• BIST 107.115
  • Altın 143,813
  • Dolar 3,5581
  • Euro 4,1457
  • Trabzon 25 °C

YEŞİL SERMAYE

Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU

Avrupa Konseyi Avrupa’nın en yeşilini seçiyor. Konsey, yüksek çevre standartlarına sahip, sürdürülebilir gelişme iddiasında olan ve hedefleri olan bir şehir seçiyor. Avrupa kentine verilecek olan bu ödülün adı “Avrupa’nın yeşil başkenti.” 

Buraya kadar hiçbir sıkıntı yok değil mi? Ama bu yarışmaya Türkiye’nin de katılacağı belirtildi. İşte sıkıntı burada başlıyor.

Yeşil tabiata hâkim olan renktir. İnsana huzur veren ve rahatlatandır. Güven duygusunu da güçlendiren yeşil, aynı zamanda umudu, gençleşmeyi, paylaşımı, yeniden canlanmayı çağrıştırır. Tabiatın rengi olan yeşil;  Baharın da müjdecisidir.

Trafik ve hava kirliliğinden kurtulmak isteyen halk artık yeşile koşuyor. Avrupa yaşadıkları şehirleri daha yaşanılabilir hale getirmek için halkını önemsiyor ve onlar için şehrin orta noktalarına yeşil alanlar, parklar, bahçeler, bisiklet alanları yapıyor. Şehre ulaşımı ise şehrin dışından sağlıyor. Şehri kirletmiyor. Şehrin var olan orman ya da yeşil alanını katletmiyor, yok etmiyor. Koruyor, kolluyor ve daha da güzelleştiriyor.

Türkiye’de yeşil deyince akla Karadeniz gelir. Yeşilin ve mavinin birlikte raks ettiği bölge insana huzur verir… Yeşil maviye aşıkmış gibi sahil boyunca birbirine sarılı durur, hiç ayrılmaksızın. Yeşil maviyi, mavide yeşili korur ama insanoğlu onları birbirinden hep ayırmak için çabalar. Zengin olan köyün kötü ağaları, onları ayırmakla kalmaz katlederek üzerlerine yol yaparlar. Dağları delerek ev yaparak griye boyar tüm bölgeyi… Bunun adına gelişme deseler de asıl adı ranttır. Peşkeştir.

Gelecek nesillerin devamını sağlayacak hatta sağlıklı birer nesil olmasını sağlayacak yeşil alanlarımız birer birer yok ediliyor. İstanbul’da Topçu kışlasının yapılmasını planlayan hükümet bir gece yarısı kepçelerle gezi parkına gidip yıkım yaptı. 75 yıllık ağaçları kesmeye kalkanlar hangi Avrupa’nın hangi yeşil başkentine aday olmak için kolları sıvadı acaba? Bu işi ben çözemedim. Ya siz. Oysa ki yeşil olarak sadece sermayemiz kaldı…

 

Adres “Sanal Gündem”

“Bugün Allah için ne yaptın?”

Bizi yaratana karşı sorumluluklarımızı yerine getirmek için söylenen bu söz çok derin anlamlar taşır. Öbür dünya yani ahreti işaret eden bu sözün, başka bir versiyonu ise, içinde bulunduğumuz, yaşadığımız dünya içindir.  Oda “bugün insanlık için ne yaptın?”

İnsanlık için aydınlanması gereken her olayın ardından, mutlaka ortaya bir sanal gündem atılıyor ve her şeyi allak-bullak oluyor. Ortaya atılan bu gündem maddeleri samimi değil, İçten hiç değil ve üstelik de yalancıdır…

Gerçek gündemin ardından yaratılan ve insanların kafasını karıştıran gündemimiz, değişime hazır ve esnek olandır.

Birileri tarafından istediği an değiştirilebilen sanal gündem; Yeni ve gündemin dışındaki farklı tartışmaları da beraberinde getiriyor. Bu arada da hiç farkında olmadan bir sürü yasa meclisten geçmiş oluyor… Ve olan oluyor. İnsanlarımız için değil, kendileri için bir sürü yasa çıkıyor ama gündemin sihri gözlerimizi sımsıkı kapatırken, kulaklarımızı ise duymaz hale getiriyor.

Gerçeğin simülasyonu mümkün müdür? Türkiye’de maalesef mümkündür. Bizde gerçek kapalı kapılar arkasında görüşülürken, gerçeğin dışarıya yansımaması için sahte tavırlar, yalanlar ve gündemi saptırma işi ise layığı ile yapılıyor.

Yıllardır süre gelen bu gündem hiçbir zaman değişime uğramadı. Milli bayramlarımız, andımız, kimliğimiz bizleri simgeleyen her şey değişime uğradı; ama sanal gündem hep aynı yalanlarla devam ediyor.

Uludere olayı, Gezi olayları, Güneydoğu sorunu, 17 Aralık vakası, Soma kazası hep başka bir gündemle ört bas edildi. Ya birileri çıktı bağırdı halkı susturdu; Kendini yüceltti. Ya da birileri kadınların giyimini kuşamını eleştirdi.  Veyahut paralel yapının işi dendi? Aslında hepsi kader miydi acaba?  Kaderin önünde eğilmek ve susmak gerekir. Çünkü kader Allah’tan gelendir. Ama Allah kullarını bu duruma düşürür mü işte burası asıl mesele olsa gerek. Tedbirsizlik, ihmal, insan hayatının önemsizliği, dürüst olmamanın adı ne zamandan beri “kader” oldu? Halkı oynatma, kandırma ve maneviyatla meşgul etmenin adresi artık sanal gündem mi oldu?

Gerçek gündem Türkiye’nin uyutulduğudur. Bilincini dış olaylara bütünüyle kapayan ve tepki gücünün tamamen azaldığı halk da, sanalda zaten en önemli kurtarıcı durumundadır. Bu desteği arkasında hissedenler de yürü ya kulum olarak yollarına kat be kat güçlenerek devam ediyorlar.

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.