• BIST 83.012
  • Altın 146,855
  • Dolar 3,7918
  • Euro 4,0437
  • Trabzon 8 °C

YENİ TÜRKİYE’NİN HALLERİ

Ö. Faruk Altuntaş

           “Yeni Türkiye”, terim olarak farklı kesimlerce farklı anlamlarda kullanılır oldu. Terim, AKP Hükümeti ve yandaşlarınca ne kadar olumlu anlamda kullanıyorsa, muhalif kesimlerce o kadar olumsuz anlamda kullanılıyor.

            Ne yazık ki, geldiğimiz noktada Yeni Türkiye’nin halleri, içerde ve dışarıda olumsuzluklarla anılıyor. Eskiye rahmet okunuyor.

            Dışarıda, komşularla sıfır sorun olarak çıkılan yolda, bütün komşu devletlerle düşmanlık yarıştırmaya, bir komşu devletin hükümetini devirmek için silahlı militan eğitip ülke içine sokmaya gelindi.

            İçeride, antidemokratik vesayetçi yapıların temizlenmesi, demokrasinin derinleştirilmesi ve temiz toplum iddialarından; yolsuzluk, rüşvet ve kayırmanın başat özellik olduğu, farklı bütün seslerin boğulmak istendiği, yargının hallaç pamuğu gibi atıldığı, herkesin dinlendiği ve fişlendiği, bütün gücün bir elde toplanmakta olduğu bir yere geldik.

                                                                   ***

            Artık bir espri konusu olarak Yeni Türkiye’nin bir temel özelliği yolsuzluk, rüşvet ve kayırma olarak bilinir oldu.

            Yolsuzluk ve rüşvet o denli yaygınlaştı ki, devletin kasasından bir şey çıkmadığı yönünde açıklamalar en üst düzeyde dillendirilebilmeye, yolsuzluk ve rüşvetin hırsızlık sayılmadığına ilişkin fetvalar verilmeye başlandı.

            İçindeki milyon dolarlarla, eurolarla ayakkabı kutuları simge oldu.

            Rüşvetin adı değişti, bağış oldu.

            Dört bakanın istifa etmesine yol açan Türkiye ve dünya tarihinin en büyük rüşvet ve yolsuzluk iddiaları için, savcılık dosya kapattı, Meclis soruşturma önergelerini reddetti.

            Kişiye özel olarak önce Başbakanlık binası olarak yapılan saray, Başbakan Cumhurbaşkanı olunca Cumhurbaşkanlığı Sarayı oldu.

            Ve Türkiye Cumhuriyetinin Cumhurbaşkanlık Sarayı, kaçak olarak, İmar Kanunu ihlal edilerek, Mahkeme’nin iptal kararına rağmen yapıldı.

            Ve “kaçak saray” olarak adlandırılan 1100 odası bulunan Cumhurbaşkanlığı Sarayına ne kadar ödeme yapıldığı bilgisi, Meclis’ten dahi saklanır bir devlet sırrı oldu.

                                                                 ***

            Yeni Türkiye’nin ikinci başat özelliği otoriterleşme olarak bilinir oldu.

            Demokratik devletin olmazsa olmazı olan Yasama, Yürütme ve Yargı güçlerinin birbirinden ayrı olması, özellikle Yargının tarafsızlığı ve bağımsızlığı ilkesi rafa kaldırılmış durumda. Paralelcilerle savaş adı altında Hükümete bağlı bir yargı oluşturmak için, Yüksek Hakim ve Savcılar Yüksek Kurulu, Yargıtay ve Danıştay’ın yapısını değiştirmek dahil her şey yapılır oldu.

            Polis teşkilatı hallaç pamuğu gibi atıldı. Bir yandan polise olağanüstü yetkiler verilirken, diğer yandan hırsızlık, rüşvet ve yolsuzluk olaylarını (Hükümete sormadan!) yürüten her dereceden emniyetçinin görev yeri kısa sürede birkaç kez değiştirildi. Uzun süre Başbakan Erdoğan’ın koruma görevini üstlenen polis müdürü ve kritik görevlerde bulunan yüksek dereceli polisler dahil çok sayıda polis görevlisi görevden alınarak tayin edildi, bir kısmı açığa alındı ve tutuklandı.

            İşadamlarından bağış adı altında toplanan haraçlarla oluşturulan Havuz Medyası ve yandaş medya ile basının büyük bir çoğunluğu doğrudan kontrol altına alınırken, doğrudan kontrol altına alınamayanlar üzerinde her türden ve her dereceden baskı ve kontrol uygulamaları başlatıldı. Medya patronlarının ağlamasına varıncaya kadar tehdit edilmesinden, gazete yazarlarının işten atılmasına ve gazetelere milyar dolarlara varan vergi cezası kesilmesi dahil bilindik, bilinmedik her tür baskı uygulaması sıradan olaylar haline geldi.

            Demokratik gösteri yürüyüşleri ve açık alandaki basın açıklamaları, neredeyse polis müdahalesi olmadan ve gaz kullanılmadan yapılamaz oldu.

            Yandaşlar eliyle devlet kadroları yeterince ele geçirilememiş ve arada yandaş olmayanların da memuriyete girmesi rahatsızlık uyandırmış olacak ki, yazılı sınavla devlet memuriyetine girişi sağlayan KPSS’yi kaldırmak için hazırlık yapıldığı ve yazılı sınavla değil, sadece sözlü sınavla memur alınmasının dahi konuşulur olduğu günlere geldik. 

            Bu gidiş, gidiş değil. Bir musibetle karşılaşmadan bu olumsuz gidişatı düzeltmenin yolu, muhalefet kadar, olanı biteni gören AKP’ye oy veren geniş kesimlere de düşüyor. Her kes, destek verdiği kesimler dahil, gördüğü yanlışa karşı çıkmak sorumluluğu ile karşı karşıyadır.

                                                                                 

           

                 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
YERİN KULAĞI
  • Usta’nın en iyi transferi Yanal’ı göndermektir!
  • Utku ve Hasan Bozoğlu!
  • Soylu’ya BJK forması!
  • Altuntaş’ın torpili!
  • ASKF’de kutlama!
  • Konsey toplantısı!
  • Sizi bu hale nasıl getirdiler?
  • MHP sürpriz yapabilir!
  • Antalya’da sabah sporu!
  • Metin Kara’yı topa tutacak!
1/20
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.