• BIST 95.738
  • Altın 260,196
  • Dolar 5,7717
  • Euro 6,5641
  • Trabzon 28 °C

VİRA DİYE BİR GRUP

Ekrem SEYMENOĞLU

  Hazır lige ara verilmişken son yıllarda Trabzonspor tribünlerinde fark yaratan VİRA grubunu ele almak geldi içimden. Önce Avni Aker’ de maraton tribünündeki boşluğu dolduran Vira sonrasında Akyazı stadında Doğu Tribününün vazgeçilmezi oldu. Tam orta noktada takımına destek veren Vira zaman zaman yaptığı koreografilerle Türkiye gündemine oturdu. Özellikle derbi maçlarda yaptığı dev gösterilerle hem taraftarlarımızın hem de tüm futbolseverlerin beğenisini kazandı. 

   Vira grubuna baktığımızda diğerlerinden farklı olduğunu hissediyoruz. Geneli üniversite mezunu gençlerden oluşan Vira toplumun siyasi, sosyal, güncel konularına parmak basan, mesaj gönderen, biat etmeyen, sorgulayan bir ekipten oluşuyor. Geçmişte tribünde tecrübe sahibi abilerin öncülük etmesine rağmen grupta üniversiteli gençlerin fikirleri hayat buluyor. Düşünüyorlar, konuşuyorlar, tartışıyorlar, fikirler ortaya atıyorlar, karar alıyorlar ve uyguluyorlar. Aslında tam da bir sivil toplum örgütü prensibiyle çalışıyorlar. İşte bu nokta da onları diğer taraftar gruplarından ayıran bir özellik olarak göze çarpıyor.
20_vira-tribunlere-geri-donuyor_146565251715.jpg
  Deplasmana giderken otobüste kitap okuyorlar. Tribüne güneş gözlükleriyle geliyorlar. Resim yapıyorlar, duvar boyuyorlar, pankart yazıyorlar, İzmir marşı söylüyor, Atatürk diye haykırıyorlar, sınavlarına çalışıyorlar, lisanslı ürün kullanıyorlar, yönetimden para talep etmiyor, destek istemiyorlar. Kendi emekleriyle, imkanlarıyla Trabzonspor için mücadele ediyorlar. Beklentisiz, karşılıksız sevgi ile bağlılar bu sevdaya. Onlar ‘ birbirlerine sevgiyle, Trabzonspor’ a tutkuyla bağlı bir aile ‘ den oluşuyor. Bu yüzden yaptıkları işler yüreklere dokunuyor, gözlerden bir damla yaş akıtıyor, insanların içine işliyor.
maxresdefault-002.jpgOnlar yakın zamanda Gökhan abilerini kaybettiler ama asla unutmadılar. Hep hatırladılar ve hatırlattılar. Onlar ilk görevi hastane kapısından hiç ayrılmayarak son görevi ise tribünde onu yaşatarak yaptılar. Gökhan abileri için uyumadan, gece gündüz çalıştılar ve Gökhan abisiz ilk maçlarında abilerini tribünde yaşattılar. Maçın başlamasına dakikalar kala Vira tribünlerinden biricik evladıyla Gökhan Kılıç yükseliverdi. Onlar bir yandan koreografinin gereklerini yaparken bir yandan da Gökhan abilerine son görevlerini yerine getiriyordu. Gençler bir yandan ipleri çekerken bir yandan gözlerinden düşen damlaları silmeye çalışıyordu. Herkes hayranlıkla bu dev vedayı izlerken onlar heyecandan, hüzünden, duygu patlamasından tir tir titriyor, hüngür hüngür ağlıyordu. Birbirlerinden gözlerini kaçırıyor sonra dayanamayıp birbirlerine sarılıyorlardı. Gökhan abilerinin emaneti biricik oğlu da oradaydı, içinde fırtınalar kopuyordu ama gururluydu, babasına binler veda ediyordu.

   Fenerbahçe maçıydı, 2011 izleri hala devam ediyordu. Bir şeyler yapmak gerekiyordu. Vira kayıtsız kalmadı. Futbolcuların bindiği Taka, 2011 kupasına doğru ilerledi. Bir yandan kupa yükseliyor, bir yandan da futbolcular Karadeniz takasıyla kupaya doğru yürüyordu. Pankart şöyle söylüyordu,  SENE HEP 2011…. 
Yine bir Fenerbahçe derbisi geldi. Tribünler tıklım tıklım, taraftar ve takım inançlı bu kez 3 puan bizim olacak. Maçın başlamasına dakikalar kaldı, nefesler tutuldu. Vira tribününden yine bir görsel yükseliyordu. Temel Reis ‘ in elinde bir kanarya, sıkıca tutmuş, bırakmıyor. Bu kez pankart şöyle söylüyor ; Özgür kalacak kadar Masum değilsin…..
Şimdi sıra Lider Başakşehir maçında, taraftar bekliyor acaba Vira ne yapacak. Vira düşündü, vira çalıştı, vira istedi, vira yapacak. Hep birlikte bekleyip göreceğiz. Aslında sadece beklememek destek de olmak gerek, kimi maddi kimi manevi Vira ekibine destek olmalı. Gecelerini gündüzüne katıp, emek verip yapıyorlar bu işleri. Emeğe destek, emeğe saygı bize yakışan. Bir nebze olsun sesleri olayım istedim, gerisini size bırakıyorum;
HaydeVira……

 

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.