• BIST 96.636
  • Altın 144,667
  • Dolar 3,5715
  • Euro 4,0214
  • Trabzon 15 °C

Yakutistan’daki Kemençe Müzesi!

Yakutistan’daki  Kemençe Müzesi!
Yakutistan’daki Kemençe Müzesi!

Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Orhan Gümrükçüoığlu, bir süre önce Moloz kavşağındaki Kemençe heykelciğini yerinden kaldırmış ve kimilerine göre çöplüğe kimilerine göre de depoya kaldırmıştı.

Kemençeyi kimileri Rum çalgısı kimileri de bölgede yaşayan halkların çalgısı olarak kabul eder…

Temel Kahveci, Kemençe konusunda epey araştırma yapmış. Temel Kahveci, Kemençenin bir Türk milli çalgısı olduğunu söyleyenlerdendir.

Temel Kahveci birkaç gün önce sosyal medyada Kemençe üzerine iki satır yazı yazdı. İşte Kahveci’nin o yazısı;

‘Yakutistan'da iki tane kemençe müzesi varmış... Trabzon ve civarında kemençeyi en güzel genelde, Çepniler(Bir Türk boyudur) ve Rumca konuşan, Türk olmadığını düşündüğümüz vatandaşlar çalar. Bu durum karşısında bilgilerimi yeniden gözden geçirdim; kemençe bir Rum çalgısıysa neden İstanbul’da, Kıbrıs’ta, hatta Yunanistan’da yoktu? Gerçi bizim Karadeniz’den Rum diye yolladıklarımız orda çalıyor ama orijininde yok! Genelde, bizim oralardaki bu vatandaşlar, akrabalarını Yunanistan’da değil de Kafkaslar ve Rusya’da bulurlar.

Geçenlerde Yakutistanlı bir dostla sohbetimde, misafirim baş şaman ‘Biz Yakut değiliz, biz Saha veya Saka türküyüz’ deyince, Karadeniz’deki kemençenin varlığını daha iyi anladım. Aklıma Saka, İskit imparatorluğu geldi. M.Ö. 800 -1000 yıllarında Türkiye’nin büyük bir bölümünü ve Balkanlar da dahil Ortaasya'nın önemli bir kesimini yönetmişlerdi. Başka bir açı da, Rumca konuşan vatandaşlar, genelde kumral ve sarışın, renkli gözlü olurlar. Yunanlılarla kıyasladığın zaman antropolojik olarak hiç de benzeşmezler. Bu konuları tarihçilerimizin derinden araştırması gerekir fakat Türklük artık ayaklar altındadır ve Türkler yenilgiyi kabullenmiş durumdadır.

Bu konu uzun zamandır aklımdaydı aslında! Geçenlerde Murat Bardakçı'nın programında kemençeyi Kumanlar’a bağlayınca bu hikayemi sizlerle paylaşmak istedim.

Bir ayrıntı daha; baş şaman, kemençeye bir isim dedi, şu an ne dediğini hatırlamıyorum, Cevat Saral, ‘Bu ismi bizim yaşlılar söylerdi’ dedi. Bu da çok enteresan bir durumdu.

Bu olayı bana yaşattığı için İbrahim Çakır’a çok teşekkür ederim’.

***

İşte bu kemençenin heykelciğini, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Orhan Gümrükçüoğlu, yerinden kaldırdı ve çöplüğe attırdı…
Ne yazık ki, Arap Kültür emperyalizminin baskısı ve etkisi altında, Milli değerlerimize, Milli çalgımıza, çalgılarımıza, tarihi eserlerimize sahip çıkmayan bir toplum haline geldik.

 

ASKF’ye göstermelik mescit!

Amatör Spor Kulüpleri Federasyonunun, sahilde Sebze ve Meyve Hali bitişiğinde büyükçe bir binası ve binanın deniz tarafında da sahası var.

ASKF sahasında hemen her gün maç yapılır. ASKF binasının içinde de ofisler, oyun alanları, soyunma odaları vs. bulunur.

ASKF binasının lokal bölümünde oyun ve bir de bilardo masası vardır. Geçenlerde, ASKF lokalindeki bilardo masasının yanı başına bir mescit yapılmış…

ASKF binasının 100 metre yakınında cami var. Sebze ve Meyve Halinin bitişiğindeki cami! ASKF binası ve sahası ile cami arasında mesafe gerçekten 100 metre…

ASKF veya TÜFAD yönetici ve üyelerinin çoğu vakit namazı kılmaz… Bir ASKF yöneticisi mescidi veya namaz kılma bölümünü maçlarda görev yapan güvenlik görevlisi için hazırladıklarını söyledi. Bilardo ve oyun oynanan yerde mescit olur mu? Ayrıca o binanın 100 metre yakında cami var, namaz kılmak isteyen o camide namazını kılamaz mı?

Ne diyelim, içimiz dışımız, gösteriş olmuş!

 

Şike anıtını dikemeyenler
Salih Dursun’a sarıldı!

2010-11 sezonunda yaşanan ve UEFA, mahkeme vs. tarafından tescil edilen şikeyi sembolize etmek için Trabzon’da bir şike anıtı dikilmesi gündeme gelmiş ve Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Orhan Gümrükçüoğlu, Trabzon’a bir şike anıtı dikileceğini açıklamıştı.

Siyasi irade, şike anıtının dikilmesine izin vermedi ve Trabzon’a o gün bugün şike anıtı dikilemedi, dikileceği de yok!

Şimdi AKP’li belediyeler TS-GS maçında hakeme kırmızı kart gösteren Salih Dursun’un adının mahalleye, sokağa verilmesi için yarışa girmişler.

Şike sürecinde ve sonrasında köşe bucak kaçan, sesini çıkaramayan, eylem yapamayan, kupayı Trabzonspor’a verdirmeyen siyasi iradeye tepki koyamayan AKP’lilerin Salih Dursun’a sarılması, basit bir siyasi hamle ve onun ötesinde öfkeden prim yapma ve toplumun gazını almadır.

Salih Dursun; aslında o kırmızı kartı hakeme değil, o hakemi atayan MHK’ya, TFF’ye ve dolayısıyla siyasi iradeye göstermiştir... Bu da böyle biline!

 

***

Türbülans

uzun sürecek!

 

Prof. Dr. Yahya Sezai Tezel

 

Türbülans uzun sürecek. Tuvalete gitmek için dahi kemerlerinizi açmayınız.

1. Türkiye Cumhuriyeti aynı anda hem Rusya hem de ABD ile hasmane ilişki içinde olma durumuna düşmeyi başarmıştır.

2. Bu durumu yaratan temel hata son bir iki yılda değil, 1 Mart 2003'te yapılmıştır. Bu hata NATO üyesi olma özelliğinin dış politikasında çadırı taşıyan orta direk gibi merkezi öneme sahip olan Türkiye Cumhuriyeti parlamentosunun, nikahta olur dedikten sonra zifaf gecesi "ıııh" demesidir. NATO demek ABD güvenlik ve politika stratejisi demektir. Bu hata Türkiye Cumhuriyeti devletinin KURUMSAL YAPIsını, ABD’nin kurumsal yapısı nezdinde güvenilir olmaktan çıkarmıştır. ABD, Orta Doğu'daki uzun sürecek kaosun içinden, kendinin ve İsrail'in güvenilir müttefiki olacak bir Kürdistan çıkarma projesini, KURUMSAL OLARAK gündeminde muhafaza etmektedir.

3. Türkiye Cumhuriyeti devleti, güneyinde Irak'ta bağımsız ve büyük Kürdistan devletinin ilk bölgesini kurmayı aktif olarak desteklemiştir. Niye mi? Bilmiyorum. Bilmek için uzunca bir süre Milli Güvenlik Konseyi tutanaklarını ve MİT raporlarını okumak lazım. Bunları da bana okutmazlar.

4. İran sınırından başlayan uzun bir Kürt Hakimiyeti bölgesi Türkiye Cumhuriyeti devletinin güneyini kuşatmıştır. Kürtlerin ve bir büyük Kürdistan kurulması stratejisinin Amerikalı ve İngiliz beyinlerinin nihai hedefi Kürdistan'ın İskenderun üstünden Akdeniz'e çıkmasını sağlamaktır.

5. Bu meselede Türkiye'nin çıkarlarının korunmasında Türkiye'nin NATO üyeliğine güvenmek enayi hayalidir. Amerikan medyasında Obama'nın son telefon konuşmasında Erdoğan'a, "eğer bir maceraya kalkışırsan sakın bana güvenme; böyle bir durumda seni asla desteklemem" dediğini açıklamıştır. 1 Mart Tezkeresi ile Türkiye'nin NATO üyeliği, Türkiye gereğini yapmadığı için, Türkiye Cumhuriyeti devletinin bir savunma ve dış politika gücü olmaktan çıkarılmıştır. Türkiye'nin NATO kartı artık yoktur.

6. Bu durum gördüğünüz gibi hiç iç açıcı değildir. CHP'nin başındaki Kılıçdaroğlu ve kliğinin bu konuda MİLLİ bir stratejinin geliştirilmesine katkı yapabilmesi için, Tanrı'nın, varsa eğer, Big Bang'e geri gidip kainatı yeniden yaratması gerekiyor.

7. AKP içinden, CHP ve MHP içinden, fani olduklarını esasta unutmuş olup kişisel hırsları ve korkularının bir iota ötesini göremeyen liderleri aşan bir Milli strateji üretecek siyasi işbirliği yapacak insanlar çıkar mı? Bilmiyorum. Çıkmazsa "b.k. yedik" arkadaşlar.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • AKP’de il başkanı kim olacak?17 Mayıs 2017 Çarşamba 13:00
  • Ayşe hanımın ziyareti!16 Mayıs 2017 Salı 11:52
  • ‘Tosun Paşa’nın can simitleri!15 Mayıs 2017 Pazartesi 12:50
  • Sözde ve özde gazeteciler!14 Mayıs 2017 Pazar 11:51
  • Trabzon ve Krino Kafato!13 Mayıs 2017 Cumartesi 17:00
  • Torpilli tekne Mavi Saray!12 Mayıs 2017 Cuma 13:08
  • Torpilli tekne Mavi Saray!12 Mayıs 2017 Cuma 13:02
  • Torpilli tekne Mavi Saray!12 Mayıs 2017 Cuma 13:00
  • Çamburnu olayı artık kapanmalı!11 Mayıs 2017 Perşembe 12:47
  • Çamburnu olayı artık kapanmalı!11 Mayıs 2017 Perşembe 12:26
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.