• BIST 96.400
  • Altın 144,302
  • Dolar 3,5616
  • Euro 4,0009
  • Trabzon 14 °C

YEŞİL KARARTILIYOR DOĞA KATLEDİLİYOR

Ö. Faruk Altuntaş

Karadeniz bölgelerindeki yaylaları ve turizm merkezlerini birbirine bağlamayı amaçlayan ve adına büyük bir pişkinlikle ve halkla dalga geçercesine Yeşil Yol denilen bir doğa katliamı, DOKAP (Doğu Karadeniz Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı) tarafından Turizm Mastır Planı kapsamında başlatıldı.
    Bölgede bulunan Samsun, Ordu, Giresun, Gümüşhane, Bayburt, Trabzon, Rize ve Artvin illerinde ayrı ayrı sürdürülen çalışmalar ile yaklaşık 2600 km. uzunluğunda yol, küçük parçalara ayrılarak yapılıyor. Çalışmalar küçük parçalar halinde ve birbirinden bağımsız olarak il yönetimleri tarafından ihale ediliyor.
    Böylece kurnazlık yapılarak, yolun 20 km.den küçük parçalar halinde yapılması ile hem ÇED raporu alma zorunluluğundan kurtulmak, hem de ihale mevzuatının öngördüğü prosedürden kurtulmak amaçlanıyor.  Tam bir köylü kurnazlığı, Devlet kendi mevzuatından kurtulmak için, kanuna karşı hile yapıyor.
                                                                  ***    
Gerçek tersyüz edilip, Yeşil Yol – Yeşil Yolculuk söylemi ile kamuoyunun gözü boyanıp, tartışmaya açılmadan, ilgili olabilecek kurum ve kuruluşların görüşü alınmadan başlatılan çalışmalar ile bir yandan doğa katlediliyor, diğer yandan da yeni bir “rant” alanı açılıyor.
    Projeden halkın haberi olmadığı gibi, turizmcilerin de haberi yok. Belli ki, “Duble yol”ların azalması / bitmesi nedeniyle yol müteahhitlerine yeni “iş kapısı” açılmış oluyor.
    Karadeniz Bölgesinde “Yeşili” katledecek bu projeye “Yeşil Yol” denmesi tam bir ironi ve işgüzarlık örneği. Temel fıkrası dersek Temel’e hakaret etmiş oluruz. “Yeşil” sözcüğü seçilerek, “Yeşil” katliamının üzeri örtülmek isteniyor.
                                                                 ***
    Yaylaları birbirine bağlayacağına göre, ortalama 1500 – 2000 – 2500 m. rakımlarından geçecek olan bu projenin güzergahı, yılın 4 – 5 ayında karla kaplı olacak. Teknik açıdan yapım zorluğunun yanı sıra, yapım ve yolun açık tutulmasına yönelik işletme maliyetinin çok yüksek olması, bu projenin toplum yararına değil, yol müteahhitlerinin ve avantacı bürokratların yararına yapıldığını gösteriyor.
    Şu anda bütün yaylalara zaten yol ulaştırılmış durumda. Doğu ve Orta Karadeniz Bölgesi, kuzey – güney doğrultusunda yüzlerce vadi ile bölünmüş ve doğal konumlanışa uygun yollarla bütün vadiler, sahili yaylalara ve turizm merkezlerine bağlamakta. 
    Yetersiz de olsa kamuoyundaki tartışmalar, yerel halkın, yaylacıların, hayvancılıkla geçinenlerin ve turizmcilerin bu tür bir yol isteği olmadığını gösteriyor. Kuzey – güney doğrultusunda vadiler boyunca uzanan ve sahil ile yerleşim alanlarını yaylalara bağlayan yolların standartlarının iyileştirilmesi, kuşkusuz faydalı olur.  
    Ancak yüksek kotlardan ve denize paralel olarak geçirilecek bu yol, mera ve yaylak alanlarının yıkımını getirecektir. Yol yapımının getireceği yıkımın yanı sıra, yapılaşma artacak, zaten önlenemeyen meralardaki betonlaşma ve tahribat katlanarak büyüyecektir.
    Bilimsel kıstaslara göre önceden “Önemli Doğa Alanı” olarak belirlenen ve  literatüre giren yedi bölge imha ediliyor.
    Yapılan hesaplamalara göre yaklaşık 26 milyon m3 hafriyat, ortalama %    60 – 70 eğimdeki yamaçlardan boca edilerek güzelim yaylalar mahvedilecek.
    Ulaşım anlamında Doğu Karadeniz Bölgesinin ihtiyacı, demiryoludur. Bütün farklı kesimlerin ortak istemi olan demiryolu yapımının 2017’lere ötelenmesine rağmen, her bir ilin sınırları içinde ayrı ayrı ihalelerle, parça parça yapımına başlanan bu yollarla doğanın katliamı neden?
    Konu bütünlüklü bir proje ve ÇED kapsamında dahi tartışılmadı. Doğu Karadeniz Bölgesi, küresel ısınmanın etkilerinin en az hissedileceği coğrafi ekolojik yapısıyla, her mevsim farklı peyzaj özellikleriyle ekolojik turizmin çok değişik olanaklarını tüm dünyaya sunuyor. Bu projeyle söylem olarak sıkça yinelenen “Ekoturizm” öldürülüyor, tabiri caizse yaylalarda “Otoban turizm”(!) başlatılıyor.  
    Geleneksel yayla kültürü ölecek; şu haliyle önleyemediğimiz yaylalardaki betonlaşma artacak; su kaynakları zarar görecek; orman ve mera alanları tahrip olacaktır. Peki bütün bunlar niye? Sorun yandaşlara rant dağıtmaksa, bir şey yaptırmadan verin paralarını ve doğayı kurtarın! Nasıl olsa buna da bir formül bulursunuz. 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.