• BIST 98.415
  • Altın 277,297
  • Dolar 5,7824
  • Euro 6,4409
  • Trabzon 21 °C

Yeni ülke!..

Şükrü Üçüncü

  Siyasi partilerimiz, Türkiye'nin ekonomik gelişmesi için tek yol olan üretimden hiçbir şekilde bahsetmiyorlar… Kısır taht kavgaları içinde ülkenin geleceğini hazin bir sona doğru yönlendirirken, bütün enerjilerini de boşa harcamakla meşguller…
Sanayi devrimini kaçırmıştık, şimdi de nano teknolojik devrimini kaçırmak üzereyiz. Ve hiçbir partimizin nano teknolojik devrimi kaçırmamak için bir çabası ya da projesi yok. 
  TBMM’ye seçerek göndermiş olduğumuz milletvekilleri de kendi partilerinin liderlerinin, ne kadar önemli adam olduklarını gösterme çabası içerisindeler…
Bu zamana kadar hiç birinden kısır kavgalar dışında akıllı bir söylem işitmedik…
Ağır sanayi devrimi yıllarında yapmış olduğumuz hataların aynılarını şuanda da yapmaktayız… Üstelik dünden hiç ders almış değiliz… 
Tekno sanayi devrimini yakalamamız bu gidişle pek mümkün gözükmemektedir… Bu yüzden farklı bir çaba içerisine girmemiz gerekmektedir…
İkinci kurtuluş yolumuz ise açık ve net bir şekilde tarımdır...
Uçsuz bucaksız ovalarımızda yeniden tarım atılımları yapmamız gerekiyor… Çin’in tarihini araştırıp oradan rol model bir tarım siyaseti çıkarabiliriz… Bunu ilk aklıma geldiği için söylüyorum…
  Bu ülkeyi ilk 20 yılda ayağa kaldırmanın en kısa yolu yerli tohumlara dönerek, Türk tarımını canlandırmak olmalıdır… Buğdaydan pirince, şekerden çaya milli bir tarım politikası ile önce iç piyasayı doyurduktan sonra, dış ülkelerin ihtiyaçlarına göre ihracatı düşünerek tarım atakları yapmamız gerekiyor. 
Bunun dışında yapılan projelerin içleri boştur… Boşuna bir çabadır… Bu ülkeyi ilk 20 yılda ayağa kaldıracak olan tek devrim tarım devrimidir… 
  Bunu da başarmak için köykentler inşa etmemiz gerekiyor… Tarım arazilerini inşaata açan yasaları iptal etmemiz gerekmektedir… Tarıma elverişli olmayan illerde de hayvancılığı geliştirmemiz gerekmektedir… Böylelikle her bölgede bir piyasa oluşturmuş olacağız… 
  Bunu yapmak için hemen harekete geçmemiz gerekiyor… Bu ülkenin boş tartışmalarla harcayacak bir günü bile yoktur. 
Cumhuriyet tarihi boyunca iç meseleler ile uğraşmaktan birçok treni kaçırdığımızın farkında olmalıyız… Bu ülkede her dönem Kürt meselesi, cemaatler sorunu vardır… Ve bilinmelidir ki, bu iki sorun Amerikancı yapıların desteklemiş olduğunu ihanet alanlarıdır. 
Demokrasi kisvesi altında sürekli dayatılan Kürt meselesi, sadece iç dinamik yapımızı farklı kulvarlara çekerek, geleceğimizi yıpratma düşüncesinden öteye gidemez… Bu yüzdendir ki, tıpkı cumhuriyetin ilk yıllarında olduğu gibi; yeni bir anlayışı hayata geçirmeliyiz. 
Bu ülkeyi yönetecek insanlar, asla ABD’den, İngiltere’den vize almış sermaye uşakları olmamalı… Ya da Arabistan kapısına teslim olmuş yeşil kuşağın pusulasız askerleri hiç olmamalı…
Bu ülkenin, yeni siyasi liderleri veya figürleri keşfederek çıkarması gerekiyor… Bu memleketin yurttaşları da bunlara vize vermelidir… 
  Bu yeni kuşak da tarım ile başlayan ataklarını, nano tekno sanayi ile daha da geliştirerek dünya piyasasını ele geçirme çabasına geçmelidir…
Şimdilerde parti kurma ile anılan bazı zatlar, dün ne yapmışlardır ki, bugün kurtarıcı olarak halkın karşısına çıkma cesareti göstermektirler… Bunu da unutmayalım… Dünün karanlık yüzlerinin kuklaları bugün makyajları değiştirilmiş ve biraz daha süslenmiş bir şekilde karşımıza çıkmaktadır… 
Bunu bu halk yememelidir…
Yerse, yarın İran ve Pakistan, Afganistan, Irak ve Suriye gibi olacaktır… En sonunda da bizleri vuracaktır… 
Bu yüzden, “ tarım kentlerinden, dünyanın zirvesine” çıkmamız gereklidir…

 

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.