• BIST 97.713
  • Altın 144,219
  • Dolar 3,5669
  • Euro 4,0007
  • Trabzon 16 °C

YEŞİL YOL SAÇMALIĞI

Ö. Faruk Altuntaş

Doğu ve Orta Karadeniz bölgelerindeki yaylaları ve turizm merkezlerini birbirine bağlamayı amaçlayan Yeşil Yol yapım çalışmaları, DOKAP (Doğu Karadeniz Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı) tarafından Turizm Mastır Planı kapsamında başlatıldı.

            Bölgede bulunan Samsun, Ordu, Giresun, Gümüşhane, Bayburt, Trabzon, Rize ve Artvin illerinde ayrı ayrı sürdürülecek çalışmalar ile yaklaşık 2250 km. uzunluğunda yol yapılması hedefleniyor. Çalışmalar parça parça birbirinden bağımsız olarak il yönetimleri tarafından ihale ediliyor.

            Çalışmalar, DOKAP’ın yanı sıra Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kalkınma Bakanlığı ve Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ile il valiliklerinin koordinasyonunda sürdürülüyor.

                                                                  ***

            Yeşil Yol – Yeşil Yolculuk söylemi ile kamuoyunun tartışmasına açılmadan, ilgili olabilecek kurum ve kuruluşların görüşü alınmadan “Mega Proje” uyanıklığı ile başlatılan çalışmalar, gerçekte doğanın katliamına yol açacak yeni bir “rant sapkınlığı” niteliği taşıyor.

            Projeden halkın haberi olmadığı gibi, Turizmcilerin de haberi yok. Belli ki, “Duble yol”ların azalması / bitmesi nedeniyle yol müteahhitlerine yeni “iş kapısı”  olarak gündeme gelmiş, yeni bir doğa yıkım projesi.

            Karadeniz Bölgesinde “Yeşili” katledecek bu projeye “Yeşil Yol” denmesi tam bir ironi ve işgüzarlık örneği. “Yeşil” sözcüğü seçilerek, yaşanacak “Yeşil” katliamının üzeri örtülmek isteniyor.

                                                                 ***

            Yaylaları birbirine bağlayacağına göre, ortalama 1500–2000–2500 m. rakımlarından geçecek olan bu projenin güzergahı, yılın 4–5 ayında 5-6 m.yi bulan kar örtüsüyle kaplı olacak. Teknik açıdan yapım zorluğunun yanı sıra, yapım ve yolun açık tutulmasına yönelik işletme maliyetinin de yüksekliği, bu projenin toplum yararına olarak değil, yol müteahhitlerinin ve avantacı bürokratların işgüzarlığı olarak gündeme geldiğini gösteriyor.

            Şu anda bütün yaylalara zaten yol ulaştırılmış durumda. Doğu ve Orta Karadeniz Bölgesi, kuzey–güney doğrultusunda yüzlerce vadi ile bölünmüş durumda ve bu coğrafi, doğal konumlanışa uygun yollarla bütün vadiler, sahili yaylalara ve turizm merkezlerine bağlamakta.

            Yetersizde olsa kamuoyundaki tartışmalar, yerel halkın, yaylacıların, hayvancılıkla geçinenlerin ve turizmcilerin bu tür bir yol isteği olmadığını gösteriyor. Kuzey–güney doğrultusunda vadiler boyunca uzanan ve sahil bandı ile yerleşim alanlarını yaylalara bağlayan yolların standartlarının iyileştirilmesi, kuşkusuz bir ihtiyacı karşılar ve faydalı olur. Bu anlamda zaten İkizdere–Ovit–İspir yolu, Hopa Borçka arasındaki Cankurtaran tüneli, Trabzon–Gümüşhane yolu üzerinde yapılmakta olan iyileştirmeler ve ikinci bir Zigana tüneli zaten yapılmaktadır ve bu yapılanlara kimsenin bir itirazı yoktur.

            Ancak yüksek kotlardan ve denize paralel olarak geçirilecek bu yol, mera ve yaylak alanlarının yıkımını getirecektir. Yol yapımının getireceği yıkımın yanı sıra, yapılaşmayı da arttırarak, zaten önlenemeyen mera ve yaylak tahribatı katlanarak büyüyecektir.

            Ulaşım anlamında Doğu Karadeniz Bölgesinin ihtiyacı, demiryoludur. Bütün farklı kesimlerin ortak istemi olarak ifade edilmesine rağmen, demiryolu yapımının 2017’lere ötelenmesine rağmen, her bir ilin sınırları içinde ayrı ayrı ihalelerle, parça parça yapımına başlanan bu yollarla yeni bir doğa katliamı yaratılıyor.

            Konu bütünlüklü bir proje ve ÇED kapsamında dahi tartışılmış değil. Doğu Karadeniz Bölgesi, küresel ısınmanın etkilerinin en az hissedileceği coğrafi ekolojik yapısıyla, her mevsim farklı peyzaj özellikleriyle ekolojik turizmin çok değişik olanaklarını tüm Türkiye’ye hatta dünyaya sunmaktadır.

Şimdi yapılmakta olan, ne tür olumsuzluklar getireceği bir ÇED kapsamında dahi bütünlüklü olarak tartışılmayan ve bilinmeyen bir yıkım projesidir. Yaşanacak yıkımın gizlenmesi için “Şark kurnazlığı” ile adına “Yeşil Yol” denmesi ise tam bir kepazelik.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.