• BIST 92.227
  • Altın 213,050
  • Dolar 5,3320
  • Euro 6,0605
  • Trabzon 13 °C

YEREL YÖNETİM SEÇİMLERİNE İYİ VE DOĞRU HAZIRLANMALI

Rasim EFENDİOĞLU

ÖNCE YEREL YÖNETİMLERİ TANIMAK

Yerel yönetimler demokrasinin temelidir. Halka en yakın birimdir. Belki işe aileden başlamak gerekir, demokrasiyi gerçekten yaşamak için. Sonra muhtar ve kimi yerlerde özel idareler. Bu birimleri tanımadan işlevlerini ve görevlerini anlamadan yerel yönetimleri tanıma olanağı yok.

Muhtarlık çok eski demokratik bir kurum. Padişahlık zamanında bile var. Büyük dedemin çok uzun süre muhtarlık yaptığı söylenir. E o zaman devlet çok uzakta. Kaymakama, valiye ulaşmak çok zor. Yakınında muhtar. Onunla devlete ulaşıyorsun. Bu nedenle çok önemliydi. Şimdi iletişim çok gelişti. Anında devletin en üst makamına ulaşabiliyorsun. Ancak yine de muhtar önemli olmalı. Son yıllarda çok önemli gibi görülüyor. En üst düzeyde toplantılar yapılıyor. Bilmem demokratik bir etkinlikleri var mı? Yoksa salt nutuk dinler, birlikte bir yemek yer dağılırlar. Buna demokrasi denmez.

Belediyeler çok eskiden beri çok önemli demokratik bir kurum. Belediye amblemlerine bakın kuruluş yılları birkaç yüzyıl öncesine dayanıyor. Sanıyorum Tanzimat yıllarına, batılılaşma hareketlerine dayanıyor. Yani ilk seçimler belediyelerle oldu.

Epey uzun bir geçmişi var belediyelerin. O halde bu kurumları çağdaş ölçülerle yeniden iyi tanıyalım ve gereğini yapalım.

DEMOKRASİNİN TABANI

Demokrasi salt kağıt üzerinde olmaz, yaşanır. Önce tanıyacaksın sonra yaşayacaksın. Ailede bir karar alınırken, aile reisi ailenin diğer bireylerinin de görüşünü alır mı bir karar alırken? Muhtar kim, ne iş yapar, özellikleri ne olmalı, görevleri ve sorumlulukları ne olmalı? Bu sorulara seçen de seçilen de doğru yanıt verebilmeli. Yoksa sevdiğimiz bir komşumuz, bir yakınımız muhtar olacak; olsun bir maaş alsın. Bu kişiye büyük sorumluk yüklüyor, bunu bilmeli. Önce adayları doğru seçmeli sonra da gönül rahatlığı ile çalışıp seçtirmeli.

Belediye başkanlığı çok önemli bir görev. Kentin,  ki son yıllarda artık kentin değil ilin başkanı. İlin reisi, büyüğü, danışmanı, her şeyi. Bu denli önemli bir görevi alacak kişi buna uygun olmalı. Bilgisi, yeteneği ve kişiliği ile o belediye ile bütünleşmeli. Şu anda yurdumuzda başarılı olmuş belediye başkanları var. Onlara bakmalı. Niçin başarılı, nasıl başarılı.

Başkan adaylarını kim seçmeli. Elbette bir siyasal parti seçiyorsa onun da kuralları var. Ancak bu kurallar demokratik olmalı. Bir adam, mutlak adam ‘ben belirledim siz de seçin’ dememeli. Önce bu iş için en uygun adamlar belirlenmeli. Sonra demokratik usullerle elenerek en uygunu aday seçilmeli ve halka sunulmalı. Önceki deneyimlerine bakılmalı, kişi olarak değerlendirilmeli ve açık hesapla alttan bir demokratik kuralla belirlenip halka sunulmalı.

SEÇİM HERŞEYİ ÇÖZÜYOR MU?

Seçim demokrasinin bir aracıdır, amacı değildir. İşte seçim, işte sandık, işte mühür, al git kapalı odaya bas mührü, gel at sandığa. Oldu mu? Hayır, sadece bir oy pusulası imha ettin, sadece sayımda bir oy oldun. İş böyle bitmiyor. Seçim bir araç. Kimi niçin nasıl seçeceğini bilmiyorsan seçim ne işe yarar. Ya da eş dost için. Aslında bir oy büyük bir güç. Büyük bir sorumluluk yükler kişiye. Seçim biter işler başlar. Başarılı, iyi işlerde oyun varsa onur duyarsın, kötü ve olumsuz işlerde de vicdan azabı çekersin, hem de yaşam boyu.

İster genel seçim olsun ister yerel seçim. Partiniz varsa partinizi tam demokratik bir çizgiye çekmeye çalışın. Ne istediğinizi neleri ret ettiğinizi tam belirleyin. Buna göre isteğiniz yansısın sandığa. “Benim babamın partisiydi, beni işe koyan partiydi, benim partim” deyip hiçbir ölçü koymadan parti tutulmaz. Futbol takımını bile bir nedenle tutuyorsunuz da partinizin hiçbir özeliği olmaz mı?

BU YEREL SEÇİMLERDE SOMUT BİR BAKIŞIMIZ OLSUN

Önce yerel yönetim yasasındaki çarpıklıkları görelim. Yıllar önce büyük kentlerin yönetiminin güçlüğünden giderek “Anakent, Büyükşehir” dendi ve kentin içinde alt belediyeler, ilçeler kuruldu. Bu belediyelerde bir yönetim kolaylığıydı, güzeldi. Ancak daha sonra seçim kaygıları ile küçük kentler nüfusları yetmeyince ili kapsayan “Büyükşehir” dendi. İldeki tüm ilçeleri kapsadı, tüm köyler belediyenin MAHALLESİ oldu. Bu çok yanlış. Böyle yapay büyük şehirlerin artık hiç KÖYÜ YOK. Trabzon bunlardan biri. En ücra köyler bile mahalle oldu. Belki yüzyıllık, çok abartmasak binlerce yıllık köyler MAHALLE oldu. Birçok kez söyledim ve yazdım. Biz köy çocuğuyuz, büyük şehrin mahallesi değil. Seçim kazanmak için başka formüller bulunsun. BİZE KÖYLERİMİZİ VERİN.

Önce yerel yönetim yasalarına bakalım. Bu yasalar tam demokratik olsun. Ne istiyoruz, ne istemeliyiz bunu belirleyelim. Bu yönden partiler zorlansın. Vekillerinize anlatın. Belediyelerden ne bekliyoruz. Ne yaptılar ne yapmalılar.

Salt yaşadığımız beldeye bakmayalım. Yurdun diğer bölgelerine, diğer illere, diğer belediyelere bakalım. Başarılı olanları, başarısız olanları görelim. Onlara göre ilimizi ve beldemizi değerlendirelim.

Somut bir örnek... Samsun’da il müdürlüğü yaptım 15 yıl önce. Özel gözlemlerim vardı. Kusurlarını, eksiklerini biraz görmüştüm. Bu ay Samsun’a kısa bir ziyaretim oldu. İnanın tanıyamadım. Öylesine gelişmiş ki, anlatmak çok zor. Elbette değerlendirmeyi şehircilik açısından teknik yapmalı. Bu konuda özel bir bilgi ve yeteneğim yok. Ancak çıplak gözle gördüğüm olağanüstü bir değişim. Sonra Trabzon'a baktım. Trabzon çok yavaş ilerliyor, belki çok ihmal edilmiş. Dilerim bu seçimle Trabzon yitirdiği yılları ve açığını kapatır. Adayların tümünü görmedim. Dilerim kazanacak aday çok isabetli olsun ve Trabzon kazansın.

YEREL YÖNETİM SEÇİMLERİNİN GENELE ETKİSİ

Evet, yerel yönetim. Adayları ile örgütü ile yerel. Ancak geneli de etkileyecek bir seçim. Seçmen yerelde partisinin adayına oy verirken geneldeki durumu da dikkate alacak. Belki bir uyarı olacak. Geneldeki hataların faturası belki özele kesilebilir. Bu da yerel yönetimlere zarar verir. Yerelde yurttaşlar en isabetli adaylara sahip çıkmalı ve aday gösterilmelerini sağlamalı. Yerel sorunlar çok iyi belirlenmeli ve seçmen “Bizim sorunlarımız bunlar, biz şu hizmetleri bekliyoruz. Bu işleri becerecek adam bulun bize, biz de seçelim. Aslında adayı da biz bulalım, siz onaylayın biz seçelim” demeli.

Seçim iyi adamları, iyilikler için seçsin ülkenin yerelden genel yönetimine katkı sağlansın. Yeter; bölücü, nefret ettirici söylemler terk edilsin, köylere göre beldelere ve kentlere göre en isabetli adamlar seçilsin. Ülkeye barış ve esenlik gelsin, ülkeden de dünyaya yurtta barış dünyada barış gelsin. Bu sese kulak versin en üst düzeydeki sorumlular. Bu yurt ve bu ulus güzel şeylere layıktır.

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.