• BIST 105.380
  • Altın 270,975
  • Dolar 5,7403
  • Euro 6,3404
  • Trabzon 14 °C

Vız gelir tırıs gider

Eray Altındaş

   Öncelikle “Barış Pınarı operasyonunda” hayatını kaybedip şehit düşenlere Allah’tan rahmet, yaralanıp gazi olanlara da acil şifalar diliyorum… Rabbim Mehmet’imi kurşunlardan, bombalardan korusun…
                                          *******

  Gelelim bugünkü konumuza… 200 yıllık tarihe sahip ABD atom bombasını kullandıktan sonra, deyim yerindeyse dünyadaki ülkelerin başına bela oldu. Beğenmediği veya kendi çıkarlarına ters düşen ülkeleri “savaş- darbe ve ekonomi yoluyla” çökertmeye başladı. 
   Terörü hortlatıyor… Bombalar patlıyor, turistleri öldürtüyor, kendisine biat etmeyen liderlere suikastlar düzenlenmesi için “maşa örgütler” kuruyor. Ya da parayla satın aldıklarına darbe yaptırıyor.
   Bugün Kuzey Suriye’de Mehmetçiğin başlattığı Barış Pınar Harekatını anlamak için sizleri biraz geriye götürmek istiyorum… Çünkü ABD’nin geçmişte yaptıklarını  bilmeden bugünü analiz etmek doğru değil. 
                                               ******

  Bundan tam 45 yıl arkaya bakalım… Kıbrıs’ta Makariyos  tek taraflı karar alarak adayı Yunanistan’a bağlamaya kalktı. Rum askerleri ve çeteleri soydaşlarımıza işkenceler yaptılar. Kıbrıs’taki katliamlara ABD, Avrupa ve NATO ülkeleri her zaman olduğu gibi üç maymunu oynamayı seçtiler.
O gün Türkiye’de CHP ve MSP koalisyon hükümeti iş başında… Kurulan kabinede Başbakan Rahmetli Bülent Ecevit, yardımcısı da yine rahmetli olan Necmettin Erbakan’dı.
Ecevit, Kıbrıs’ta olanları sözde müttefiklerimize anlatmak için önce Avrupa devletlerinin ve ABD’nin  kapısını çaldı. Adada sürdürülen katliamların durulması için gerekenlerin yapılmasını istedi.
Ancak Avrupalılar ve ABD kulaklarının üzerine yattılar. Rahmetli Ecevit, “Adadaki Garantörlük Hakkımızı kullanırız” dediğinde tıpkı bu gün yaptıkları gibi oyalama taktiklerini art arda devreye soktular.
Sonunda Türkiye daha fazla dayanamadı… 
Ecevit önceden belirlenen Parolayı söyledi… Ve dünya “Ayşe’nin tatile çıkısını” büyük hayretle izledi.
Türkiye’nin haklı söylemlerini duymazdan gelen Emperyalist devletler sonra ne yaptı  dersiniz?.. Tweet atmadılar ama, Başta ABD olmak üzere bütün Avrupa ülkeleri bugün Küba, İran ve Venezüella’ya uygulanan ambargonun daha ağırını devreye soktular.
  Aniden birçok ürün Türkiye’de ortadan kalktı. Kuyruklar oluştu, insanlar arabalarına benzin koymak için akaryakıt istasyonlarında saatlerce sırada beklediler. Terör tarihi zirvelerini yaptı. O yıllarda bir tek rahmetli olan  Libya lideri Kaddafi yanımızda durdu.
                                                       *******

   Bu günde Mehmetçik Suriye’nin kuzeyinde “Barış Pınarı operasyonu” yapıyor…  Bundan yıllar önce Kıbrıs barış harekatında karşımızda olan ABD ve AB ülkeleri yine aynı tutum içinde Türkiye’nin işgalci olduğu yolunda yaygaraya başladılar. 
ABD başkanı Donald Trump ekonomimizi yok edeceğini, Lira’nın değer kaybedeceği yolunda Tweetler atıyor. Turmp’un bu sözlerine teşne olan, dün “Aman savaştan kaçanları bize gönderme” diye yalvaran AB’de ise Suriye’den çık diyor… 
İstediğiniz kadar tehditler savurun… İstediğiniz kadar ekonomik yaptırım uygularız diyerek mangalda kül bırakmayın… Bu millet yedi düvele eyvallah etmemiş…Vız  gelir tırıs gidersiniz.

Teleferik kalmadı  seyir terası verelim

  Hatırlarsanız 2009 yerel seçimde AKP bu şehrin trafik plakasından esinlenerek “61 proje” ile Trabzon halkını karşısına çıktı… Dağıtılan kitapçığın içinde  ne vaatler yoktu ki?.. Kentsel dönüşümlerden, şehir içi hafif raylı sisteme, yeni otogara, Güney Çevre Yoluna hatta Trabzon’un seyir yeri olan Boztepe’ye teleferik projesini derç etmişlerdi…  
   AKP Belediye aldıktan sonra Trabzon için söz verilen birçok büyük vaat kitapçıkta gösterilen resimlerde kaldı. Sözler unutuldu, “Trabzon marka şehir oluyor” sloganı laftan öteye geçemedi… Bu günlerde 10 sene önce yapılacağı ballandırılarak anlatılan Boztepe’ye “Teleferik projesi” söz verenler tarafından iptal edildi… Yerine seyir terası yapılacağı açıklandı… Adeta “çizdim yapmıyorum” diyorlar… Bu da siyasetçinin fıtratında var.

Ya yıkıyoruz  ya kapatıyoruz

  Türkiye’de her zaman yapılan “ya kapat ya da yık” anlayışı Trabzon’un en işlek caddesi olan Maraş’ta da uygulanmak isteniyormuş. Aklı evvelliler otel yüzünden otomobillerin girişi engellesin diyorlarmış. E, güzel kardeşim kolaycılığa kaçmadan, şu aklını biraz kullansan da caddedeki dolmuş keşmekeşliğini kaldırsan. Kafasına göre yapılan parkları engellesen, fena mı olur?.. Trabzon’u seviyorsan biraz düşün.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.