklifleri geri çevirmektedir. Oflu arasıra televizyon programlarına çıkıp program yapmaktadır.

Bu sırada Oflunun karısıyla müteahhittin karısı kankadır. Oflunun karısı da takımın başına geçmesini istemektedir

İşte bu çerçevede Oflunun karısı oğlu, Babası ve kardeşi çerçevesinde gelişen olaylar Aileler arası komik ilişkiler ve başkanlık seçimi sürecinde geçen olaylar işlenmektedir

Önemli sayılabilecek bazı roller Trabzon da yaşayan oyunculara serpiştirildiği için dil sorununun az olması da bu filmin artılarından olarak sayılabilir.

Mizah sanatı derneği oyuncularını performansı filme ayrı bir güzellik katmış gibi görünüyor

İzleyenler 1,5 saat içinde sıkılmadan eğlenebileceği bir film… Sokak ağzı kullanıldığı için küfürlü sayılabilen ama maalesef sokağa çıktığımızda sıkça duyabileceğimiz diyalogların olduğu bir film OFLU HOCANIN ŞİFRESİ’

 

Özel Clinart İnternational açılıyor!

Akçaabat’ta yapılan, Özel Clinart İnternational Hospital’in Sağlık Bakanlığından ruhsat aldığı ve hastanenin Aralık ayında hasta kabulüne başlayacağı açıklandı.

 Özel Clinart İnternational Hospital’dan yapılan açıklama şöyle;

‘Özel Clinart International Hospital olarak,  19.09.2014 tarihinde hastane ruhsatımız alınmıştır. Bu hafta da Sağlık il müdürlüğümüze Faaliyet izni için başvurumuzu yapmış bulunmaktayız.

Trabzon’umuza kaliteli ve farklı hizmet sunmak amacıyla personel eğitimlerimiz devam etmekte olup Aralık ayı başından itibaren de Hasta kabulüne başlayacak olmanın mutluluğu ve heyecanı içinde çalışmalarımıza yoğun bir şekilde devam ediyoruz.’

Özel Clinart İnternational Hospital, yeni binası ve deneyimli kadrosu ile sağlık sektörüne iddialı giriyor.  Trabzon da sağlık kuruluşlarının sayısının artması, kaliteyi beraberinde getirecektir. Özel Clinart International Hospital’ı, Trabzon’a kazandıran ekibi kutluyoruz.

 

Nuri Aydın’ın Öğretmenler Günü mesajı!

Nuri Aydın, öğretmenler günü nedeniyle sosyal medyada farklı bir mesaj yayınladı ve bu mesajı köşemize almamızı istedi. İşte Aydın, o güzel mesajı;

Dokuz kardeştik.
İmamlık yapan babamın maaşı yetmiyordu,
Büyük ablam Eczacı olunca,
Ekonomik olarak daha da rahatlamıştık.
Bir babanın tek maaş ile mucizeler yaratması işte böyle olmuştur.
O zor yıllarda bu dayanışmalar,fedakarlıklar,
Ülkemizi bir yerlere taşıdı.
Bu günkü sarayları,israfları gördüğümüzde,
Vicdanlarımızın sızlamaları bundandır.

Üniversiteye başladığım yıllarda,
Ablam olan Melek Aydın DEMİR,
Öğretmenlik mesleğine yeni başlamıştı.
Hiç unutamam.
468 lira maaş alırdı.
Sekiz lirasını kendisine ayırırdı.
400 lirasını Babama verirdi.
60 lirasını da bana.
Ellerinden öpüyorum Melek ablamın,
Öğretmenler gününü kutluyorum.

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.