• BIST 82.465
  • Altın 147,626
  • Dolar 3,7852
  • Euro 4,0442
  • Trabzon 11 °C

Yeni Türkiye ve İslami uluslaşma!

Hasan Kurt

AKP ile birlikte Türkiye’de bir dini vesayet rejimine doğru yol alındığı gerçeğini artık, hükümete düne kadar destek veren liberaller, demokratlar seslendirmeye başladı… Ki, bu tespiti bu satırların yazarı yıllardır yazıyor.

Şerif Mardin ise, 1989’da, ‘Toplumda biri seküler, biri de İslamcı olmak üzere iki ayrı ulusun ortaya çıkması ihtimalini göz ardı edemeyiz” demişti.

Mardin; İran ve Ortadoğu’daki gelişmeler üzerine, Türkiye’nin kültürel olarak, yaşam biçimi temelinde iki ayrı ulus, bir seküler ulus, bir de islami ulus Türkiye’de kristalleşecek diye bir yorumda bulunmuştu.

Bu gün islami bir uluslaşmadan söz edemeyiz ama gidişin o yönde olduğunu söyleyebiliriz.
Bir ulusu oluşturan temel dinamiklerden biri burjuvadır. Son çeyrek yüzyılda oluşan Müslüman burjuvazi ve bunu da besleyen İmam-Hatipler, tarikat ve cemaatlerin yetiştirdiği nesil!

Ve bugün Türkiye’yi yöneten bu kesimdir. Seküler kesim ise paramparçadır!

Prof. Tayfun Atay, bu konu ile ilgili şöyle diyor; ‘Yeni Türkiye, aslında Şerif Mardin’in bahsettiği “ulus”lardan birinin, yani İslami toplumun, diğer toplumsal kesimi baskıladığı; seküler Türkiye toplumsallığından İslami Türkiye toplumsallığına geçilen bir ülke. Yeni Türkiye’yi, eski Türkiye’den ayırt eden başka pek çok şey söyleniyor: Demokratikleştiği, vesayet rejiminin bittiği öne sürülüyor. Ama laikliği kendisine ideolojik anlayış olarak benimsemiş askeri vesayet rejiminden, İslâm’ı politikleştirmiş ve ideolojikleştirmiş bir dinî vesayet rejimine geçildiğini düşündüren bir tablo var. İki ayrı “ulus” çıktı belki ama bunlardan birisi siyasi güce, devlet gücüne sahip olduğu için diğeri üzerinde baskılayıcı bir etki üretiyor. Bu seküler ve baskı gören kesimde Aleviler de var, beyaz Türkler de, kara Türkler de, beyaz Kürtler de, zenginler de yoksullar da var. Etnik veya sınıfsal bir ayrımdan çok kültürel, yani nasıl yaşanılacağına dair bir ayrım söz konusu burada.’

***

İstanbul Barosu Başkanı Ümit Kocasakal, Türkiye’nin bugün genetiği ile oynandığını söylüyor.  Bazılarının toplumu Allah’la, bazılarının da Atatürk’le aldattığını öne süren Kocasakal, laikliğin hem dindarları ve inanmayanları koruduğunu, sosyal barışı sağladığını, din duygularının siyaset ve ticarete alet olmasını önlediğini belirtti. CHP’ye de eleştiren Ümit Kocasakal, "Çarşafa rozet takarak ve genel merkeze mescit açarak başarılı olunamaz. CHP’nin altı okunda her şey var’’ dedi.

Kocasakal’ın görüşlerine biz de katılıyoruz.

***

Türkiye’deki bu kültürel ve siyasal değişimin nedeni, ne Ortadoğu’daki, ne İran’daki gelişmelerdir, ne de bir başka ülkedeki!

Tüm bu gelişmelerin temelinde, Türk Milli Eğitim Sistemindeki değişim vardır. Yani eğitim politikası.

Eğitimi, din eksenli hale getirdiğinizde, bu sonucu alırsınız. Sonuçta eğitimde bir nesil yetiştiriyorsun ve bu nesil ülkeyi yönetiyor!

Toplumdaki bu ayrışma, mevcut eğitim sistemiyle önümüzdeki süreçte de devam edecektir.

Çünkü bir tarafta laik eğitim diğer tarafta din eksenli eğitim.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
YERİN KULAĞI
  • Utku ve Hasan Bozoğlu!
  • Soylu’ya BJK forması!
  • Altuntaş’ın torpili!
  • ASKF’de kutlama!
  • Konsey toplantısı!
  • Sizi bu hale nasıl getirdiler?
  • MHP sürpriz yapabilir!
  • Antalya’da sabah sporu!
  • Metin Kara’yı topa tutacak!
  • TBMM’deki oylama MHP’nin geleceğini belirleyecek!
1/20
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.