• BIST 108.489
  • Altın 151,139
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • Trabzon 19 °C

Yabancıları zengin ediyorlar!

Yabancıları zengin ediyorlar!

AKP kurucularından eski başbakan yardımcılarından Abdullatif Şener, Türkiye’de uygulanan ekonomik politikalarla, yabancıların zengin edildiğini söyledi. Aylardır, yıllardır yazıyoruz, konuşuyoruz. ‘Bu gemi böyle gitmez, karaya vurur ve bir daha da yüzdürülmez’ diye.

Abdullatif Şener ile AKP’nin kuruluşundan önce tanışmıştım. Haftalık Trabzon Ekspres Gazetesi’ni yayınlıyordum. Ekspres o dönemler, haftalık olmasına rağmen etkindi. Yanılmıyorsam Sultan Göktaş telefon açmış ve ‘Abim, Abdullah Gül ve Abdullatif Şener sizi ziyarete gelecekler’ demişti. Bu ekip kapatılan Refah Partisi’nin yenilikçi kanadındandı. Bir süre sonra üçlü ziyaretimize geldi. Sohbette Ahmet Şefik de vardı. Siyaset, ekonomi konuştuk. O dönemler seçime epey bir zaman vardı. ‘Bugün seçim olsa yüzde 30 oy alırsınız’ şeklinde bir tahmin yapmıştım. Kemalettin Göktaş’ın yüzü gülüyordu. Abdullatif Şener, AKP iktidarının ilk döneminde partinin dört isminden biri idi. Bülent Arınç, Recep Tayyip Erdoğan, Abdullah Gül ve Abdullatif Şener. Abdullatif Şener, akademisyendi, ekonomi hocası!

22 Temmuz seçimleri öncesi, Başbakan Recep Tayip Erdoğan ile ters düştü. Kimileri, bu ikilinin ters düşmesini, AKP Sivas listesindeki sıralamaya bağlamıştı. Aslında, olay liste olayı değildi. Erdoğan ve Şener, yönetim anlayışında ve ekonomik politikalarda farklı düşünüyordu. AKP’den ayrılan Şener, yeni parti kurmak için çalışıyor. Şener’in etrafında, eski DYP’lilerden, ANAP’lılara, CHP’lilere kadar onlarca isim olduğu söyleniyor. AKP’den ihraç edilen, Ergenekon iddianamesinde adı geçen ve yurt dışında olan eski milletvekillerinden Turan Çömez’in de aynı ekipte yer aldığı bildiriliyor.

Abdullatif Şener, Cumartesi günü Ankara’da Sinan Aygün ile birlikte bir restoranın açılışında idi. Şener, yeni parti için toplumsal talep olduğunu ifade ederek şöyle dedi; “Yeni bir siyasi parti kuracağız. Bununla ilgili çalışmaları başlattık, bu çalışmalar daha fazla olgunlaşacak. İsmiyle programıyla kadrosuyla yeni bir vizyonla yeni bir siyasi parti Türk siyasi hayatına girecektir. Bu Türkiye'nin ihtiyacıdır. Türkiye'de siyaset bir kavga, kutuplaşma haline dönüştü. Türkiye'nin bundan kurtulması lazım. Mevcut iktidar, ekonomi politikalarını ülke ihtiyaçlarına göre oluşturmuyor. Yanlış ekonomik anlayış ve programın değiştirilmesi, dönüştürülmesi gerekmektedir. Küresel dalgaların etkisi altında Türk ekonomisi geleceğini tesadüflere bırakmıştır. Bu Türkiye açısından bir felaketin geleceğini göstermektedir. Bizdeki ekonomi, oyu halkımızdan alan siyasi iktidarın, yabancıları, dış dünyayı zengin etmesine yönelik bir programdır. Biz yeni vizyonla, kadroyla (işte Türkiye burasıdır) denilecek bir yapıyı oluşturacağız.”

Şener, kuracağı yeni partinin “merkez partisi” olacağını, kuruluş takviminin de önümüzdeki günlerde daha anlaşılır bir hal alacağını belirterek, “Ülkenin geleceğine talip bir siyasi kadroyla ortaya çıkacağız. Ön hazırlıklarını yapıyoruz. Partinin kadrosu, kurucularıyla birlikte merkez yapıyı göreceğiniz kişilerden oluşacaktır” diye konuştu.

Şener’in kuracağı parti, halktan destek görür mü? Görmemesi için aslında bir neden de yok. Trabzon’da bir alışveriş merkezi açılıyor. Bu merkez, yalnız kira geliri olarak yılda 40 trilyon lira Trabzon’dan yurt dışına akıtıyor. Türkiye ithalat cenneti olmuş. Yabancılar perakendeciliğe soyunmuş. Esnaf sırat köprüsünde! Yerli üretim durma noktasına gelmiş. Tarım politikaları iflas etmiş. Kurulu fabrikalar birer birer yabancılara satılıyor. Finans sektörü ve madenler gitti. Sırada enerji sektörü var! Hükümetin ekonomik politikaları bu şekilde devam ederse, halka güven, umut verecek parti kısa sürede tavan yapar!

 

 

Fındıkta ne yapılmalı?

Fındık İhracatçısı Sabit Sabır, fındık fiyatının serbest bırakılmasını savunanlardandır. Ziraat odaları ve FKB ise Sabır’a karşı çıkan kesim. Fındık fiyatı serbest bırakılırsa, başka bir ifade ile devlet üreticiden alım yapmazsa yani destekleme alımı yapmazsa ne olur?

Fındık kaç lira olur bilemem ama fiyat dibe vurur.

Fındık fiyatının dibe vurması kime yarar sağlar? Yabancı alıcılar dışında hiç kimseye yarar sağlamaz.  Kime, kimlere zarar verir?

En başta üreticiye ve ülke ekonomisine! İhracatçı da kaybeder. Bu durumda, Sabit Sabır’ın fındık fiyatının serbest bırakılması şeklindeki görüşünün, alt yapı oluşturulmadan hayata geçirilmesi doğru değil. Ancak, Sabır bu görüşünü dillendirirken yapılması gerekenleri de sıralıyor.

Nasıl bir alt yapı oluşturulmalı?  Devlet, fındığa değil fındık ekili alana destek vermeli. Bugün Türkiye’nin jeolojik haritası çıkarılmış. Uydudan çekilen fotoğraflarda, neresi düz, neresi bayır, neresi yamaç, neresi kıraç belli oluyor.

Geçenlerde KTÜ öğretim üyelerinden Prof. Dr. Tahsin Yomralıoğlu, uydu fotoğraflarıyla fındık rekoltesini global olarak tespit ettiklerini söyledi. Dünyanın en büyük fındık alımcısının da bu bilgilerden yararlandığını kaydetti. Uzaydan önce fındıklıklar tespit ediliyor sonra rekolte! Burada yapılacak iş, Türkiye’deki fındık alanlarının jeolojik haritasının çıkarılmasıdır.

Devletin burada yapacağı bir iş kalıyor. O da, düz arazideki fındık bahçelerinde yapılan üretime destek verilmemesi, buna karşılık arazinin meyiline orantılı olarak destek verilmesidir. Mesela yüzde beş veya on meyilli arazide dekar başına 200- 300 YTl pirim verilebilir. Bu durumda, verimli düz araziler kurtarılır ve bu alanlarda mesela ayçiçeği üretimine başlanır. Çünkü fındıkta iki fiyat oluşur. Düz arazideki fındık yevmiyesini kurtarmayacağı için sökülür.

Türkiye yılda fındıktan elde ettiği dövizi ayçiçeği ve mısır ithalatına veriyor. Ayçiçeği ve Mısır üretimi yapanlara da fındıkta olduğu gibi dekar başına pirim verirsin ve bu sorunu çözersin.

Biz bu işin uzmanı falan değiliz. Ancak, yıllardı fındıkla, tarım ürünleriyle yatıp kalkıyoruz. Kafa yoruyoruz. Araştırıyoruz.

Bizi yönetenler bizim onda birimiz kadar bu soruna eğilse işler kendiliğinden düzelecek. Ama kör siyasete dalmışlar gidiyorlar. Üretici perişan olmuş, devlet kaynakları heba ediliyormuş. Umurlarında değil. Onlar için önemli olan günü kurtarmak.

Osman Yağmurdereli

Müzik öğretmeni, sanatçı, organizatör, yapımcı ve AKP İstanbul milletvekili Osman Yağmurdereli yakalandığı amansız hastalığın pençesinden kurtulamadı ve iki gün önce bu dünyadan göçtü.

Osman Yağmurdereli, Demokrat Parti Trabzon Milletvekili Zeki Yağmurdereli’nin oğludur.

 Baba Zeki Yağmurdereli, 1920 yılında Erzurum’un Tortum ilçesinde doğdu. Yağmurdereli ailesi 1930’lu yıllarda Trabzon’a geldi. Aileden bazıları Erzurum’a yerleşti. Baba Zeki Yağmurdereli Trabzon Lisesi’ni bitirdi. Zeki Yağmurdereli’nin babası o dönemlerde hakimlik yapıyordu. Zeki Yağmurdereli, önce kısa bir memurluktan sonra Yeniyol Gazetesi’nde gazeteciliğe başladı. Trabzon Belediyesi’nden çalışmış olabilir. Zeki bey,  Trabzon’un ünlü ailelerinden Dedeoğullarının kızını aldı. Hayatı değişti. 1952 yılında Doğu Gazetesi’ni kurdu. Demokrat Parti il Başkanlığını yaptı.1961 yılında Adalet Partisi Trabzon İl teşkilatını kurdu ve milletvekili seçildi. Yağmurdereli ailesinin köyü olan Gümüşhane Yağmurdere’nin eski adı Keşişköymüş! Aile bu köyden Trabzon’a ve Erzurum’a göçmüş. Zaten o tarihlerde Keşişköy, Trabzon’a bağlı imiş!

Köy herhalde eskiden keşişlerin uğrak yeri olsa gerek. Çünkü o bölge Sümela Manastırı’na, Santa’ya yakın sayılır. Osman Yağmurdereli’nin halasının oğlu olan TGC Federasyonu Başkanı Nazmi Bilgin, Kafkaslardan geldiklerini söylerdi. Eşber Yağmurdereli’nin de amcasının oğlu olan Osman Yağmurdereli, 1953 yılında Trabzon’un Hacıkasım Mahallesi’nde doğdu. Baba Zeki Yağmurdereli, Faruk Özak’ın babası rahmetli Haydar Hafız ile de arkadaştı, dostu. Özak ile aynı mahallede büyümüşlerdi. Zeki Yağmurdereli milletvekili olduktan sonra Ankara’ya yerleşti. Osman, yanılmıyorsam Ankara Gazi Eğitimin Müzik bölümünü bitirmişti. Kısa bir müzik öğretmenliği ve sonra İstanbul.

Osman Yağmurdereli, milletvekilliğini Faruk Özak’a borçludur. Çünkü ismini Erdoğan’a o vermişti ve ısrarcı olmuştu. Bu ısrarın nedeni Faruk Özak- Osman dostluğundan çok, babaların dostluğundan kaynaklanıyordu.

Ruhu şad olsun.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Avrasya ve Ömer Yıldız!27 Ocak 2016 Çarşamba 06:47
  • Belediye’ye haksızlık!26 Ocak 2016 Salı 06:47
  • CHP’nin yeni misyonu AKP’ye örtülü destek mi?22 Ocak 2016 Cuma 06:47
  • Kaşüstü’nde yapılacak Kavşak sorunu çözmez!21 Ocak 2016 Perşembe 06:47
  • Türkiye’de muhalefet iktidara çalışıyor!20 Ocak 2016 Çarşamba 06:47
  • Asım Aykan’ın reçetesi!19 Ocak 2016 Salı 06:47
  • Yeni Cumhuriyet yeni rejim!18 Ocak 2016 Pazartesi 06:46
  • Devlet Bahçeli nereye koşuyor?02 Aralık 2015 Çarşamba 06:47
  • İşgal yılları Trabzon S.P.Mintslov’un günlüğü! (1916-17)26 Eylül 2015 Cumartesi 14:58
  • Trabzon-Maçka'da Bir Prometeus: İlyas Karagöz19 Eylül 2015 Cumartesi 09:54
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.