• BIST 103.937
  • Altın 162,758
  • Dolar 3,9590
  • Euro 4,6423
  • Trabzon 17 °C

YİNE AYNI TERÂNE!

Prof. Kemal Üçüncü

DOKA, KÜLTÜR TURİZMİ HEBA EDİLEN KAYNAKLAR

Karadeniz Bölgesi çok zengin bir geleneksel kültür, etnografya ve kent kültürü repertuarına sahip olmasına rağmen bu geleneğin derlenmesi, envanterinin yapılması, bilimsel usullere uygun olarak incelenmesi ve yayınlanması ilgisizlik ve nobranlık nedeniyle yapılamadığı için  bu gün çok geri bir noktadayız. 

Bu  zenginlik maalesef müzelenerek gelecek kuşaklara ve insanlığa aktarılamamaktadır.

Kültür turizmi ve eko turizm sürecine katılamamaktadır.

Ayder yaylasında “Angara” havasıyla kolları kaldıramamak “kültür turizmi”.

Kültürü olmayan kadrolar neyin kültür turizmini yapsınlar.

Trabzon ve bölgemiz kültürel anlamda çok hızlı bir şekilde dibe doğru yuvarlanıyor.

Bedevileşiyoruz. Bölgede kent kültürünün üretimi ve halka yansıtılması süreçleri çok yavan.

Konuyla ilgili zevat büyük açık çay içip dizi veya Tv seyrediyor. Çengel bulmaca dolduruyor.

Kocaeli’nden Hopa’ya kadar olan alandaki Karadeniz bölgesindeki tek Halk bilimi (foklor profesörüyüm).Bölgede gelenek içerisinde yetişmiş ve kariyerini tamamlamış bir insanım. Bu yüzden mesele benim açımdan farklı bir özellik ve öncelik arz ediyor.

Hem bir kültürel miras sorunu hem millî güvenlik sorunu.

Bizim de milli güvenlik kaygımız bize göre olur. Kisisnger, Fukuyama ve Brezinski gibi olacak değil, polisçilik oynayarak bölge ve havza  dinamiklerine  hakim olabileceğimizi sanıyoruz.

Bu konuda bölgedeki bütün illerin vali ve belediye başkanları meseleye duyarsızdır. Ne olduğunu idrak edecek durumda değillerdir. Bugüne kadarki icraatları ortadadır. Bütün belli başlı bölgeyle ilgili yabancı ülkelerin araştırma grupları bölgemizde çok geniş bütçelerle kültür  araştırmaları yapıyorlar. Bizim yapacağımız geniş çaplı araştırmalar bilesiniz ey hemşehrilerim ! bir parti, mezhep, meşrep referansı olmadığı için “bilimsel odaklı” olduğu için  dikkate alınmıyor.

Bölgenin bütüncül olarak kültür envanteri projesinin yapılması gerektiğini yıllardır anlatıyoruz. Bu projeyi geliştirdik.

 

Doka ve Kültür Turizmi

Doka’nın bu anlamda elinde geniş kaynaklar var. Varyemez amca gibiler. Maalesef orada da meseleyle ilgili kültürü bilen ve tanıyan uzmanlık birikimi olmadığı için bilimsel temelli bir yaklaşımı göremiyoruz.2014-2018 planında bölgede etnografya müzesi öngörüyorlar. Peki kent kültürünü nereye koyacaksınız? Atapark’taki anlayış gibi, Klasik dönem Osmanlı Mimarisinin bölgedeki en nitelikli örneğini Gülbahar Hatun Camii’nin  siluetine etnografik eser (köy yapısı) Sarender koyan anlayış ölmedi dipdiri.

Çok uzun yıllardır bölgede bu anlayış kırılamadı. Sadece bu döneme mahsus değil söylediklerim.

Bugünün çağdaş müzecilik anlayışından haberleri olmadığı besbelli.

Çünkü dünya ve Türkiye’den çok önemli uzmanların katıldığı [23 Mart 2012] de yaptığımız “Trabzon Yöresi Halk Kültürünün ve Etnografyasının Derlenmesi ve Müzelenmesi Çalıştayı” isimli konuyla ilgili toplantı takip edilmedi. Bildirileri bastık, ilgili kurumlara bedava gönderdik. Okuyup anlamamışlar.

Bir küçük taş da bu DOKA danişmendi mimarlarımıza atayım.

Kültür denilince hemen her konuya atılıyorsunuz. Maşallah bilmediğiniz konu yok.

Kültür sadece bina mıdır?

Akçaköylü Veli Baba; (bir halk feylesofu mitolojik bilgileri ile)  kıyamet âlâmeti olarak bina ile zinayı sayardı.Ne günlere kaldık diyelim, heyf olsun

Bilim insanı bilmediği uzmanlığı olmayan konularda doğaçlama yapar mı?

Komik oluyorsunuz? Tablonuz ortada. Övünebilirsiniz.Ortahisar mimari dokusunu  Endülüs modeliyle karşılaştıran kafa!

***

Konuyla ilgili kurumların meseleye yaklaşımları temelden yanlış. Bölge kültürünün envanterlerini çıkarmadan [ maddi, manevi,(sözlü, yazılı, görsel, etnografik)] yapılacak yatırımlar ve destekler maalesef amaca uygun bir ürün ortaya çıkaramaz.

Amacımız kimsenin çayına çorbasına karışmak değildir, bilim adamı vicdanı ve namusu bilimsel doğruları olduğu gibi kamuya aktarmayı gerektirir. Kişiler muhatabım değildir. Eleştirilerimde olgular ve olaylar üzerinden tahlillerimi yaparım. Çağdaş dünya düşünce geleneği bu etiği mecbur kılar.

Bölgenin “kültür envanterinin” ardından “kültür ekonomisi ve yönetimi” projesinin yapılması gerekir. Yatırımlar bunun üzerinden gitmeli.

Tıpkı yeşil yol gibi, turizm adası gibi altı doldurulamayan bölgenin kültürel dinamikleri ile alakası olmayan “zihni sinir proce” yaklaşımları.

Doka kurulunda bölgenin bütün valileri ve belediye başkanları, bazı sanayi odaları başkanları var.

Ey hemşehrilerim!

Bu heyet bugüne kadar bölgenin kültürel mirasının dünya kültür mirası listelerine girebilmesi için yaptığımız bütün uyarı ve bilgilendirmelere sunduğumuz projelere rağmen kıllarını kıpırdatmadırlar, bilesiniz.

Bölge üniversitelerinin pek çoğu bu konudan habersiz.

KTÜ zevahiri kurtarmak adına bazı projeleri destekledi. Trabzon Yöresi Halk Kültürü ve Etnografyasının Derlenmesi ve Müzelenmesi Çalıştayımızın” bildirilerini yayınladı. Danışmanlığını yürüttüğüm Maçka, devam eden Rize Monografimizi desteklediler.

Lakin yetersiz, dolmuşla sahada derlemeye gidilebileceğini düşünen ülkemizde cari fen bilimleri kafası ve onun bilimi [technelogos=teknolojiden] ibaret gören dünya tasavvuru ile  bu şekilde mesafe alınamaz.

Dünyayı kültür bilimleri kurar, diyelim ve yine biz işitelim.

Kaynaklar Doka’da, Doka yönetimi ve uzmanlık grubu meseleye Nuri Gantar konseptiyle yaklaştığı için bir yere gidilemiyor. Un var, şeker var, onların meşrebine uygun helvacı yok! El avıyla bir şeyler yapılmaya çalışılıyor. Karanlık odada kara kuş aramak gibi bir şey.

Coğrafi alan zorlu saha çok geniş ve zaman aleyhimize işliyor. HES’ler ve yatırımlarla pek çok kültürel peyzaj alanı, gelenek tahrip oluyor. Yusufeli Osmanlı’dan 1000 yıl önce Kıpçakl Atabeylerinden beri Türk onu yıkıp kaldıran bir anlayışın teknik ve kültürel planlamasından söz ediyoruz. Bölgede ne kadar ilgili varsa, Türkiye çapında ilgili kurum varsa hepsine meseleyi anlattım, konferanslarda dile getirdim. Sağ olsun herkesten konuyla ilgili küçük bir konferans aldım. Bilgim arttı!, öğrenmenin yaşı yok.

Şimdi Trabzon’da sokağa çıkın, gazeteciler, sivil toplumcular hepsi bu konuda uzman!

Bölgenin geleneksel kültürünü herkes benden iyi biliyor. Etnografya müzesi yapıyorlar, kültür politikası planlıyorlar, kültür turizmi yapıyorlar.
Mangal, yayık, peştemal, helva, yağ büyük ekmek üstüne turşu kavurması al sana geleneksel kültür...

Ha uşak ha! Bir Trabzonspor, kaşkol oldu da bitti maşallah.

 

Konuyla İlgili Duyarlılık

Bu konuda tüm bölgemiz kamuoyunu bir bütün olarak meseleye sahip çıkmaya davet ediyorum. Bölgemiz maalesef çok kan kaybediyor. Büyük telefonları ile siyasilerimiz bu konuya çok duyarsız ve ilgisiz, hiçbirinin gündeminde yok. Bunları idareden ve siyasetten talep edelim.

Akyazı stadı mı önemli? İkinci devlet üniversitesi veya demiryolu mu? anketine Akyazı stadı tercihi çıkan bir toplumsal düzey son derece endişe verici. Ürperti duyalım bu tablodan. İlgili ve sorumluları ciddiyete davet ediyorum.

Son Bir Not: Şimdi bir takım eşhas bizim projelerimiz desteklenmediği için bunu yazdığımızı düşünecek. Merak edenler Google’dan benim yıllardır bu konularda neler yazıp söylediklerime, konferanslarıma bakabilirler. Asla ve asla kendi imkanlarım dışında bu anlayışın bundan sonra sunacağı resmi hiçbir imkanı kullanmayacağımı ve  içinde olmayacağımı, katkı vermeyeceğimi  beyan ederim. Bu işi kendi imkanlarımızla yapabildiğimiz kadar yapmaya devam edeceğiz.

Mesele budur, tarihe geçsin diye arşive yazdım, toplumda makes bulmayacağını biliyorum.

Ha uşak ha! Küçücük Gürcistan Batum’unun müzelerine yanı başınızda gidip bakın ve hicap duyun.

 

 

 

  • Yorumlar 2
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.