• BIST 94.008
  • Altın 191,360
  • Dolar 4,6989
  • Euro 5,4936
  • Trabzon 24 °C

YARIN BU GÜNLER NASIL GÖRÜLECEK?

Rasim EFENDİOĞLU

TARİH YAZILIYOR
Tarih bilimi dünü aydınlatır, bugünü doğru değerlendirir, yarın için açılan yolu gösterir. Her geçen gün tarihe düşen bir yapraktır. Dileriz doğru yazıla, yarınki kuşaklar gerçekleri tam göre. Tarihte her günün ayrı özellikleri var. Huzurlu ve mutlu geçen yıllar güzel anılır da kanlı, ızdıraplı geçen yıllar, günler hep kirli kalır. Bu kirli yapraklar elbette yarınlarda ders alınması için değerlendirilirse iyi olur. Tarihi romanlar, öyküler o yılları film gibi aydınlatır da tarih bilimi bilimsel olarak ele alır ve toplumsal analizler yaparak aynı yanlışların yinelenmemesi için sonuçlar verir.
Çok rahat ve huzurlu günler geçirmiyoruz. Bu güzelim yurt ve bu yüce ulusun halkı çok rahat ve mutlu değil. Tarihe baktığımız zaman çok kanlı savaşlar görürüz. Yoksulluk, zulüm ve ızdırap görürüz. Savaşlar anlatılır… Kanlı savaşlar. Savaş alanları insan ölüleri ile dolar. Bizim ölülerimiz şehit, onların ölülerine de onlar bir ad koyar ya. Geride acılar, gözyaşı ve elem. Savaşla gelen huzur... Pek fazla yok. Kurtulmaksa zulümden, kavuşmaksa özgürlüğe ağır bir bedelle bir sonuç alınır da en kötü barış en iyi savaştan iyidir der insan olan insanlar. Siyasiler, yöneticiler şan şöhret kazanır da fidan gibi gençler uzanır boylu boyunca.
Bugün de dün de daha önceki günlerde de tarih hep yazıldı, yazılıyor, yazılacak. Dileriz diğer bilimler gibi tarih bilimi de hep insanların yararına olsun
YILLARCA SÜREN SAVAŞLAR VARDI
Balkan savaşları, Ortadoğu savaşları, 93 harbi... Savaş alanları hep dolu. Tohumuna para verilmemiş ya. O kralla, öbür kralın ihtirasları... Çarpışacak asker var. Sür cepheye. Öyle kolay barış olmaz. Sonra barışmak korkaklık sayılır. Kanımızın son damlasını akıtacağız, kan kusturacağız. Yüksek sesle atılan naralar ve dolan savaş meydanları. Anlı şanlı savaşlar... İnanıyoruz ki ilahi adalet insanları boş yere öldürtenlerden hesabı soracak. Yoksa öyle yüksek tahtlarda kurulup emredip yıllarca savaş ilan etmek karşılıksız kalmaz.
Hak için adalet için verilen savaşlar yok mu? Var elbette, var da en haklı savaşı bile barışla sonlandırmak en erdemli iş olmalı. Hükümdar, kral, yönetici, siz deyin cumhur reisi savaş alanında akan her kanı kendi kanı, verilen canı kendi canı sayabilirse savaşlar azalır, barış egemen olur. Evet, çıkar büyük devlet adamları erdemli devlet adamları da…  “YURTTA BARIŞ DÜNYADA BARIŞ” der ülkesini barış cenneti yapmak ister. İşte budur insanları insan gibi yönetmek. Mustafa Kemal ATATÜRK bu...
Tarih bilimi daha çok resmi tarihlerle uğraşır. Ünlü hükümdarların parlak zaferleri. Sayfalar dolusu anlatılır. Oysa anlatılmalı zulme karşı verilen savaşlar, özgürlük için insanlık için verilen savaşlar. Toplumsal tarih okunmalı okutulmalı. Yüzlerce yıl önce özgürlük için insanlık için açlığa karşı, zulme karşı eşitsizliğe karşı verilen savaşlar anlatılmalı. Çocuklarımız bu tarihi okumalı. Çok güzel canlı bir örnek var. KIBRIS BARIŞ HAREKÂTI... Keşke barışla barış sağlansa ancak olmadı. Savaşla barış sağlandı. Ve destan KURTULUŞ SAVAŞIMIZ... Ülkesi işgal edilmiş bir halk başkaldırdı, ülkesini onurunu ve özgürlüğünü kazandı. Tüm zulme uğramışlara da örnek oldu. Yine de savaşsız kazanabilsek özgürlük ve bağımsızlığımızı elbette daha da iyi olurdu.
BİRİNCİ VE İKİNCİ DÜNYA SAVAŞI
İnsanlık tarihinin en kanlı en büyük savaşları. Önceki savaşlar genelde savaş alanlarında verilirdi. Bu savaşlar tüm ülkeleri kapsadı. Köyler kentler yok oldu. Çoluk çocuk yok oldu. Evler, hastaneler, fabrikalar yok oldu. Bu enkazı kaldırmak yıllar aldı. En öldürücü silahlar kullanıldı. En büyük insan kaybı verildi. Top yekûn imha silahları atom kullanıldı. Bu savaşları anınca uygar diye geçinen dünya utanmalı. Belki bu utançla Birleşmiş Milletler kuruldu, bu örgütün alt birimleri kuruldu. Amaç insanlık barışını kurmaktı. Ancak egemen sınıflar, para babaları daha çok kazanmak, daha şaşaalı özel yaşamak için savaşmaktan geri durmadılar. Ancak bu iki savaşı en kanlı yaşayan ülkeler yıllardır savaştan uzak duruyorlar. Az gelişmiş ülkeleri, geri kalmış ülkeleri ve bu ülkelerin zavallı halkını bu oyunun içine çekiyorlar. ABD, Rusya ve Avrupa ülkeleri silah imal ediyor satıyor, kendilerinden uzakta savaş çıkarıyor, kendileri savaştan uzak duruyor. Paralı askerlerini cepheye sürüyorlar. Bu askerler de yine bu zavallı ülkelerin halkından.
YARIN BU GÜNLERİ OKUYANLAR NE DİYECEK?
Özellikle bizim çocuklarımız, torunlarımız... Bu güzel ülke, bu dünyanın en elverişli toprakları nasıl yönetildi? Uçsuz bucaksız verimli topraklar bomboş. Bakacaklar bu yıllarda nohutumuzu bile dışardan alıyormuşuz. Karkas et alıyormuşuz... Daha el değmemiş madenlerimiz varmış. Vay diyecekler... Bu ülke neden böyle kötü yönetildi. Dileriz yıllar sonra çok güzel yönetiliriz de bu günleri kötü bir tarih bilgisi olarak okuruz.
Köy mezarlıklarındaki bayrakları soracak torunlarımız. Otuz yılı aşkın bir süre savaşmışız. Bir türlü barış kurulamamış. Doğrudan işgal güçlerine karşı değil yine bu topraklarda beslenmiş bu ülkede okumuş, bu ülkenin olanaklarından yararlananlar, kardeşlerine karşı savaşmış. Neden kurulamamış barış. Bugün tam anlayamıyoruz da yarınlarda torunlarımız anlayacak bunca kan neden aktı.
Yarın tarih okuyanlar bugünü anlayacak da geriye dönüp düzeltme olanağı yok. Dileriz aynı yanlışlar olmaz o yıllarda.
SON OLAYLAR TARİHE NASIL DÜŞECEK
Dileriz bu son savaş barış getirsin. Artık bu dağlarda daha özgürce kuzular melesin, çobanlar kaval çalsın, sussun silah sesleri. Yurt içinde de sınır boylarında da kanlı çatışmalar oluyor. Her gün al bayrağa sarılı şehitlerimiz geliyor. Anaların göz pınarı kurudu.  Sadece dua edip bir kaç slogan sallayarak bu iş geçmez. Yeter artık bu topraklar kana doydu.  Karşı tarafa sızmış elbette yabancılar da. Ancak aynı inancı paylaşan, aynı dili konuşan da var silahı bu yurda döndüren. Bu gerçeği görsün artık herkes. Savaş naraları atmak, ünlenmek dağdan dağa çözüm değil. Bu savaş dileriz kalıcı barışı getirecek. Yarın bu günleri okuyanlar savaş çıkaranları değil barışı kuranları minnet ve şükranla anacak.
Bu savaş dileriz Suriye’yi de, Irak’ı da barış ülkesi yapsın ve cami yanları dilencilerden kurtulsun. Evinden yuvasından olanlar evlerine yuvalarına dönsün. Evet, çok şehit veriyoruz, kan ağlıyoruz. Ancak dileriz ZEYTİN DALI barış getirsin. Her yan zeytin dalları ile süslensin. Barış zaferine kavuşmak umudu ile aziz şehitlerimizi rahmetle anıyoruz.

 

                                    

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.