• BIST 106.846
  • Altın 271,895
  • Dolar 5,7268
  • Euro 6,3392
  • Trabzon 12 °C

VESVESE

Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU

  Kurgusu, görsel şovu ve sıra dışı senaryosu ile Taht oyunlarının (Game Of Thrones) 8. Sezonunu sabırsızlıkla bekliyoruz.
Fantastik bir dizi ama buram buram tarih kokan ve her türlü günümüz entrikalarını da içeren bir dizi.
Güç için, her yol mubahtır.
Krallara yemin ederek sadık yaşayan Lordlar ve bu Lordlara yemin ederek sadık yaşayan aileler. İçinde her türlü entrikaların var olduğu dizi bugünlere de gönderme yapıyor.  Westeros farklı bir dünya. Mevsimler acayip. Devler, ölümsüz yaratıklar, kurtlar... İnsan hayatının çok ucuz olduğu bu dünyada entrikalar ve şüpheler hiç bitmiyor.
Öyle ki şüphe duyduğu insanı gözünün yaşına bakmadan öldüren krallar, lordlar ve onların güç savaşı. 
İktidarlar şüphe yüzünden düşüyor.
Savaşlar şüphe yüzünden çıkıyor.
Evlilikler şüphe yüzünden bitiyor.
Güven şüphe yüzünden sarsılıyor.

Dostluklar, arkadaşlıklar, sevgi hep şüpheyle sonlanıyor…
Hayat işte!
Sanki bir zamanlama hatası gibi. Bu hayat dediğimiz “an”lar karşımıza öyle zamanlarda, öyle farklı içeriklerle çıkıyor ki şaşırıp kalıyoruz adeta.
Öyle ki hayatın içinde sert ve cesur adımlar attığınızda insanlar sana şüpheyle bakıyor. 
Cesaret gösterdiğinde ise ” hayırdır kim var senin arkanda” diye yine şüpheyle bakıyorlar.
Bir şeyler değişirken gelişmiyor sadece şüpheci oluyoruz.
Farklılıklar şüpheyi doğuruyor.
Benzerler birbirini çekiyor.
Yaşanmışlıkların, aldatılmışlıkların, ağlatılmışlıkların yarattığı tecrübeler hep şüpheyle yoğrulmuş değişimlerdir.
Böyle bir acayip şüphe döngünde dönüp duruyoruz.
Şüpheyle yaklaşanlar hep tasallutta bulunuyor. Aklın saldırganları karşı tarafın aklını ele geçirmiş ama aklı kontrol edememenin bataklığında boğulup duruyorlar. Şüpheyle yoğrulup duruyorlar.
 Kelimelerin anlamlarını bilirsin ama bazen aklınıza hiç yaratıcı bir kıvılcım oluşmaz. Oysa ki şüphe yakıp kavurandır.
Tıpkı dikiş diktiğinde hani son dikişle düğüm atarsın ya bir daha sökülmesin diye, işte şüpheden yani o kötü ve karasız duygudan da belki bir düğüm atarak kurtuluruz kim bilir!
Yahya Kemal  “Ülfet belalı şey, fakat uzlet sıkıntılı; bilmem nasıl geçirmeliyim son beş, on yılı…” Evhamından korkularından söz eder bu dizesinde.
Düşünce dünyamız, duygularımız karıştıkça bazı şeyleri hazmetmek daha da zorlaşır zaman içerisinde kabul ediyorum. Ama bazen yutmak gerekir. Şüpheyle baktığın anda evhamlı olur çıkarsın. Mutsuz, umutsuz ve hep kuşkucu…
Vesvese, evham, şüphe, kuruntu, kuşku her neyse içinde biriktirdiğin inan ki hiç sağlıklı değil. Seni yiyip bitiren olur. Oysa birçoğunun aslı bile yoktur.  Kışkırtmasın seni dış sesler. Yoksa düşman olursun herkese ve her şeye. 
Nas suresinde “Min şerri-l vesvâsil hannâs” sözüyle vesvese verenin şerrinden Allah’a sığınmamız emredilir.
Dedik ya savaşlar bile şüphe yüzünden çıkmış. Daha ne olsun. Bunun hikâye kısmı ise alasıyla da Game of Thrones.

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.