• BIST 92.227
  • Altın 213,151
  • Dolar 5,3320
  • Euro 6,0605
  • Trabzon 13 °C

Yetmişli Yılların Güçsüz Devleti Değiliz!

Turhan EYÜBOĞLU

  Cumhurbaşkanımız, yanlış hatırlamıyorsam muhtarlar toplantısında konuşmasının içinde "Biz yetmişli yılların güçsüz ülkesi değiliz!" dediğinde ne yazık ki muhtarların alkışladıklarını gördüm. 

"Bu insanlar nasıl olur da o yılları bu kadar çabuk unutur?" diye aklıma geldi. "En nihayetinde bunlar seçilmiş ve mahallelerinde söz sahibi insanlar!" diye düşündüm. Hafızamda çok şey tutamam; o nedenle genelde not almaya çalışırım.

Cumhurbaşkanımız "Yetmişli yılların güçsüz ülkesi değiliz!" dediğinde "Dili sürçtü!" diye düşünmedim değil. Ancak sonra aklıma metni yazanın düşünmeden yazdığını, nasıl olsa bu metne cevap verecek birinin salondan çıkmayacağını bildiği için temelsiz bir cümle kurmuş olduğuna kanaat getirdim.

Sonra şöyle bir hayale daldım. Cumhurbaşkanımız, konuşmasını bitirdikten sonra birçok muhtarımız elini kaldırarak söz istiyor. Birine söz veriliyor.

"Efendim, az önce yaptığınız konuşmada 'Biz artık yetmişli yılların güçsüz ülkesi değiliz!' dediniz. Müsaade ederseniz bunun üzerine birkaç cümle söylemek isterim."

"Yetmişli yıllarda Kurtuluş Savaşı'ndan sonra ilk savaşımız olan Kıbrıs Harekatını, 20 Temmuz 1974'te gerçekleştirdik."

"Bütün Avrupa ülkelerinin ve Amerika'nın karşı çıkmasına rağmen soydaşlarımızı kurtarmak ve adaya barış getirmek için o zamanki hükümet bütün riskleri göze alarak dünyaya kafa tutar gibi bu harekatı yaptı ve Ada'nın yarısını aldı."

"Bütün dünyayı Kurtuluş Savaşı'nda nasıl karşımıza almış ve bağımsız bir Türk Devleti kurmuşsak o yetmişli yıllarda bu Türkiye Cumhuriyet Devleti bir bağımsız Türk Devleti daha kurarak adını Kuzey Kıbrıs Türk Devleti koydu."

"Efendim daha dün olmuş bir olay da var. FETÖ'cü Amerikalı Rahip Brunson'un ev hapsine alınmasıyla başlayan ABD-Türkiye gerilimi farklı boyuta taşındı. Hatta biz 'Bu teröristin hapisten çıkması mümkün değil!" dediğimiz günden üç ay sonra ne yazık ki onu bırakmak zorunda kaldık."

"Üstelik Amerika'nın Kuzey Irak'ta, on bir Türk askerinin Amerikan askerleri tarafından gözaltına alınıp başlarına çuval geçirilerek alıkonulması sonucu bizi dünyada düşürdüğü durumu hala içime sindirmiş değilim."

"Efendim, daha da ilginci günümüzde 'Siz kimsiniz?' der gibi sanki sınır komşumuz olmuş da bizim haberimiz yokmuş gibi hareket eden Amerika, bize düşman olan terör örgütüyle birlikte olup sınırda bize gözdağı verir gibi manevralar yapmasını her gün televizyonda seyrediyoruz ve bizler bir şey yapamıyoruz."

"Efendim, şimdi bunu size söylerken aklıma geldi! Hani o yetmişli yılların güçsüz ülkesi olduğumuzu söylüyorsunuz ya biz o yıllarda çok güçlü bir ülkeymişiz. Şimdi yapmamız gereken harekatı o yıllarda bakın nasıl yaptık!"

"Tarih 25 Temmuz 1975... Süleyman Demirel başbakan... Amerika, şimdi gözümüze soka soka yaptığı oyunları o zamanlar gizli kapaklı yapıyordu. Başbakan hemen bakanlar kurulunu topluyor ve tarihi bir karar alıyorlar. Bu tarihi kararı kararnameyle bütün dünyaya duyuruyorlar."

"Efendim, Türkiye'de bulunan Amerika'ya ait yirmi bir üs ve tesisi kapatıyor. Amerikan bayrakları indirilerek yerine Türk bayrakları çekiliyor. Bunlara 'İncirlik Üssü' de dahildi."

"Bütün dünyanın karşı çıkmasına rağmen Kıbrıs'ın yarısını alan ve bağımsız bir Türk Devleti kuran ve de şimdi Amerika'nın bize yaptıklarına bakılırsa yapamadığımız harekatı yetmişli yıllarda bütün Amerikan üslerini kapatarak Amerikan bayraklarının yerine Türk bayrağını çeken o yılların ülkesi nasıl güçsüz olur efendim?"

Tüm bunları söyledikten sonra yerine oturan o muhtarı bütün muhtarların alkışladığını düşündüm. Metnin yazarının dünya tarihinde önemli olan olayları dikkate almadan böyle bir cümle koymasından sonra görevden alındığını hayal ettim.

Olmayacak şeyler mi hayal ettim? Özür dilerim!

 

 

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.