• BIST 105.380
  • Altın 270,975
  • Dolar 5,7403
  • Euro 6,3404
  • Trabzon 13 °C

Yan yana gelip yerinden oynatalım dünyayı

MOR PEŞTEMAL

  8 Mart geliyor. Dünyanın her yerinde kadınlar dünyayı yerinden oynatmaya hazırlanıyor.
8 Mart'ı ve haklarımızı dünyayı yerinden oynatarak kazanmadık mı?
Tam ve eşit insan sayılmazken kolay mı oldu hayatın her alanında haklarımızı kazanmak?
Haklarından ve hayatından vazgeçmeye niyetin var mı?
Para, güç ve erk sahibi adamların bekası için tam ve eşit insan sayılmamaya rızan var mı?
İşsiz, işçi, öğrenci, ev kadını, öğretmen, hemşire, plaza çalışanı...
Ne iş yaparsak yapalım, hayatımızı saran cendereye ‘hayır’ diyoruz!
O içi dışı bir olmayan evler; ayrımcılığın biri bin para ofisler, masallarla süslenmiş eşitsiz ilişki yuvaları, şiddetin kol gezdiği tekinsiz sokaklar... Nerede yaşarsak yaşayalım, bize dayatılanı reddediyoruz.
Hayatı var eden büyük gücümüzün bir parçası sende. Yan yana geldiğimizde kim gücümüze karşı durabilir?
"Konu komşu ne der" demeden, "kendi ayaklarım bana yeter" deyip boşanma davasını açan sen sevgili cesur kadın. Hem de iktidardan aldıkları güçle kendilerini “mağdur” ilan eden adamların nafaka hakkımıza göz diktiği günlerde.
Sadece daha iyi bir gelecek için değil, özgürlük için de üniversitede okuyan sen sevgili genç kadın. Eğitimli genç kadın işsizliği yetmemiş, toplumsal cinsiyet eşitliği de fazla gelmiş YÖK’e. Ama sen yine de durmuyorsun, “akademide kadınlar vardır” diyorsun. Var oluyorsun.
Çok emek verip bir şey alamayan, erkeklerle aynı işi yapıp aynı parayı kazanamayan, krizde ilk gözden çıkarılan, hakkımı arayayım deyince kapının önüne konulan sen sevgili ücretli çalışan kadın. Sen zaten hep hayatla mücadele içindesin, nerede fırsat bulsan haksızlıklara yeter diyorsun
Tepeden tırnağa hayatı her gün yeniden ve yeniden yaratırken "ne yapıyorsun ki evde bütün gün boş boş" diyenlere  “Hayır” diyen sen sevgili ücretsiz ev işçisi, ev kadını. Evin ve evde yaşayanların tüm yükü omzunda, hele şimdi kriz var diye dişinden tırnağından artırıp mutfağın ekonomisini yazıyorsun. Annelikle yüceltilmeye karnın tok. Görünmeyen emeğin görünsün istiyorsun.
Çok katlı plazaların bilmem kaçıncı katlarında, o katların küçücük bölmelerinde beyni ve hayatı yağmalanan, bir kademe üsttekinin mobbingine maruz kalıp, bir standardı sürekli tekrarlamaya ve sahte bir kariyer vaadinin peşinde koşmaya zorlanan sen sevgili eğitimli, güvence yoksunu kadın. Bunlar hiç tatmin etmiyor seni çünkü aklın özgürlükte ve isyanda.
"Aşk" diyorlar”, "kadın gibi ol" diyorlar, "onu giyme, gece dolaşma, kahkaha asla..."
"Yeter be" diyoruz. Hayatımız bizim! Yükseliyor isyan…
Çocukları erken yaşta evlendirip tecavüzcülere af çıkarmak istiyorlar.
"İstismara af olmaz" diyoruz. Yükseliyor isyan…
Konuşuyor adam; “kadın erkek eşit değildir” diye, sonra da bütün korosu; yasaları, diyaneti…
"Yok, öyle yağma" diyoruz. Çok uğraştık haklarımızı kazanmak için, kolay vazgeçmeyiz! Yükseliyor isyan…
Biliyoruz ki kadınlar birbirini savunduğunda bizi ayıran duvarlar ortadan kalkar, dünya yerinden oynar. Şimdi de bir araya gelelim, 8 Mart’ta ülkenin ve dünyanın dört bir yanında olduğu gibi Trabzon’da da haklarımız ve hayatlarımız için birlikte haykıralım!
Yer: Merkez Postane Önü, Saat: 18.00

 

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.