• BIST 94.896
  • Altın 279,350
  • Dolar 5,8598
  • Euro 6,5130
  • Trabzon 19 °C

Yeni Türkiye’de eski manzaralar

Eray Altındaş

   Türkiye, 41 gün sonra yerel yöneticilerini belirlemek için sandık başına gidecek… Ama gelin görün ki seçim heyecanından evvel, ülkede en çok ekonomi ve artan işsizliğin yanı sıra uçuşa geçen sebze - meyve fiyatları neticesinde yangın yerine dönen çarşı pazar haberleri, gündemden düşmüyor…

   82 milyon insan hayat pahalılığında inim inim inlerken, son günlerde ülkede geçmiş yıllarda yaşanan ve hafızalarda hala tazeliğini koruyan acı görüntüleri tekrar yeninden meydanlarda arz-ı endam etti… Tenceresini daha ucuza kaynata bilmek için dar gelirli 40 yıl sonra Yeni Türkiye’de kuyruğa girdi…
***
   Sevgili okurlar, 60 yıllık ömrü hayatımda çok ekonomik sıkıntı hikayesi dinledim… Çok kuyruklarda saatlerce sırada bekledim… Ama hiç bugünkü gibi biber, patlıcan, soğan, patates alabilmek için insanların sıraya girdiğini görmedim… Şimdi izniniz olursa dün ve bu gün yaşananları bir hatırlayalım…  
İlk önce 1940 yıllarla başlayalım… Ben o dönemin kuşağı değilim, görmedim… Ama çok dinledim… 2. Dünya savaşının hüküm sürdüğü yılları büyük babam ve babam anlattı… Tek parti döneminde insanların ekmek almak için karne kullandıklarını… İsmet  İnönü yönetimindeki eski Türkiye’de köylünün elindeki buğdayına, mısırına devlet tarafından el konulduğunu işittim…
Şimdi biraz da yakın zamanlara bakalım… Kendimin de şahit olduğu, bire bir yaşadığım kuyrukları hiç unutamıyorum… O dönemde  Türkiye’yi  rahmetli  Bülent  Ecevit ve Necmettin Erbakan’ın kurduğu koalisyon hükümeti yönetiyordu… Ve Kıbrıs’ta Rumlar Türk köylerini basıyor kadın çocuk demeden soydaşlarımızı katlediyordu…
Ecevit ve Erbakan iki kutuplu dünyadan gelen tüm tehditlere aldırmadan, Kıbrıs’a asker çıkardı… Başta ABD olmak üzere Avrupa ülkeleri Türkiye’ye ambargo uyguladı… Millet olarak sıkıntılar çektik… Karne dönemi olmadı, ama bir kilo şeker -yağ almak için saatlerce bakkalların önünde kuyruklar oluştu… 

*** 
  Rahmetli Süleyman Demirel döneminde de ekonomik olarak dibe vurduk… Dünya genelinde Petrol krizi patlak verdi… Ülkede akaryakıt sıkıntısı baş gösterdi… Arabası olanlar yarım depo benzin doldurmak için akaryakıt istasyonlarında ve dar gelirli vatandaş gazyağı satan bakkalların önlerinde sıraya girdi…
   Gençler hatırlamazlar… Hükümetin başı olarak gösterilen Süleyman Demirel o buhranlı günlerde, gazeteciler tarafından kendisine yönetilen bir soru üzerine öfke belagatine kapıldı… Soru soran muhabiri kameralar önünde “ Petrol vardı da ben mi içitim ” diyerek azarladı…
   Şimdi geçmişte kaldı deyip hikaye olan o kuyruk günlerinin aynısı, ne yazık ki, yeni Türkiye’de  bir kez daha ekranlardan  ve basında yayınlanıyor … En acısı da dün olduğu gibi yine kuyruklarda fakir fukara sıra bekliyor…Üstelik bu görüntüler 17 yıldır ülkede bolluk ve ferah olduğunu, geldikleri günden itibaren kuyruklara son verdiklerini söyleyen AKP döneminde yaşanıyor…
   Şurası bir gerçek ki,  rahmetli İsmet İnönü zamanında yaşanan karne dönemi… Ecevit, Erbakan ve Demirel yönetiminde baş gösteren yağ, şeker, mazot sıkıntısını tarihin kara  sayfalarında yerini aldı… Hiç şüphe yok ki, bugün mobil olarak kurulan Tanzim Satış mağazalarında 1-2 lira daha ucuza biber, patlıcan, soğan, patates almak için kuyruklar oluşturan AKP’yi de tarih atlamayacak siyah sayfalarında yer verecek…

*** 
Sözün özü…
Dünü kötüleyenler, geçmişte ülkeyi yönetenleri halk düşmanı gösterip karlayanlar, bu gün kendileri insanları bir kilo soğan almaları için kuyruğa soktular!.. Neyse daha fazla uzatmayayım… Yazıya  bir ata sözüyle noktayı koyayım… “Büyük lokma ye büyük konuşma” Umarım anlata bilmiş ve anlamışsınızdır…

Emekliye % 10 ilaca % 26 zam

Bir yandan enflasyon düşsün diyerek, yapılan indirimler ve acılan tanzim satış çadırları… Diğer taraftan ise ilaca yapılan okkalı bindirim… İnsan ister istemez bu ne perhiz bu ne turşu suyu… Adeta aklımızla dalga geçiyorlar…     
   Düşene biliyor musunuz?... Bu ülkede 12 milyon emeklinin aylıklarına yüzde onluk bir artış yapıldı… Ama aynı zihniyet ilaç üreten para balarının isteklerine boyun eğdi… Ve yüzde 26 zammı kabul etti…  Demek ki emekli yeterince sesini Beştepeye duyuramıyor ve etkisi sıfır… Ağlamayana meme yok!

Bu kaçıncı müjde?

  Trabzon’da her halde adetten olacak, her gelen Başbakan, bakan mutlaka bir vaatte bulunup müjde veriyor… Son olarak bu kervana Ulaştırma ve Altyapı Bakın Mehmet Cahit Turhan da katıldı… Turhan yaptığı açıklamada, “Trabzon'a söz vermiş olmayayım ama daha yeni ve büyük bir havaalanı yapılmasını ekibimizle birlikte düşünüyoruz. Onunda gelecekte inşallah müjdesini veririz?” demiş. Demek ki, henüz orta fol ve yumurta yok… Bakanın düşünmesi bile yeter!.. Buna da şükür!

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.