• BIST 82.185
  • Altın 147,989
  • Dolar 3,8274
  • Euro 4,0748
  • Trabzon 6 °C

Yaz yazabilirsen!

Yaz yazabilirsen!

Dün günümüzün yarısı mahkemede geçti.

Demokratik ülkelerde insanların en güvendiği kurumların başında Adliye gelir.

Adalet, mülkün temelidir, sözüne sona kadar inananlardanız.

Ancak, öyle durumlar öyle olaylar oluyor ki, insanın çıldırası geliyor.

Gerçi, burada karar vericiler önündeki belgeye, bilgiye, söyleme göre hareket ediyorlar, vicdani kanaatlerini kullanıyorlar.

O nedenle onları eleştirmekte doğru değil.

Biz yine de hukuk’a inanıyoruz.

Bu atmosferde öğle sonrası gazeteye geldim.

Bilgisayar’ın başına oturdum.

Konu çok, moral sıfır!

İnsanının yazı yazabilmesi için kafasının dinlek ve konsantre olması gerekir.

Nasıl konsantre olasın ki!

Bereket, Kore izlenimlerini daha önce yazmıştım. Yoksa belki de bir gün ara vermek zorunda kalacaktım.

Gerçi bu tür olaylara alışık olduğumuzdan bağışıklık kazandık.

Bu satırları yazarken Hakkı Emiroğlu aradı.

‘Belediye, Hamamizade’nin önündeki SSK binasını yıkmak için ihale açmış. Belediyenin o binayı yıkacak ekibi, personeli, aracı yok mu? Belediye, binayı neden elemanlarına yıktırmıyor da ihale açıyor. Bu konuyu neden eleştirmiyorsun’ dedi.

Dedik ya, Trabzon’da konu çok.

Hakkı’ya, ‘Belediye doğrusunu yapıyor. 5 katlı o binayı hangi elemanına, hangi birime yıktıracak. O işin de bir sorumluluğu var. Yarın, bina yıkılırken bir kaza oldu. Belediye yetkilileri o işin altından kalkabilir mi? Ayrıca, belediye çalışanları, bizim görevimiz bina yıkmak değil, derse ki öyle diyecekler belediye yönetimi ne yapabilir?’ dedim.

Hakkı’yı ikna etmek zordur.

‘Ben olsam ihale ettirmezdim’ dedi.

Binanın yıkımının ihale ile gerçekleştirilmesini eleştirmek doğru değil.

Burada sevindirici olay, o binanın yıkılması, Hamamizade’nin önünün açılması.

Asıl eleştirilecek konu, binanın yıkımından sonra başlar.

Belediye, binanın yerini otopark veya dolmuş minibüslere tahsis ederse, işte o zaman büyük yanlış yapmış olur.

Yoksa binanın yıkımını ihale etmesi doğru bir karardır.

 

Büyükelçi’nin Trabzonlu Dostları kimler? ABD'nin Ankara Büyükelçisi Ross Wilson 3 yıllık görev süresinin dolması nedeniyle dün bir açıklama yaptı.

 Türkiye'de büyükelçilik yapmanın Amerikan diplomasisindeki en önemli pozisyonlardan biri olduğunu söyleyen Wilson, Ankara'ya atandığı 2005 yılından beri Türk-Amerikan ilişkilerindeki ilerlemenin hem iki ülkenin hem de bölgenin yararına olduğunu kaydetti.

Wilson, son yıllarda hızla ve gözle görülür içsel değişim ve ilerleme kaydeden Türkiye'nin, hem ABD ve dünyanın gündemindeki yer alan konularda önemini koruduğuna dikkat çekti. Barack Obama'nın başkanlığı döneminde izlenecek Irak, Ermenistan ve ekonomi politikalarına ilişkin yorum yapması istendiğini belirten Wilson, "Benim bir kristal kürem yok ve gelecekte ne olup biteceğini buradaki hiç kimseden daha iyi tahmin edemem. Geleceğin neye gebe olduğunu bilmiyorum. Ama ülkelerimizin ortak çıkarları var ve birlikte özgürlük refah ve istikrar için çalışmaya devam edeceğiz" diye konuştu. Türkiye ve ABD'nin, Soğuk Savaş döneminde olduğu gibi bugün de, özgürlük, refah ve güvenliği teşvik eden "iki başarılı müttefik" olduğunu söyleyen Wilson, iki ülke arasındaki ilişkiyi çok boyutlu, kapsamlı ve hayli önemli olarak niteledi. 21. yüzyılda yeni tehditlerin ortaya çıktığını belirten Wilson, Irak, Suriye, İran, Kafkaslar gibi istikrarın belirsiz olduğu bölgelerde Türkiye'nin kritik rol üstlendiğine dikkat çekti. İki ülke arasında bazı sorunlar olabileceğini, ancak bunların konuşularakhalledilebileceğini, farklılıkların giderilebileceğini ifade eden Wilson, Türkiye ile ABD'nin 50 yıldır ortak çıkarları paylaştıklarını hatırlattı. Wilson, gelecekte de Ankara, İstanbul, Urfa, Trabzon ve İzmir'deki Türk dostlarıyla irtibatını sürdüreceğini söyledi.

İHA kaynaklı haberi Ahmet Şefik iletti ve ‘ Abi, ABD başkonsolosunun Trabzon’daki dostları kimler olabilir’ diye sordu.

ABD başkonsolosunun Trabzon’da bürokrat ve işadamlarından dostları olabilir. Bunu normal karşılamak gerekir.

Geçenlerde Ankara’da Trabzon günü yapıldı. Bize aktarılan bilgilere göre büyükelçi orada imiş.

Büyükelçi’nin Türkiye’nin 5 önemli kentinde dostu olması kadar normal bir şey olamaz.

Üstelik Trabzon her ne kadar nüfusu az da olsa önemli bir kent!

Doğu Karadeniz’in merkezi, Kafkasya’nın kapısı!

 

Tek Gıda İş’in Haklı öfkesi!

Türk- İş’e bağlı Tek Gıda İş Sendikası Rize bölge başkanı Naci Bayraktutan, iktidarın, yerel yöneticilerle birlikte Çay- Kur’da 55 yıldır örgütlü olan Tek Gıda İş Sendikasını yıkmaya çalıştıklarını belirterek ’14 bin çay- kur işçisinin 9695’inin Tek Gıda İş Sendikasını  tercih etmiştir. Noter tasdikli kayıtlar ortada dururken 4227 üyesi olan bir sendikaya çoğunluk sendikasıdır, diyenler ihanet içersindedir. Çalışma bakanlığı’nın aldığı karar siyasidir’ demiş.

Türkiye’deki resme ve yarı resmi sivil toplum örgütleri ve sendikalar iktidarlara göre değişkenlik gösteren kurumlardır.

Türkiye’de hak arama işi, tepki koyma, ses verme siyasileşmiştir.

STÖ’ların sesi iktidarlara göre çıkıyor.

İktidarlar güçlü ise, STÖ’ların sesi çıkmaz.

Tek Gıda İş Sendikası’ndan ayrılan işçiler hangi sendikaya geçmiş?

Hak- İş’e bağlı Öz Gıda İş’e!

İşçi, bir sendikadan neden ayrılır? Başka bir sendikayı neden tercih eder?

Bunun mantıklı, gerçek bir veya iki cevabı vardır.

Bağlı bulunduğu sendika, hakkını, hukukunu savunamaz. Sendika’da istenmeyen olaylar olur. vs.

Bunların ötesinde bir işçi bağlı bulunduğu sendikadan neden ayrılsın ki?

Diğer sendikaya geçtiğinde, aidat kesintisi yapılmayacak mı? Ücreti mi artacak. Çalışma saati mi azalacak? Yeni sosyal haklar mı alacak?

Hiçbirini almayacak.

O zaman neden sendika değiştiriliyor?

Bunun nedeni açık ve net!

Siyaset.. İktidar baskısı..

Benzer olaylar Belediyelerde de oluyor.

Belediye- İş Sendikası’dan Hizmet İş Sendikası’na geçme işi.

İktidarlar değiştiğinde tersi de oluyor.

İktidarlar, sendikalara hakim olunca sorunlar çözülmüş mü oluyor?

Bunun hesabını yapan yok!

İktidarların biri değil hepsi; STÖ’lar bizim olsun, bize yakın olsunlar, ses çıkarmasınlar hesabını yapar.

Çay- Kur’da da yapılan budur.

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Kaşüstü’nde yapılacak Kavşak sorunu çözmez!21 Ocak 2016 Perşembe 06:47
  • Türkiye’de muhalefet iktidara çalışıyor!20 Ocak 2016 Çarşamba 06:47
  • Asım Aykan’ın reçetesi!19 Ocak 2016 Salı 06:47
  • Yeni Cumhuriyet yeni rejim!18 Ocak 2016 Pazartesi 06:46
  • Devlet Bahçeli nereye koşuyor?02 Aralık 2015 Çarşamba 06:47
  • İşgal yılları Trabzon S.P.Mintslov’un günlüğü! (1916-17)26 Eylül 2015 Cumartesi 14:58
  • Trabzon-Maçka'da Bir Prometeus: İlyas Karagöz19 Eylül 2015 Cumartesi 09:54
  • Kral Sarayından Kızlar Manastırına!16 Eylül 2015 Çarşamba 13:35
  • Efsaneler kenti Trabzon!08 Eylül 2015 Salı 14:17
  • Tarihi doğru okumak ve Trabzon’un Hatunları!03 Eylül 2015 Perşembe 09:00
  • YERİN KULAĞI
    • Balta'nın pantolonu yırtıldı mı?
    • Usta’nın en iyi transferi Yanal’ı göndermektir!
    • Utku ve Hasan Bozoğlu!
    • Soylu’ya BJK forması!
    • Altuntaş’ın torpili!
    • ASKF’de kutlama!
    • Konsey toplantısı!
    • Sizi bu hale nasıl getirdiler?
    • MHP sürpriz yapabilir!
    • Antalya’da sabah sporu!
    1/20
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.