• BIST 116.593
  • Altın 162,639
  • Dolar 3,8063
  • Euro 4,6601
  • Trabzon 11 °C

YEMİN

Gürsel ÖZGÜR

“Devletin varlığı ve bağımsızlığını, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü, milletin kayıtsız ve şartsız egemenliğini koruyacağıma; hukukun üstünlüğüne, demokratik ve lâik cumhuriyete ve Atatürk ilke ve inkılâplarına bağlı kalacağıma; toplumun huzur ve refahı, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde herkesin insan haklarından ve temel hürriyetlerden yararlanması ülküsünden ve anayasaya sadakatten ayrılmayacağıma; büyük Türk milleti önünde namusum ve şerefim üzerine ant içerim.” 

Anayasanın 81.maddesi milletvekili yeminini bu şekilde yazar. 1921 anayasasında olmayan yemin 1924 yılında vallahi sözü ile biten şekliyle koyulmuş,1928 yılında da vallahi sözcüğü çıkarılarak 1961 anayasasında da laik cumhuriyete bağlılık üzerine söz verme şeklinde düzenlenmişti. 1982’de de “Atatürk ilke ve inkılâplarına bağlı kalacağıma” ifadesi eklenerek ant içerim ile bitirilmiş.

Cumhurbaşkanı ve milletvekili yeminleri gösterimi yoksa sözleşmemi? Bence ritüel yani gösteri kısmı ağır basıyor. Çünkü yemin, esasında kişinin bireysel tercihi ile gerçekleşmiyor ve bazılarının ‘6 kez içime sinmeyerek yemin ettim’ ifadesinden de, bir ayağını kaldırarak yemin ettikleri anlaşılıyor. Bana göre, demokratik ülkelerde olmamalı, her ne kadar Almanya, Fransa, Yunanistan anayasalarında var ise de bu olayın doğruluğunu haklı çıkarmaz. Nitekim anayasada yer almasına rağmen, ateist olan Yunanistan Başbakanı Başpiskopos önünde İncil’e el basarak yemin etmedi ama görevi devraldı.

Yemin uygulaması bazı kurumlarda da var, askerler, doktorlar yemin ediyorlar. Bana göre gösteriden ibaret, zira kimin ne kadar uyduğu belirsiz ve yaptırımı yok. Atatürk ilkeleri ve inkılâp tarihi enstitüsünde bile yemin etmeden diploma verilmiyor.

Laik bir anayasada dini sayılabilecek kuralların olması evrensel ilkelerle uyum sorunu oluşturuyor. Yeminde geçen ifadeler anayasada yemin metni zorunluluğu kapsamında değil farklı bir madde şeklinde yer alarak milletvekilleri/ cumhurbaşkanınca uyulması zorunlu kurallar başlığında toplanabilir.

Her fırsatta Atatürk’ü nasıl unuttururuz aceleciğinde ve telaşında olanlar en son olarak Kut'ül Ammare Kuşatmasına sarılarak tarihi sanki yeniden yazıyormuş havasına girdiler. Peki, bu zaferin kutlanması kim tarafından kaldırıldı? Her konuda aldatılan, yanıltılan ve yüzeysel araştırma yapan zihniyetin 1952’deki temsilcisi Adnan Menderes tarafından NATO’ya üye olunduktan sonra İngiltere’nin baskısı ile kaldırıldığını yandaşlarına anlatmayarak farklı bir algı yaratma peşindeler. Bakıyorsunuz, Trabzon’un Maçka’sından, Konya’nın Beyşehir’ine kadar her yerde bu konuda konferanslar yapılırken Milli Eğitimden de görkemli kutlama için talimat veriliyor. Hedef çok açık belli, Cumhuriyet ve Atatürk…

“Din, bir vicdan meselesidir. Herkes vicdanının emrine uymakta serbesttir. Biz dine saygı gösteririz. Düşünüşe ve düşünceye muhalif değiliz. Biz sadece din işlerini, millet ve devlet işleriyle karıştırmamağa çalışıyor; kasta ve fiile dayanan taassupkar hareketlerden sakınıyoruz. Gericilere asla fırsat vermeyeceğiz. 

Softa sınıfının din simsarlığına izin verilmemelidir. Dinden maddi menfaat temin edenler iğrenç kimselerdir. İşte bu duruma karşıyız ve buna müsaade etmiyoruz” diyen bir Mustafa Kemal ve onu unutturmaya çalışanlar arasında azımsanamayacak kadar fark var.

Yazımı hazırlarken sabah kalktığımda marşlar çalmasa da darbe olduğunu gördüm, üniformasız darbe. Her şeye alıştırılarak uyuşturulan toplumda ses maalesef yine yok, tarihe görevinden azledilen Başbakan olarak geçen şahıs da ses var mı, onda da yok, içine sindirmiş, biatçi gelenekten geldiği için. Ülkem çok zor dönemeçten geçiyor ve çaresiz seyrediyoruz.

Bir tarafta 1881’den beri yaşayan lider; diğer tarafta sürekli aldatılan, yanılan deneme tahtasına dönen bir güruh. Mücadeleyi kim kazanır?

Sağlıcakla kalın, saygılarımla…      

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.