• BIST 98.415
  • Altın 277,291
  • Dolar 5,7824
  • Euro 6,4409
  • Trabzon 21 °C

Yedi kocalı Hürmüz opereti ve CHP

Prof. Dr. Yahya Sezai TEZEL

  Genç bir kadın olan Hürmüz, yaşlı ve zengin bir paşa ile evlenir. Ancak Paşa kısa süre sonra ölür. Dul kalan Hürmüz, çöpçatan Safinaz sayesinde altı tane eş adayı bulur. Talipleriyle tek tek evlenir ve ayrı günlerde görüşerek hepsini idare etmeye çalışır. Buna rağmen kocalarının hiçbirini sevmez. Bir gün Hürmüz, semtin doktoru Hüsrev’e âşık olur. Hürmüz, aşık olduğu adamı elde etmeye çalışırken diğer kocaları ile başı belaya girer. Yedi adam da aynı gece eve gelir. Hürmüz aynı anda yedisini idare edemez ve...
Dün çok sevdiğim Ateş Yücel kardeşim bir yazı paylaştı. Yazar belediye seçimlerini Türkiye'yi kurtarmak için son imkan olarak gösteriyor ve isimler ittifaklar üstünde durulmaksızın CHP'nin desteklenmesini istiyordu. Yazarı Google'ladım. Muhtemelen bir Marksist. Çünkü yazısında Türkiye siyasetinde işlerin kötü gitmesinin sebebi olarak CHP'nin SOLunda etkili bir partinin yaratılamamış olmasını gösteriyor.
    CHP yönetimi 7 kocalı Hürmüz gibi aynı anda birden çok ideoloji, dünya görüşü, etnik ve mezhep gurubu, iktisadı çıkar çevresine MAVİ BONCUK dağıtmıştır. Ve aptalca bir saflıkla, MAVİ BONCUK kimde ise benim gönlüm ondadır şarkısını söylemektedir. Mavi boncuk dağıttıklarının hepsinin ötekilere de boncuk verdiğini hiçbir zaman anlamayacağı varsayımı ile.
***
   Benim AKP'nin ideolojisi ve siyasi pratiğine, fırsatçı popülizmine zerre kadar sempati duymadığımı biliyorsunuz. Davutoğlu'nun Stratejik Derinlik kitabında sergilediği sığ saçmalığın bir ara Türkiye'nin benimsediği Cuma namazını Şam'da kılacağız devlet politikası olmasının başımızı belaya soktuğunu biliyorum. Davutoğlu, biri Kürdistan olmak üzere Sünni federe devletlerin üstünde bir federal devlet halinde yeni bir İmparatorluk kurulabileceği cinnetine inanmıştı. Ne demişti? Hatırlayalım.
"1913-1923 arasında kaybettiklerimizin hepsini 2013-2023 arasında geri kazanacağız." 
Şimdi yıl 2019. 2023'e dört yıl kaldı. Ama zaman değişti arkadaşlar. Sevgili Ateş kardeş zaman değişti.
Siyasette daima şu anki konjonktürün, dünya siyaseti ortamının içinden yarına, öbür güne bakmak gerekir.
Şimdi önümüzdeki konjonktürde şu var... ABD "kalıcı devleti"nin, permanent state diyorlar, derin devletinin yıllardır uyguladığı ve Türkiye'nin arazisi ve milletinin parçalanmasını gerektiren bir Kürdistan kurma projesi var. Almanya derin devleti de bunu destekliyor. İngiltere derin devleti de. Bir zamanların Aydın Doğan CNN-Türk'ünde yıllarca PKK yanlısı güya analiz yapıp kamuoyunda elmayla armudun birbirine karıştırılması, Türkiye Cumhuriyeti'nin arazisi ve milleti ile bütünlüğünü savunmak iradesinin kırılması için yayın yapan sosyete programcıları şimdi nerede çalışıyorlar? Alman derin devletinin siyasi aracı olan Deutsche Welle'de. Bu tesadüf olabilir mi? Hayır.
***
Türkiye'de şeriatcı bir yobazlığı önlemek için CHP'nin Kadıköy'de PKK ağzıyla konuşan bir HDP'liyi, Beyoğlu'nda kendi partisinin oy oranı % yarım olan ÖDP Genel Başkanını aday göstermesi gerekmiyor.
Ben bu seçimde CHP'ye oy vermeyeceğim. Muhtemelen oy kullanmayacağım. Oy kullanırsam da belki Saadet Partisi'ne ya da Demokrat Parti'ye oy vereceğim.
İnsan ölürken son anında dünyanın kendinden sonraki geleceği ile ilgili senaryoyu götürmez. Vicdanına bakar. Tercihlerini götürür mezara. Benim için Türkiye'nin arazisi ve milleti ile bütünlüğünü tehdit eden bir dalgaya kapılmamak, buna mukavemet göstermek, karşı çıkmak şu anda bir vicdani görevdir.
PKK ağzıyla konuşan bir HDP'linin Kadıköy'de, kendi partisi % yarım oy almış ÖDP Genel Başkanının Beyoğlu'nda aday gösterilmesi, ideolojisi gereği TKP'de olması gereken Canan Kaftancıoğlu'nun CHP İSTANBUL İL BAŞKANI olması sizi rahatsız etmiyorsa bu sizin vicdani tercihinizdir. Ediyorsa CHP'le oy vermeyin. Bu son seçim değildir. Zihni şeriat algoritması ile çalışanların iktidar olmaları ve İstanbul'da 20 küsur yıldır, Türkiye genelinde 17 yıldır devlet gücünü kullanmalarının temel sebebi, Bülent Ecevit felaketinden sonra CHP'nin rekabetçi çoğulcu parlamenter sistemde sandığa dayanan siyaset yapmaması, DEV GENÇ zihin algoritmalarının batağına saplanmasıdır. Türkiye'de muhafazakar olmayan medeni bir siyasi hareketin filizlenebilmesi için, çürümüş DEV GENÇ vari siyaset anlayışının ya CHP'den tasfiye edilmesi, ya da CHP'nin cenazesinin kaldırılıp yeni bir parti kurulması gerekiyor. Ecevit'ten beri böyle gelmiş ama inanın böyle gitmez. Aklınız ve vicdanınız PKK ağzıyla konuşan bir HDP'linin Kadıköy adayı gösterilmesini kabul ediyorsa CHP'ye oy verin. Ben sadece bunun hepimizin vatansız kalması riskini taşıdığını söyleyebilirim. Karar sizlerin.

 

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.