• BIST 89.764
  • Altın 145,514
  • Dolar 3,6255
  • Euro 3,9111
  • Trabzon 7 °C

YİNE KÜLTÜR VE TURİZM

Prof. Kemal Üçüncü

Doğu Karadeniz Bölgesi ve Trabzon ilinin kültür turizmi ve ekoturizm potansiyeli ortadayken bilimsel perspektife, dünya deneyim ve tecrübesine aykırı uygulamalarda ısrar edileceği aşikârdır. Trabzon’da kum, güneş, deniz turizmi için uygun iklim özellikleri ve altyapı yoktur. Trabzon’a gelen Ortadoğulu, Batılı veya iç turist profili için deniz ve kumun alası Şarm El Şeyh’de, Akdeniz’de ve Ege’de mevcuttur. Konaklama ihtiyacını karşılayacak nitelikli otellerin kırsalda ve kentte yapılması daha önemlidir.

Öncelikli ödev, kültürel envanterin çıkarılması, tescili ve kültür ekonomisi raporunun hazırlanması, dijital tanıtım müzelerinin kurulması eko sertifikalı işletmelerin çoğaltılmasını sağlamaktır. Bu iş “ısırgan otu projesinden” önceliklidir. Yöresel üretimlerimiz için CE sertifikası ve eko sertifika almak için idareler neyi bekliyor? Bundan haberleri var mı?

Bugüne kadar bir yerde konuşuldu mu?

Bir yere yazdılar mı?

Bilmek, okumak isteriz.

Olsa, bugüne kadar yapılırdı zira.

Güzergâhlar ve coğrafi alanlar tanımlanmalı, bilgilendirici, işaretlemeler yapılmalı. Güzergâhlar boyunca tamamlayıcı üniteler planlanmalıdır.

Kültürel faaliyetler ve kongreler, konserler, yaz okulları, çalıştaylar, müsabakalar, doğa turları, sohbetler için mevsimleri dikkate alan kurumsal düzenlemeler yapılmalıdır. Takvime bağlı ritüellerden olan yayla şenlikleri uygun düzenleme ve desteklerle kültür turizmi ile bütünleştirilmelidir.

70 sene önce lokantalarında piyano çalınan, Anadolu’daki ilk matbaaya sahip olan pek çok ilklerin şehrine yaraşan  perspektif budur.

 

Kent ve tanıtım

Ankara’da ve İstanbul’da yapılan Trabzon’u tanıtım! toplantılarına “belki de sehven”! davet edildim, bu eleştirilerimi dile getirdim. Youtube’de aynen var. Hem 5000 yıllık başkentlik, eyalet merkezliği yapmış bir  kent diyeceksiniz hem helva, ekmek, kuymak, peştamal, mangal, fındık elinizde AKM’de  Trabzon tanıtacaksınız. Komik oluyor diye söyledim, bir daha çağırmadılar zaten. Ama durum budur. Halkla ilişkiler ve tanıtım ciddi bir iştir ve profesyonelce planlanır, bürokratların dar dünyasında şekillenemez.

Bunca yıldır kültürle uğraşan bir bilim adamı olarak DOKA ve DOKAP’a çağrıda bulunuyorum. Doğu Karadeniz için yapılan turizm master planları ciddi yanlış ve eksiklikler içermektedir.

Bir tekini söyleyeyim “yeşil yol” diye Doğu Karadeniz yaylalarını içerden birbirine bağlaması planlanan yol projesi bölgenin doğal mirasına yapılabilecek en büyük kötülüktür. Bütün doğal mirası tahrip edecek bir süreci başlatmış oluruz. Bir coğrafyacı ve jeologa sorarsanız size bölgenin coğrafi özelliğini söyler. Ortalama yüksekliği 2000 metre olan yaylaları doğu batı istikametinde bağladığınızda bu yol kaç ay ulaşıma açık kalacak?. Bölgemizde kültür vadi boylarınca, dereler boyunca yayılır ve varyantlaşır. Biz bunu değişik makalelerde yazdık. İnsanlar eskiden kırsalda, birbirinin nereli olduğunu hangi deredensin diye sorarlardı. Geleneksel iskân da bu esasa göre şekillenmiştir. Bunu dikkate almayan bir plan olabilir mi? Genç arkadaşlar coğrafyayı görmeden Google Maps üzerinden sanal olarak her türlü projeyi çizebiliyorlar maşallah, zorlasak gemi bile geçirirler.

Turizm adası için bahsedilen kaynak bölge için çok ciddi bir kaynaktır. Kitsch ve estetiksiz bir tasarım olur bölge için. Kaynaklar heba olur kanımca.

 

Ne Yapmalı?

Trabzon için en doğru perspektif İsveç’in Skansen müzesi gibi bir Kültür parkın düzenlenmesidir. Sayın valilere, belediye başkanlarına, ilgililere bir gidip gezmelerini öneririm. Benzerleri Rusya’da pek çok kuzey Avrupa ülkesinde var. Açık ve kapalı mekanların, tematik müzelerin olacağı, etnografik yaşamın ve halk teknolojilerinin, bölge flora ve faunasının, doğa tarihinin yer alacağı geniş bir mekan. Hatta bu alan Moloz’daki yerel pazarla bütünleştirilmelidir. Olmuyorsa, böylesi bir pazara orada imkan tanınmalıdır. Kapalı mekanlarda tiyatro, konser salonu, kent belleği arşivi,  giyim kuşam, fotoğraf, resim, mutfak, el sanatları, tarım ve hayvancılık, oyuncak müzeleri olmalıdır. Kitap satış yerleri, kafeler, plastik sanatlar için sergi ve satış alanları keza. Ekolojik oyuncuklarının sertifikalı olarak üretildiği yerler olmalıdır.

Bilenlere sorulmalıdır. En basitinden Trabzon’daki giyim kuşam kültürünü, kaç çeşit ekmek ve peynir üretildiğini bilen var mı? En muhafazakârlarımızdan cevap vermeye başlayalım.

Ayrıca yöresel ekonomik değeri olan el sanatları orada hem satış yapmalı hem de ziyaretçileri hatıra olarak üretim süreçlerine katarak tanıtacakları sunumlar oluşturulmalıdır. Belediyenin canlı bitki ve çiçek satan bir ünitesi burada hizmet vermeli. Bölge ve ülke sanatçıları için eserlerini cüzi fiyatlarla sergileyebilecekleri, sunabilecekleri etkinlikler planlanmalıdır. Karadeniz havzası, Türk dünyası gibi temalarla sanat bienalleri, festivaller, heykel, resim çalıştayları planlanmalıdır.

Kent beleği arşivinde bölge ile ilgili olan bütün arşiv malzemesi, işitsel ve görsel materyaller toplanarak bir araya getirilmeli, bir proje çerçevesinde de yayınlanmalıdır. Kültürpark yaşayan bir kültürel alan olmalı. Öğrenciler ve okullar için bir belli derslerin yapılabileceği, kültürle temas edilebilecek bir alan olur.

Bu işlerle ilgilenen mimar ve arkeolog arkadaşlara da bir çağrım var: Lütfen arkadaşlar doğaçlama gidiyorsunuz, müze planlamak, kültür ekonomisi, kültür envanteri çalışmak sizin uzmanlık alanınız değildir. Yalan yanlış bilgilerle uzmanlık alanınız olmayan bir konuda kamuyu yanlış yönlendiriyorsunuz. Baştan aşağı mermerle kaplı bir parkı dünyanın neresinde görebilirsiniz. Taştan bile ağaç fışkıran bir coğrafyada bu coğrafyayla alakası olmayan peyzaj bitkilerinin kompozisyonda yer alması nasıl bir estetik anlayıştır. Ne gelenekselle uyuşur ne modernle, tam adını söylemeyelim.

 

Yerel yönetimler

Ve  en önemlisi belediyeler: Çöpü hala kaynağında ayrıştırıp işleyecek üniteleri bir an önce kurmak gerekir. Çöpten elektrik üreten tesisler artık pek çok şehrimizde kurulmuş, hem para kazandırıyor hem de çevre temiz kalıyor. Pek çok farklı finans modelleri ile yapılabilir bunlar.

Tarihsel dokuya özel önem vermek gerekir, bina yükseklikleri, imarlar buna göre ayarlanmalı. Yirmi yılda bir bina stokumuz yenilenmek durumunda kalıyor. Kaybolan milli servettir. Kentleri soluk alabilecek yeşil alanlara kavuşturmak, denizle buluşturmak gerekir. Bir deniz bölgesinde, denize sırtını dönerek yaşamamalı Karadeniz. Deniz kenarında kuymak yemek zorunda kalınmayacak alanlar, düzenlemeler yapılmalı.

İşin tuhafı bu konuda muhalefet partilerinden ve sivil toplum örgütlerinden de pek bir şey duyamıyoruz, onların bu konuda görüşleri, katkıları olması gerekmez mi?

Devam edeceğiz.

 

 

  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    YERİN KULAĞI
    • İnternet sitesinin anketi!!
    • K. Ersun Yanal  hayranı medya!
    • Futbol zirvesine Sümer neden gitmedi?
    • Evde yatıp para kazanacaklar!
    • Atatürk karşıtı tarihçiye ödül!
    • MHP’de iki çift bir tek!
    • TFF Trabzonspor’u haraca bağladı!
    • Fevzi Hoca’nın misafirleri!
    • ‘Evet’ platformu için işadamlarına baskı!
    • ‘Kapı kapı dolaşacağım!’
    1/20
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.